Geri Dön

“Ege her an depreme hazır olmalı”

Tatil planı yapanları deprem tedirginliği sardı. Özellikle Ege’ye gidecekler Prof. Dr. Haluk Eyidoğan’ın anlattıklarına kulak kesilmeli. Eyidoğan “Deprem bölgeleri haritasında Batı Anadolu’nun birçok yeri kırmızı renktedir. Batı Anadolu’nun her yerinde, Ege’de her an depreme hazır olunmalı” diyor

“Ege her an depreme hazır olmalı”

Bu yaz önce Ege Denizi, İzmir açıkları depremi yaşadı, artçıları sürdü derken son olarak Bodrum civarında 6.6 büyüklüğündeki deprem tatilcilere korku dolu anlar yaşattı. Gerek Ege ve Akdeniz gibi turistik bölgelerde yaşayanlar gerekse tatilciler için deprem korkusu ayrı bir endişe yarattı.

İTÜ Jeofizik Mühendisliği bölümü eski öğretim üyesi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan ile özellikle Ege ve Akdeniz için deprem tehlikesini ve öngörülerini konuştuk. Eyidoğan “Ege ve Akdeniz kıyıları turistik bölgeler. Buralarda eski, tarihi yapı stoğunun mutlaka güçlendirilmesi gerekiyor. Yeni yapılarda deprem yönetmeliği ve yapı denetimi çok daha önem kazanıyor” diyor.

“Ege her an depreme hazır olmalı”

21 Temmuz’da Bodrum açıklarında yaşanan deprem sonrasında, şu an Ege’de deprem riski için neler söyleyebilirsiniz?

Bu deprem Bodrum merkezinin 10 km açığında denizin altında olmuş, Gökova fayı tarafından yaratılmıştır. Bu fay Gökova Körfezi’nin kuzeyinde gelişen 180 km uzunluğunda önemli bir aktif fay. 7 büyüklüğüne kadar deprem yaratma potansiyeli var. Gökova Körfezi bir çöküntü havzası ve çöküntü devam ediyor. Kırıklar oluşuyor ve deprem yaratıyor. Alp-Himalaya deprem kuşağının üzerindeyiz. Deprem bölgeleri haritasında Batı Anadolu’nun birçok yeri kırmızı renktedir. Batı Anadolu’nun her yerinde, Ege’de her an depreme hazır olunmalı. Gökova Körfezi bilinen faylar nedeniyle, hem Gökova fayı hem de çevresinde, Datça ve çevresinde de aktif faylar var. Oralarda hasar yapıcı depremlerle karşılaşma olasılığı oldukça yüksek. Bodrum, Kos bölgelerinde artçılar sürecek.

“Tsunami hesapları yapılmalı”

Bodrum’un yüksek olmayan yapılaşmasının, iki-üç katlı evlerinin avantajı yaşandı diyebilir miyiz? Çünkü bir yandan bu tarz turistik alanlara yüksek katlı oteller, iş merkezleri de yapılıyor.

Evet, bu avantaj oldu, binalar depremde kendini taşıyabilir güçte oldu. Bodrum ve çevresinde sorunlu zemin miktarı fazla değil, o da avantaj. Dediğiniz konuda özellikle buralar gibi yazın nüfusu üçe beşe katlanan yerlerde risk büyüyor. Bu yapıların nasıl yapıldığı, nasıl denetlendiği, işçilik ve malzemenin ne olduğu ve ne tür bir depreme dayanacağının uzmanlarca etüt edilmesi lazım.

Öncesinde de Ege Denizi, İzmir açıklarında depremler yaşandı.

Faylar İzmir’in içinden geçiyor. Seferihisar, Karaburun tarafına doğru kuzey-güney doğrultusunda ve İzmir’in güneyinden körfeze doğru faylar var. İzmir’in deprem açısından tehlikesi çok yüksek. Önemli yerleşimlerinin bir kısmı kötü, dolgu zeminler üzerinde. Giderek yüksek yapılaşma var. Eski konut işyeri stoğu, güçlendirilmesi gereken çok sayıda yapı var. Ve nüfus artışı var. Tsunami etkileri var ki kıyı şehirlerde, özellikle dikkate alınmalı. 6.6-6.7 denilen bu deprem İzmir’e yakın bir yerde olsaydı çok daha vahim manzaralarla karşılaşabilirdik.

Akdeniz için durum nasıl?

Ege kadar riskli bir bölge değil. Ama Antalya açıklarında, Fethiye ve Kaş’a kadar olan yerlerde deniz açığında derin depremler olur. Rodos ve Girit ile Türkiye’ye yakın kıyıları deprem bakımından aktiftir. Kıbrıs tarafı yine oldukça aktif. Adana, Ceyhan, Kahramanmaraş, İskenderun Körfezi, Hatay’a doğru inen hat da birinci derece deprem bölgesi. Bunların hepsinde her an deprem olabilir.

Tsunami riski var mı Ege ve Akdeniz kıyılarında?

Marmara’da son 2 bin yılda en az 30-40 tsunami olayı sayabilirim. Ege’de, Akdeniz’de de var. Bu Bodrum depreminde de ciddi tsunami oldu. AFAD raporunda 1.5 metre olarak görüldü. Bu deprem 7.5 olsaydı siler süpürürdü sahilleri. Akdeniz ve Ege için bir an evvel tsunami uyarı merkezi sistemi kurulmalı. Tsunami hesaplarının yapılması lazım. İstanbul için bu hesaplar yapıldı, Adalar’ın arkası için 5-6 metre veriyorlar. Akdeniz kıyılarında da 7 metreye kadar tsunami tehlikesi var.

Ne kadar şiddetli bir deprem tsunami yaratır?

Normalde 6-7 büyüklüğündeki depremlerde büyük tsunami beklenmez. Ama bu birçok faktöre bağlı. Bodrum’daki depremin tsunami özelliklerinin üzerine çalışılması ve ders çıkarılması lazım. Karadeniz’de bile olabilir kesinlikle.

Yakın zamanda büyük bir deprem öngörüyor musunuz?

Türkiyede 2011’den bu yana 7 ve daha büyük bir deprem olmadı. 6 büyüklüğünde bir deprem ile 7 büyüklüğünde bir deprem arasında deprem enerjisi açısından 32 misli bir fark vardır. Küçük depremler büyük depremlerin enerjisini yok etmez, o olacaksa olur. Artçılar büyük depremler olmayacak demek değil. Faylar yerinde duruyor.

“İstanbul’un riski giderek artıyor, olasılık yüzde 60”

1999 depreminin 18. yılına geliyoruz. İstanbul için durum ne?

Maalesef 18. yılında aynı yerdeyiz. İstanbul giderek riski artan bir şehir. İstanbul’un önümüzdeki 20 yıl içinde 7 ve daha büyük bir depremle karşılaşma olasılığı yüzde 60. Bu yüksek bir olasılık, ben gelişmeleri yeterli görmüyorum. Organizasyon, eğitim, yapılaşma, planlama gibi her yönde çok eksiğimiz var.
İstanbul hâlâ plansız büyüyor. Güçlendirilmesi gereken yapılar, hastaneler, kamu binaları duruyor. Afet öncesi, anı ve sonrası organizasyonu 16 milyonluk bir şehir için yeterli değil. Şu anda bir deprem olsa, düşünmek istemiyorum.

“Hiç ummadığınız yeni faylar oluşabilir”

Bozcaada, Gökçeada, Çanakkale bölgesi de deprem açısından riskli. Ege’de deprem korkusu olmadan tatil yapabileceğimiz bir alan var mı?

Ege kıyılarının hemen hemen tamamı birinci derece deprem bölgesi. Depremde illa merkeze yakın olmak gerekmiyor, uzak etkileri de var. 1999 depremi Avcılar’dan 100 km ötede oldu, Avcılar’daki kayıpları biliyorsunuz. Batı Anadolu külliyen yılda 2-3 hatta bazı yerlerde 4 cm hızla batıya kayıyor. Ve parçalanarak kayıyor. Dolayısıyla ummadığınız bir yerde yeni faylar oluşabilir. Mevcut faylar da her an harekete geçebilir. Şurası tehlikeli yerine Batı Anadolu’da herkesin organizasyon, acil durum gibi her yönüyle yıkıcı bir depreme hazır olması gerekiyor diyorum.

Bakan Albayrak: Türk varlıklarına güvenenler ciddi anlamda kazandıHazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'tan Davos Zirvesi'nin ikinci gününde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, "Türk varlıklarına güvenenlerin ciddi anlamda kazandığı bir süreç. 2020 yılı daha sakin geçen bir yıl olacak; küresel büyüme tahminleri üzerinde beklentilerin daha olumlu olduğu bir yıl. Bu olumlu bir gelişme. Tabi ki küresel istikrardan yana olduk" dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber