Hayatımıza farklı keyifler katan can dostumuz kitaplarımız!

Kimi zaman en romantik tasvirleriyle içimize kadar işleyen bir Ahmet Altan kitabı kimi zaman bizi gerilimli olaylarıyla nefes nefese bırakan bir Stephen King serüveni... Evimizin rahatlığında maceradan maceraya koşabilir ya da Jack London'ın "Doğanın Çağrısı" ile İstanbul'un boğucu sıcağından kutupların dondurucu soğuğuna gidiveririz. Kişisel gelişimlerimiz açısından da son derece önemli olan kitaplar Murat Belge'nin "İstanbul Gezi Rehberi" gibi bazen bizi yaşadığımız şehrin kültürü hakkında bilgilendirir bazen de Cem Kozlu'nun "Bulutların Üstüne Tırmanırken''i gibi bize iş yaşamında kullanabileceğimiz altın öğütler verir.Çöl sıcaklarının yaşandığı şu bunaltıcı yaz günlerinde şehrin karmaşasından kaçarak çıktığımız ve hayata kısa bir mola verdiğimiz tatil günlerinde de kitaplar yanımızdan ayırmak istemediğimiz iyi bir tatil arkadaşıdır.Bu hafta blog yazarlarımız, en çok etkilendikleri kitapları Milliyet blog sayfalarına taşıyorlar. Bu sayfada sizinle paylaştıkları kitapların bazıları günümüzün en çok satanları bazıları da çocukluğumuzdan bu yana aklımızda yer eden ve hayal gücümüzü zenginleştiren, bugün bile okuduğumuzda bize aynı naif duyguları yaşatan baş eserler... Şehirlerin karmaşık ve hızlı yaşantısı içerisinde işlerimizden arda kalan az ve değerli zamanları sevdiğimiz aktivitelerle dolu dolu geçirmek isteriz. Bize kalan bu kurtarılmış zaman dilimlerinde elimize aldığımız bir kitap bize bambaşka dünyaların kapılarını açar. "Safran Sarı" bir ölçüde nihilist bir roman İnci Aral'ın "Safran Sarı" kitabı yazarın daha önceki "Yeni Yalan Zamanlar" ve "Mor" ile ilintili bir kitap. "Safran Sarı"da, asıl erkek kahraman Volkan. Volkan parlak bir borsacı. Bir yurt dışı gezi sonrası bavullarının karıştığı Melike Eda ile tanışıyor. Melike Eda'nın bir antika dükkanı var. Aynı zamanda yurt dışına antika eser kaçırıyor. Öte yandan, diğer kahraman, eski adıyla Mutena yeni adıyla Eylem taşradan gelen üniversite mezunu bir kız. İstanbul'a taşınıyor. Orada işten atılınca, telekızlık yapmaya başlıyor."Safran Sarı"da her zamanki olduğu gibi, bir bölümü Volkan'ın, bir bölümü Melike Eda'nın, bir bölümündeyse, Eylem'in tarafından romanı kotarıyor. Yani roman bir yap-boz gibi. Bölümler birleşiyor ve bir roman oluşuyor. İnci Aral romanı, geleceksizlik üzerine kuruyor. Bir ölçüde nihilist bir roman. Çağın getirdiği yozlaşan ilişkileri, deformasyona uğrayan çağın insanını okurlarına anlatıyor. İnci Aral, teknolojiyi yakından izliyor. Çağın insanının kalabalıklar, beton yığınları arttıkça, içindeki tekil yalnızlığı artıyor çünkü. Bu kitabı kaçırmayın derim.İnci Aral, "Safran Sarı", Merkez Kitaplar Yayınları, 2007. "Her Zaman ve Daima" bir modern zaman masalı Tatilde olmam kitap okumama engel değil, Cathy Kelly'nin "Her Zaman ve Daima" isimli kitabı bitirdim bile. Zaten akıcı dili ve duygusal konusu ile kolay okunabilen bir kitap. Biraz Maeve Bincy kitaplarını (en çok tanınan kitabı "İtalyanca Aşk Başkadır") hatırlatıyor. Kitap hakkında kısa bilgiye aşağıda yer verdim, yolculuklara çıkanlara kitabı temin etmelerini öneririm. Kitapda beni en etkileyen, Daisy isimli karekterin başina gelen olay oldu. Birlikte yasadigi kişi ile tüp bebek yöntemi denemeyi planladıkları dönemde, beklenmedik bir şekilde kendisini çalışma arkadaşı ile aldattığını öğreniyor. Ve bu ilişkinin en az bir yıldır sürdüğünü öğreniyor. Cathy Kelly, bu romanında bir modern zaman masalı anlatıyor. Peri masalları karakterleri sakin, yeşil çayırlarıyla, masalsı bir dünyanın kapısını aralıyor. Bir zamanlar Carrickwell adlı şirin bir kasabada hayatın anlamını neredeyse tamamen çözdüklerine inanan üç kadın yaşar. Azimli Mel'in çok güzel bir kariyeri vardır. Hassas Daisy, her şeyden çok sevdiği erkek arkadaşından bir çocuk sahibi olmak, hareketli Cleo ise otel işletmeciliği eğitimini bitirir bitirmez bir aile kurmak ister. Ama hayat karşılarına farklı olaylar çıkarır, hiçbir şey planladıkları gibi gelişmez. Bir anda başarmak için çabaladıkları, tüm kalpleriyle istedikleri şeyler riske girer. Cathy Kelly, "Her Zaman ve Daima", Doğan Kitap, 2007. Türkiye'nin moda tarihinden esintiler Televizyon yönetmeni, yapımcısı ve sunucusu olarak harika işler yapan Nur Onur, "Moda Bulaşıcıdır!" isimli kitabında Cumhuriyet Türkiyesi'nin başlangıcından bu yana süregelen moda serüvenini çok güzel yazmış. Onur, kitabında her biri çağdaş ve modern Türk insanının giyimine katkı yapmış 32 terzi ve tasarımcıya yer veriyor. Kitapta kimi belleğimizden ne yazık ki silinmiş, kimi hâlâ günümüz modasında gündemde olan ünlü modacılar modaya ilişkin gözlemlerini samimiyetle ortaya koyuyorlar. Kimler yok ki kitapta. Modayı bizlere 1923'ten beri bulaştıran Hayri Akduman, Lütfiye Arıbal, Suat Aysan, Übeyde Bozyeğit, Cemal Bürün, Concitta Coppola, Fevziye Çamer, Hakan Elyaban, Ahmet Eraslan, Nevzat Kasman, Bergin Usberk ve Stefan var. Bu modacıları yaşım gereği çok anımsamıyorum. Kitaptaki tanıdığım isimler arasında ise Faize&Sevim, Vural Gökçaylı, Cemil İpekçi, Sadık Kızılağaç, Yıldırım Mayruk, Mualla Özbek, Rıfat Özbek, Canan Yaka ve Zuhal Yorgancıoğlu var.Nereden nereye geldiğimizi görmek için bir kez daha "Moda Bulaşıcıdır!" okumanızı tavsiye ediyorum. Nur Onur, "Moda Bulaşıcıdır", Epsilon Yayınevi, 2004. Mori ve öğrencisinin hayata dair sohbetleri Hiç gerçek bir öğretmeniniz oldu mu, sizi saf ve yontulmamış bir mücevhermiş gibi gören? Mitch Albom'um "Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları" isimli kitabı yaşlı profesör Mori'nin hayatındaki son sınıfı, tek öğrencisi Mitch ile her salı kahvaltıdan sonra hayatın anlamı üzerine deneyimlere dayanan derslerini anlatıyor. Mori ve öğrencisi yaşam, aile, evlilik, toplum, merhamet, ölüm, korku, açgözlülük, yaşlanma ve anlamlı bir yaşam felsefesi üzerine içtenlikle konuşuyorlar. Kesinlikle herkesin okuması gereken muhteşem bir kitap. Bu arada kitabın filmi de mevcut. Film'de gerçekten güzel. Mitch Albom, "Öğretmenim Mori'yle Salı Buluşmaları", Boyner Yayınları, 2002. Oğul Bush'un marifetleri Ursula K. Le Guin, herhangi bir kategoriye dahil edilmesi son derece güç bir yazar olsa da, bu durum insanların onu ilk kitabından beri takip etmelerinden vazgeçirmedi. Genellikle bilim kurgu ya da fantastik kamplara dahil edildi. Fakat her iki kategoride de yıllar boyunca yarattığı eserlerin, öykülerin, oluşturduğu bütünün hakkını vermeye yetmedi."Marifetler"de babalarının oğlu, annelerinin kızı değil de kendi başlarına olmayı isteyen çocukların hikayesini anlatıyor yazar. Son kitabında. "Bazı insanlar için sorumluluk hissi şimdi de kuvvetli. Yeşillerde, şirketleşme karşıtı hareketlerde, savaş ve Bush karşıtı hareketlerde... "Çoğu insan yaşlandıkça akıllanmıyor sadece yaşlanıyor." sözleri ile yazar son kitabında adeta savaşı babadan devralıp devam ettiren oğul Bush'un marifetlerini anlatıyor. Ursula K. Le Guin, "Marifetler", Metis Yayınları, 2006.

PKK/YPG'lilerin güvenli bölgeden çekilme anları kamerada!ABD ile varılan mutabakat sonrası terör örgütü işgal ettiği yerlerden çekilmeye başladı. Terör örgütü PKK/YPG'nin çekilme konvoyu görüntülendi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber