“Artık kariyerimi kabul etmediğim işler belirliyor”

Oyuncu Didem Balçın sevenlerinin karşısına bu defa “Çakallarla Dans 4” filmiyle beyazperdede çıkıyor. Kişisel dönüşüm sürecinde olan oyuncu, “Artık hayatımı seçmediğim işler ve arkadaşlıklar yönlendiriyor” diyor

“Artık kariyerimi kabul etmediğim işler belirliyor”

Cuma günü vizyona giren “Çakallarla Dans 4” filminde Fatma rolünü canlandıran oyuncu Didem Balçın’la Cihangir’de buluştuk. İki yıl boyunca “Diriliş Ertuğrul” dizisinde rol alan ve şu an gelen tüm işlerde seçici olduğunu söyleyen Balçın’la sosyal medya ve kendi deyimiyle “her ergenin rüyası olan” dizi oyunculuğu üzerine sohbet ettik.

“Çakallarla Dans 4” vizyona girdi. Enerjisi yüksek olan bir film, çekim süreci nasıldı?

Serinin dördüncü filmi olduğu için bildiğim bir işe gittim. Yeni başlayan işlerde hep bir tedirginlik olur. Ekip nasıl olacak, oyuncularla anlaşabilecek miyim, senaryo filme ne kadar yansıyacak gibi soru işaretleriniz olur hep. “Çakallarla Dans”ın en büyük avantajı bunun cevaplarını bilerek sete gidiyor olmak. “Diriliş Ertuğrul”daki rolüm yeni bitmişti. İki yıl boyunca yorulduğum için “Çakallarla Dans” beni rahatlatan ve ferahlatan bir iş oldu.

“Artık kariyerimi kabul etmediğim işler belirliyor”

Artık sosyal medya üzerinden herkes kendi medyasını yönetiyor. Siz de sık kullanıyorsunuz.Avantajları ve dezavantajları neler?

Sosyal medya insanların arasındaki mesafeleri kaldırdı. Daha önce ünlü kişiler ulaşılamaz diye bir algı vardı, şimdi o yıkıldı. İnsanlar yorumlarla ve mesajlarla bu mesafeyi kaldırdılar. Bu benim hoşuma giden bir durum çünkü ünlü olan insanların sanki yemek yemiyor, gezmiyor, sadece o ekranın içinde yaşıyor gibi görünmesine karşıydım. Direkt mesaj bölümünden fanlarıma cevap veriyorum. Yaşları 12 ile 17 arasında olan genç kız hayranlarım çok fazla. Onlara “Bu işlerle bu kadar uğraşmayın, dizileri de bu kadar sık izlemeyin. Dersiniz bittikten sonra tekrarını seyredersiniz. Ben yine buradayım” diyorum.

“Her ergenin rüyası dizide oynamak”

Bu kitle tarafından sevilmek nasıl bir duygu?

Gerçekten çok tuhaf ve güzel bir şey çünkü karşılıksız bir sevgi. Baktığımda beni bir tek 5 yaşındaki yeğenim karşılıksız, nedensiz seviyor. Sizi bir dizide seyredip, beğenip bağlanıyor insanlar. Benim konuştuğum fanların yaşları çok küçük, bu durum biraz da üzücü aslında. Aslında fan nedir? Fanlık nasıl bir şeydir ve dozajı nedir, gelip geçici midir? Erzurum’da bir gösterime gittik, yanıma küçük bir hayranım geldi ve beni görünce ağlamaya başladı. O kadar üzüldüm ki; benim senden bir farkım yok, sadece senden yaşça büyük bir insanım ben de dedim.

Bu jenerasyonda gözlemlediğiniz başka üzücü durumlar da var mı?

Evet. Her genç kızın rüyası Zetina dikiş makinesi gibi her ergenin rüyası dizide oynamak olmuş durumda. O kadar trajik ki şahane bölümlerde okumalarına rağmen yakışıklı ve güzel olan herkes dizide oynamak istiyor. Aslında oyunculuk çok zor bir meslek. Çok emek isteyen, insanın canından can götüren bir meslek. Oyunculuğun güzel ya da çirkin olmakla derecelendirilemeyen, zor bir meslek olduğunu herkesin anlaması gerekiyor. Okullardan otobüslerle çocukları sete götürüp izletmek lazım. Onların 15 saniyede seyrettikleri bir sahne ne kadar uzun sürelerde çekiliyor. Eminim çok sıkılırlar.

Sosyal medyada Don Miguel Ruiz’in “4 Anlaşma” kitabından sözler paylaşıyorsunuz. Siz de bunlara dikkat ederek yaşıyorsunuz sanırım...

Don Miguel’in kitabıyla tanışmam sıkıntılı bir dönemime denk geldi. Okudum ve rahatladım. Don Miguel hayata bakış açınızı değiştiriyor. “Sözlerinize dikkat edin” der mesela. Günahsız konuşmak, bilmeden yargılamamak... Bunları maalesef hepimiz yapıyoruz. Varsayımda bulunmamak benim hayatımı çok kolaylaştırdı, hâlâ çabalıyorum. Güzel bir kitap olduğu için herkesle paylaşmaya çalışıyorum.

Kendinizi dönüştürdüğünüz bir süreçtesiniz anladığım kadarıyla.

Evet, öyle gerçekten de. Herkesin böyle süreçleri olur aslında. Mesela haziranda dizim bitti, bir sürü senaryo okudum ve ocak ayına kadar bir şey yapmamaya karar verdim. Son dizimde herkes beni Selcan olarak tanıdı, şimdi bir anda Ayşenur olarak çıkmak istemedim. İki yıl içinde bulunduğum kadar güzel bir iş olsun istedim. Sonra anladım ki kabul etmediğim işler benim kariyerimi belirliyor artık. Kabul etmediğim dizilere, kabul etmediğim işlere, kabul etmediğim arkadaşlıklara bakıyorum ve o zaman tamam biraz daha ilerledim diyorum.

“Tiyatro gençlerle dolup taşıyor”

Bursa’da açtığınız Sanatmahal nasıl gidiyor?

İkinci senesine girdik Sanatmahal’in. Uludağ Üniversitesi’nin hemen yanında, zaten biz de öğrencilere ulaşmayı hedefliyoruz. En son Genco Erkal ve Tülay Günal’ın oyununda tıklım tıklımmış salon. Sandalye eklemişler. Biz ilk açtığımızda bomboştu, şimdi öğrencilerin tiyatroya ilgi duyması bizi çok mutlu ediyor. Öğrenciler sessiz ve kendini iyi hissedebilecekleri bir ortamda çay içip ders çalışabiliyor. İstanbul’da sahnelenen birçok oyunu da buraya gelemeyen öğrencilerin ayağına götürmüş oluyoruz. Emeğimizin karşılığını görmek çok güzel.

16 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber