‘Baban Tarık Akan ise saklanamıyorsun’

Tarık Akan’ın oğlu Barış Üregül bir TV dizisi ile oyunculuğa adım atacak. Üregül lise yıllarından beri “Ne kadar da babana benziyorsun” cümlesini duyuyor: “Dikkat çekmek istemediğim anlarda bile göz önündeydim”

‘Baban Tarık Akan ise saklanamıyorsun’

Hababam Sınıfı”nın en az İnek Şaban kadar popüler olan çapkın öğrencisi Damat Ferit” birçok Türk kadını için yakışıklı erkeğin vücut bulmuş halidir. Günümüzün ‘baklava vücutlu’ jönlerinden önceki dönemlerden bahsediyorum. Yeşil gözleri, uzun boyu, çapkın gülüşü ile Tarık Akan’ı aklınıza getirin.
Akan zamanla sektörden uzaklaştı. Birkaç dizi ve film projesinde yer aldı ama vaktinin çoğunu kurucusu olduğu Özel Taş Koleji’nde geçirmeye başladı. Tabii ki eksikliği hissediliyordu. “Akan’ın tahtını kim devralacak?” tartışmasını başlamak üzereydi ki oğlu Barış Üregül (25) devreye girdi.
Üregül babasının birebir aynısı desem abartmış olmam. Boyu biraz daha uzun ve gözleri maviye çalıyor, o kadar. Yakışıklı ikiliyle Bakırköy’deki Özel Taş Koleji’nde bir araya geldik.

‘Baban Tarık Akan ise saklanamıyorsun’

* Tarık Akan’ın oğlu olmak hayatınızı nasıl etkiledi? Ertuğrul Özkök bir yazısında “Çok yakışıklı erkeklerin çocukları babalarının gölgesinde güneş tutulması yaşarlar ama Barış bu kuralı yıkıyor” diyordu.

Tarık Akan: O yazıyla ünlü oldu bizim oğlan. Özkök 2006’da annemin cenazesinde çekilmiş bir fotoğrafımızdan bahseder, ne kadar çok benzediğimizi anlatır. O güne kadar fark edilmemişti. Bir anda Barış artist oldu.
Barış Üregül: Ben gölgesinde kalma meselesini anlamıyorum. Hangi gölgeden bahsediyoruz? Bu ülkede Tarık Akan’ın oğlu olmanın hiçbir negatif etkisi olamaz. Ancak hapse girersem belki onun oğlu olduğum için işkence yaparlar. Onun dışında babamla ve ona benzetilmekten gurur duyuyorum.

* Anlıyorum ama mesela lisede ya da üniversitede arkadaşlarınız özellikle kızlar babanızın kim olduğunu öğrendiklerinde mutlaka “O senden daha yakışıklı” gibi şakalar yapmıştır..

Barış Ü.: Oldu tabii. Küçükken dikkat çekmek istemediğim anlarda bile göz önündeydim. Babanız Tarık Akan ise saklanamıyorsunuz, cımbızla çekip buluyorlar sizi. Ortaokulda babama pek benzemiyordum, o yüzden rahattım ama sonra onu andırmaya başladım. Bu defa da “Ne kadar benziyorsun” dediler. Hiçbir zaman “O benim babam” dememişimdir. “Evet, benzetirler” der geçerim. Kendi kendine ortaya çıkarsa çıkar. Üniversitede bile bir yıl sonra öğrendi arkadaşlarım. Yakışıklılık meselesinde de şunu söylemek isterim. Babam zamanında tekti, onun gibi bir başkası yoktu. Şimdiyse durum farklı. Her yıl yüz tane jön çıkıyor ama bana sorsanız bir tane Tarık Akan edemezler.
Tarık A.: Aman canım oğlum benim! Şaka bir yana ben onların basından uzak olmalarını istedim. Kameralar önünde büyüyen çocukların sağlıklı olması mümkün değil. Onlar da Tarık Akan’ın çocukları gibi davranmadılar hiçbir zaman. Barış en büyük evladım. İkizlerim de var. Özgür ve Özlem. Bak Özgür de çok yakışıklıdır ama bir tane resmini bulamazsın. Onlar meslek olarak oyunculuk istemediler. Biri mühendis, diğeri de işletme bölümü mezunu. Kendi işlerini yapıyorlar.

* Peki Barış’ın oyunculuğu tercih etmesi size ne hissettiriyor? Çok heyecanlı görünüyorsunuz.

Tarık A.: Heyecandan çok tedirginlik benimkisi. Barış’ın bu mesleği seçmesini istemiyordum. Hatta onu Amerika’da okumaya ikna ettim. Kaçırdım resmen, sandım ki gider geri gelmez. Ama olmadı. İçinde varmış. Tedirginim çünkü bizim kuşak çok acı çekti. Sanatla uğraşanların yanlış anlaşıldığı, etiketlendiği bir toplumdayız.

* Çektiğiniz acılardan bahsediyorsunuz. Barış’ın kuşağı apolitik kabul edilir. Günümüzde de televizyonda suya sabuna dokunmayan işler yapılıyor genellikle.

Tarık A.: Sanatla ilişki içine giriyorsanız illa ki politik olmak durumundasınız. Çünkü sanatın bir derdi vardır. Bir süre suya sabuna dokunmayan işler yapar elbet ama ben Barış’ı dalda olgunlaşmaya başlayan bir elma gibi düşünüyorum. Toplumuna, halkına dair işler yapacak, sözler söyleyecektir. O zaman da acı çekecek. Çok demokratik ve çağdaş bir ülkede yaşadığımız söylenemez. İnsanların başına gelenleri görüyoruz.

“Karakterler benziyor ama bu role Tarık Akan’ın oğlu olduğum için seçilmedim”

* “Pis 7’li”den bahsedelim. Birçok teklif gelmiştir. Neden bu diziyi tercih ettiniz?

Barış Ü.: Senaryo çok güzel ve Gani Müjde’nin önceki projeleri ortada. Bir de oynadığım karakter yani Küçükbey ilk bölümlerde pek yok. Yani alışmak ve çalışmak için yeterli zamanım var.

* Daha önce babanızla birlikte bir sinema filminde oynadınız. O zaman mı girdi aklınıza oyuncu olmak?

Barış Ü.: O filmi babamla hoş bir anım olsun diye istedim. Oyunculukla alakam yoktu. Filmden sonra da Amerika’ya mastıra gittim. Üçüncü yılımda geri döndüm. Evimi, ailemi özledim. O sırada Gani Müjde geldi. Demek ki içten içe istiyormuşum ki “Evet” dedim.

* Nasıl hazırlanıyorsunuz rolünüze? Babanız yardım ediyor mu?

Barış Ü.: Oyuncu koçum Ümit Çırak ile çalışıyoruz. Babam şimdilik karışmıyor, uzaktan izliyor. Zamanla oturtacağımı düşünüyorum.
Tarık A.: Madem kendi kanatlarıyla uçmak istedi bırakalım biraz uçsun. Ben de merakla bekliyorum.

* Küçükbey karakteri babanızın “Hababam Sınıfı”nda canlandırdığı Damat Ferit’i andırıyor. Fiziksel benzerlikten ötürü rolü aldı gibi bir eleştiri bekliyor musunuz mesela?

Barış Ü.: Öyle bir çekincem yok. Babama benziyorum diye seçildiğimi düşünmüyorum. Karakterler birbirini andırıyorlar. İkisi de jön ve çapkın ama “Pis 7’li” “Hababam Sınıfı”ndan farklı bir iş. Bu, zengin ve fakir öğrencilerin arasındaki ilişkilerden yola çıkarak sınıf farklılıklarına değinen bir komedi.


“Bir Zamanlar Anadolu’da gibi bir işte olmak için havada taklalar atarım”

* Sizi ne zaman yeni bir projede göreceğiz?

Tarık A.: Sinemayı çok özledim ama gelen teklifleri beğenmiyorum. Mesela geçenlerde Nuri Bilge Ceylan’ın yeni filmi “Bir Zamanlar Anadolu’da”yı izledim. O kadar güzel ki. Bak öyle bir işin içinde olmak için havada taklalar atar, boş kağıt imzalarım valla.

‘Baban Tarık Akan ise saklanamıyorsun’

Tarık Akan:
“Çocuklarımın basından uzak olmalarını istedim. Kameralar önünde büyüyen çocukların
sağlıklı olması mümkün değil.”

Barış Üregül:
“Babamla gurur duyuyorum. Döneminde tekti. Şimdi 100 tane jön var ama toplasanız bir Tarık Akan etmez.”

Kadın muhabir canlı yayında cinsel tacize uğradıABD’nin Georgia eyaletinde gerçekleşen bir 10 kilometre yarışını sunan kadın muhabir, yarışçılardan birinin cinsel tacizine maruz kaldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber