Geri Dön

“Duygularımı sadece sahnede ortaya döküyorum”

“Concert Artists Guild” yarışmasını kazanarak Fazıl Say’ın 1995’te elde ettiği türden bir başarıya imza atan ÇEV bursiyeri çello sanatçısı Cemal Aliyev “Bütün duygularımı sahneye saklıyorum” diyor

“Duygularımı sadece sahnede  ortaya döküyorum”

Cemal Aliyev’i “Yeni Fazıl Say” olarak tanıdık. New York’ta 68 yıldır düzenlenen “Concert Artists Guild” yarışmasını kazanarak, Fazıl Say’ın 1995 yılında “Young Concert Artist” yarışmasını kazanmasından beri, Türkiye’den bu ölçekte bir başarı elde eden ikinci isim oldu. Henüz 27 yaşında ve bir çello sanatçısı olarak önünde dünya çapında bir kariyer uzanıyor. Fakat o, “Hayatımı hiçbir şey olmamış gibi devam ettiriyorum” diyecek kadar temkinli. Duygularını sahneye saklamayı öğrendiğini, bir sırrı paylaşır gibi anlatıyor. Uzun yıllardır eğitimini sürdürdüğü Londra’da yaşasa da, iki aylıkken gelip büyüdüğü Ankara’yı memleketi sayıyor. Aynı zamanda Çağdaş Eğitim Vakfı’nın (ÇEV) desteklediği yeteneklerden biri olan Cemal Aliyev’le, ÇEV Sanat’ın 13 Ocak’taki Genç Yetenekler konseri öncesi buluştuk.

“Duygularımı sadece sahnede  ortaya döküyorum”

Cemal Aliyev’in performans sergileyeceği ÇEV Sanat’ın 13 Ocak’ta Zorlu PSM’deki Genç Yetenekler konserine, onur konuğu olarak Ayla Erduran ve Charlie Siem katılacak.

“Concert Artists Guild” yarışmasında elde ettiğiniz başarı hayata bakışınızı değiştirdi mi?

Bu yarışmayı kazanınca, onların menajerliğinde Amerika ve Asya kıtalarında konser vermek üzere üç yıllık bir kontrat imzaladık. Bu süre boyunca bana orkestralar, solo resitaller, albüm ve benzeri konularda çeşitli olanaklar tanıyacaklar. Bir müzisyenin kariyeri için bunlar çok önemli. Bunun dışında yarışmayı kazanmak beni, ailemi ve çevremi çok mutlu etti tabii ama hayatımda fazla bir şey değişmedi. Ben çok sevinmemeye çalışıyorum çünkü bazen de kazanamıyoruz, o zaman da üzülmemek gerekiyor. Sonuçta hemen her gün sahneye çıkıyoruz, sevinmek güzel ama üzülünce sahnede iyi çalamıyoruz. O yüzden kendi hayatımı hiçbir şey olmamış gibi devam ettiriyorum, ne olursa oluyor.

Hayatınızın bu yöne evrilmesinde ne etkili oldu sizce?

Ailemin müzisyen olması. Dedem Kara Aliyev ünlü bir çellistti. Babam kemancı, annem çellist. O yüzden evde çalışırken, 10 yıl boyunca, onlar sürekli oradaydı, her hatamı düzelttiler, beni motive ettiler. Bence bu benim için en büyük şanstı. Sonrasında İngiltere’ye gidip eğitimime orada devam etmek ve tabii ki son dönemde ÇEV Sanat’la tanışmak en büyük şansım oldu. Berrin Yoleri, sürekli olarak her konuda bize yardım ediyor. Sonuçta biz müzik yapıyoruz, konserlere çıkıyoruz ama diğer hayat problemlerini ÇEV Sanat’ın desteği sayesinde çok daha kolay çözüyoruz.

Müzik, büyük disiplin ve emek gerektiren bir alan. Belki mükemmeliyetçilik de. Öyle misiniz?

Hayır, önemli belki ama bence kötü bir şey aynı zamanda. İnsanlar bir konser iyi geçmezse buna çok fazla takabiliyor, sonra çalışamıyor ya da depresyona giriyorlar. Onun için, ne olursa olsun, kendime baskı yapmamayı öğrendim. Pozitif olmaya çalışıyorum. Mükemmeliyetçi değilim.

Hata yapınca kendinize ne dersiniz?

Bir sonrakinde bunu yapmamam gerektiğini. Ama hiçbir zaman kendime kızmam. Çünkü kızınca daha kötü oluyor. Müzisyenlerin beyni böyle çalışıyor; bir şeye kızınca sonra ondan korkmaya başlıyorsun. Ve o korkuyla sahneye çıktığında, daha da tehhlikeli oluyor, çünkü o hatayı tekrarlama ihtimalin yükseliyor.

Performans için duygular önemli. Peki günlük hayatınızda nasıldır duygularınızla ilişkiniz?

Ben bütün duygularımı sahneye saklıyorum. Çünkü gerçek hayatta, ne konuda olursa olsun, arkadaş, ilişki, hiçbir şekilde duygularımın beni kötü yönde etkilemesine izin vermiyorum.

İkinci plana mı atıyorsunuz?

Evet. Ve tabii ki iyi bir şey değil. Ama eskiden duygularımı kontrol edemiyordum, bu yüzden ya sahnede iyi çalamıyor ya da evde iyi çalışamıyordum. Çünkü motivasyon olmayınca saatlerce çalışmak imkansız. Ya da çalışsam bile verimli olmuyor çünkü başka şeyleri düşünüyor oluyorum, kız arkadaşımı, arkadaşlarımı ya da ailemi... O yüzden bunu kontrol etmeyi öğrendim. Duygularımı sadece sahneye çıktığım an ortaya döküyorum.

Kendinize özgü bir psikolojik dayanıklılık yöntemi geliştirmişsiniz adeta. Bunu nasıl yaptınız?

Sadece hayatıma bakarak, kendim için en iyi yol neyse onu öğrenmeye çalıştım. Çünkü herkes farklı, bu yöntem benim işime yarıyorsa başkasına da yarayacak diye bir şey yok. O yüzden son beş senedir böyle yaşamaya özen gösteriyorum. Kendini tanımak bu anlamda çok önemli. Beynimde her tür senaryoya dair bir plan vardır, bu olursa bunu yapmam gerekiyor ki konsere çıkıp iyi çalabileyim gibi...

Türkiye’ye küçükken geliyorsunuz. 2007’den beri de İngiltere’desiniz. Türkiye’yle nasıl bir bağınız var?

Azerbaycan’da doğdum, Türkiye’ye iki aylıkken geldim. 13 yaşıma kadar burada büyüdüm. Sonra İngiltere’ye gittim ve hem hayatımın orada kurgulanması hem de vize sorunu yüzünden Türkiye’ye az gelebiliyorum. Tabii ki çok özlüyorum. Azerbaycan’da doğmuş olsam bile, kendimi Türk olarak görüyorum. Benim memleketim Ankara. Londra da biraz öyle oldu ama yine de burayı özlüyorum.

Fazıl Say: Özgün ve öncü olmalılar

“Türkiye’de fevkalade umut vadeden gençler var. Uzun yıllardır Türkiye’de genç yeteneklerle beraber projeler yapıyorum. 10 yılı aşkın süredir ÇEV Sanat vesilesiyle de onların ihtiyaçlarını, yurt dışında okuyacak olanların burs imkânlarını sağlıyoruz. Cemal de bu gençlerden biri. Çok önemli başarılar elde ediyor. Genç sanatçıların uluslararası konser hayatlarının başlangıç unsurlarından biri de Concert Artists Guild gibi önemli yarışmaları kazanmak. Dünya çıtasında en üstlere tırmandığı yolda, Cemal’in başarılarıyla gurur duyuyorum. Birlikte bazı projeler yapmak da şu an gündemimizde, mümkün olacağını düşünüyorum. Cemal ve onun gibi diğer gençlerimize en büyük tavsiyem, bu zor dünyada başarmak için çok çalışmaları, özgün ve öncü olmaları.”

Cemal Aliyev: Fazıl Say’ın desteği gurur verici

Fazıl Say’la geçen yıl, onun adını taşıyan ödülü kazandığımda tanıştık ve çok iyi anlaştık. Beraber iki resitale çıktık, beraber “Dört Şehir Sonatı”nı seslendirdik, birlikte 2-3 hafta geçirdik. Benim için çok özel anlardı; çünkü Fazıl Say sadece Türkiye’de değil, dünya çapında en önemli müzisyenlerden biri, hem piyanist hem besteci olarak. Ondan çok şey öğrendim, beni gerçekten seviyor ve destekliyor. Onun gibi birinin bana güvenmesi, ilgi göstermesi gurur verici, çok büyük motivasyon kaynağı. Onu hayal kırıklığına uğratmamak için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Albüm, turne gibi bazı planlarımız var, umarım gerçekleşir. Türkiye’deki genç müzisyenlere çok destek veriyor. Ben de onlardan biri olarak çok şanslıyım.

“Duygularımı sadece sahnede  ortaya döküyorum”

Berrin Yoleri: Genç yeteneklerimize güç veriyoruz

“ÇEV Sanat olarak şu anda 26’sı yurt dışında, 14’ü yurt içinde olmak üzere 40 üstün yetenekli genç müzisyene eğitim desteği sağlıyoruz. Dünyada tüm ülkeler varlıklarını kültür ve sanatla güçlü kılıyorlar ve bu alanda gençlerine ciddi yatırım yapıyorlar. Biz de bu yarışın içindeki gençlerimizin yanında olup güç vermeye çalışıyoruz. Nitekim onlar da, başarılarıyla bu desteği fazlasıyla hak ettiklerini bize gösteriyorlar. QNB Finansbank’ın katkılarıyla sürdürdüğümüz Genç Yetenekler projesine daha fazla yetenekli gencimizi dâhil etmeyi amaçlıyoruz.”

“Duygularımı sadece sahnede  ortaya döküyorum”

 

 

 

17 Ocak 2020 Magazin Haberleri Bülteniİşte magazin dünyasındaki günün gelişmeleri...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber