‘Hayvansal protein ve kanser paralel gidiyor’

Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu’na sağlıklı ve zayıf olmak için hayvansal proteinin abartıldığı kadar önemli olup olmadığını sordum.  Yanıtı “Kilo veriliyor mu veriliyor ama sağlıklı bir şey mi değil. Bilimsel çalışmalar yüksek oranda hayvansal proteinle beslenen kişilerde o oranda kanserleşmenin paralel gittiğini gösteriyor” oldu.

‘Hayvansal protein ve kanser paralel gidiyor’

‘Hayvansal protein ve kanser paralel gidiyor’
Herkes yaşlanmamak için direniyor. Hepimizde bir yaşlanma fobisi oluşmuş durumda. Daha doğrusu sağlıklı yaşlanabilmenin yollarını arıyoruz. Ben de Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu’nun “30 Günde 10 Yaş” kitabından yola çıktım, aslında kalp ve damar cerrahı olan Yörükoğlu’yla nasıl sağlıklı yaşlanırız, yaşlanmayı nasıl geciktiririzi konuştum. Ünlü profesöre ayrıca ilerleyen günlerde adını daha da çok duyacağımız “Disease reversal" yani hastalıkların geri çevrilmesi konusunu da sordum. İşte hem içeriden hem de dışarıdan genç kalmanın ve görünmenin tüm sırları.

- Sağlıklı, genç ve zinde kalma hayalimizin ne kadarını gerçekleştirebiliriz?

65 yaşında tenis oynamak veya koroner bypass ameliyatı olmak... Hangisinin gerçekleşeceğini yaşam tarzınız belirler. Genç kalmak için kötü alışkanlıklardan uzak durmak, sağlıklı beslenmek ve hareketli olmak işin olmazsa olmazı ayrıca her şartta ve ortamda faydalı. Özellikle günde 30-45 dakika spor veya en azından yürüyüş yapmayı alışkanlık haline getirmek lazım.

- Hangi belirtiler bize artık yaşlandığımızın sinyallerini verir?

Yaşlandığımızın ilk ve en önemli belirtisi enerji düzeyimizde azalmadır.

“Doğal yollarla alınan C vitamini favorim”

- Dışarıdan alınan vitamin mineral takviyeleri ne kadar yararlı?

Günümüzde normal bir beslenmeyle vitamin eksikliği neredeyse hiç görülmez. Ünlü bir Amerikalı bilim adamına vitamin haplarının yararlarını sormuşlar; o da “Çok pahalı idrar yapımına yarar” demiş. Vitaminleri doğal formlarında, yani meyve, sebze ve salatalardan almalıyız. Portakaldaki C vitamini meyvedeki diğer vitamin, mineral ve bitkisel moleküllerle birlikte olduğunda haplara göre 10 kat daha etkili.

- Yaşlanmayı geciktiren ya da güzel yaş almamızı sağlayan olmazsa olmaz vitamin ya da mineral hangisi?

Özellikle faydalı tek bir vitamin yok, hepsi gerekli ve faydalı. Benim favorim; doğal yollarla alınan C vitamini.

- Artık yavaş yavaş kalori hesaplamasından vazgeçiliyor, neden?

Konunun uzmanı olmayan bir kişinin kalori hesaplaması pek mümkün değil zaten. Öte yandan her kalori aynı değildir. Baklavadan alınan 200 kaloriyle meyvelerden veya hayvansal gıdalardan alınan 200 kalori etkileri bakımından çok farklıdır. Benim “doğal ve içgüdüsel beslenme” dediğim beslenme tarzıyla zaten kalori hesaplamaya gerek yok. Sağlıklı bir metabolizma oluşturulduğu zaman bünyeniz neyi, ne kadar yemeniz gerektiği konusunda sizi yönlendirir. Bundan 40-50 yıl önce yani metabolizmalarımız berbat olmadan önce, şişman insan neredeyse hiç yoktu. Bu insanlara yol gösteren doktor, diyetisyen veya basın-internet yoktu, herkes doğal ve içgüdüsel beslenerek normal bir kiloyu koruyabiliyordu. Benim programımda da kalori saymak diye bir şey yok.

‘Hayvansal protein ve kanser paralel gidiyor’

“En sağlıklı beslenme Akdeniz tarzı beslenme”

- Sağlıklı beslenme nasıl olmalı?

10 puanlık uzman sorusu! Bu konuda saatlerce konuşabiliriz ama en iyisi dünyada en sağlıklı ve uzun yaşayan toplumlara bakmak. “Akdeniz tarzı beslenme” en doğal ve sağlıklı beslenme tarzı olarak ön sırada yer alır. Bu beslenme tarzı; doğal ve mevsiminde meyve, sebze, salata ve bakliyat ağırlıklı bir diyettir. Zeytinyağı çok kullanılır. Kırmızı et çok az yenir, hayvansal gıda olarak balık tercih edilir. Tabii beslenme dışında hareketli ve stressiz insanlar oluyor genelde Akdenizliler. Bu da bir etki.

- Yağlar eskiden sakıncalıydı ama şimdi zeytinyağı ve tereyağını bol yiyin diyor doktorlar.

Doymuş yağların fazlası yine zararlı. Bol bol yiyin demek doğru değil. Tereyağı sonuçta bir doymuş yağ ve yüksek kalorili, ölçülü kullanmakta fayda var. En sağlıklı yağ sızma yani işlenmemiş zeytinyağıdır. Doymamış bir yağ olduğu için kolesterolü düşürme, iyi kolesterolü artırma gibi özellikleri var.

- Hindistancevizi yağı mucize gibi sunuluyor ama görüşler iki yönlü o kadar da masum değil diyenler de var.

Hindistancevizi yağı doğadaki tek bitkisel doymuş yağdır. Son yıllarda bu yağın faydalarından çok söz ediliyor ama bilimsel çalışmalar bu iddiaları pek desteklemiyor. Özel bir faydası olduğuna inanmıyorum. Ölçülü kullanmakta fayda var

- Metabolizmanın işleyişini normale döndürmek için beslenme şeklimizi değiştirmek yeterli mi?

Metabolizmamızın ana üssü karaciğerdir. Sağlıksız beslenme, obezite, alkol, suni gıdalar ve kimyasal maddeler karaciğerin zehridir. Yaşam tarzımızı sağlıklı yönde değiştirdiğimiz zaman karaciğer fonksiyonları hızlı bir şekilde normale döner. “30 Günde 10 Yıl” programının asıl amacı da aslında metabolizmayı normalize etmek ve hastalık risk faktörlerini azaltmak. Çünkü gençlik içeriden gelir.

- Sağlık için zayıf olmak şart mı?

Her zayıf insan sağlıklı değildir, her kilolu insan da sağlıksız değildir. Sağlıklı beslenmek, hareketli olmak ve normal bir kiloyu korumak sağlığın anahtarıdır.

- Şeker bağımlılığımızdan nasıl kurtuluruz?

Şeker bağımlılığının ilk adımı tabii ki bilinçli olarak tatlılardan mümkün olduğu kadar uzak durmaktır. Tatlı krizi geldiğinde öncelikle şeker, dondurma, çikolata gibi zararlı gıdalar yerine meyveyle geçiştirebilirsiniz. İkinci aşamada da az miktarda kuruyemiş veya salatalık, çeri domates gibi düşük kalorili atıştırmalıklarla krizler atlatılabilir.

- Protein ağırlıklı birtakım zayıflama diyetleri var. Bu diyetler ne kadar sağlıklı?

Bunlarla kilo veriliyor mu veriliyor ama sağlıklı bir şey mi değil. Yüzlerce bilimsel çalışma yüksek oranda hayvansal proteinle beslenen kişilerde o oranda kanserleşmenin paralel gittiğini gösteriyor. Hele bir yaştan sonra bizim proteine olan ihtiyacımız çok aza iniyor. 50 gram kadar hayvansal protein alsak bize çok bile. Maalesef basında marifetmiş gibi bazıları tarafından tavsiye edilen şeyler çok da sağlıklı değil. Büyüme ve gelişme çağımız bitince proteine ihtiyacımız da azalıyor. 25 yaşından sonra azalmaya başlıyor diyebiliriz.

“Orucun olağanüstü faydaları var”

- Siz de orucu destekleyen bir hekimsiniz. Sağlık için oruç nasıl olmalı?

Hipokrat “Oruç en iyi tedavi, içimizdeki hekimdir” demiş. Ben bu konuyu yıllardır inceliyorum. İlk dile getirdiğimde insanlar ve çoğu meslektaşım bana inanmakta zorlandılar. Bilimsel çalışmalar son yıllarda orucun olağanüstü faydalarını göstermektedir.

Aç kalınca vücutta neler oluyor?

- Kan şekerinde sağlıklı düşmeler olur
- Kan insülin düzeyi düşer, insülin direnci düzelir
- Orucun 12. saatinden itibaren metabolizma yağ yakma moduna girer, yağ yakmaya başlar
- Kanda kolesterol ve trigliserit seviyeleri düşer
- Hücrelerimizde “otofaji” denilen mekanizma devreye girer ve hücrelerde bir “geri dönüşüm” ve “bahar temizliği” başlar, hücrelerimiz yenilenir.
- Metabolizmanın koruma sistemleri devreye girer ve koruyucu gençlik genleri sirtuinler uyarılarak gençlik hormonu “somatotropin” salgılanmaya başlar.

- Vücudu ne kadar aç bırakmalıyız? Açlığın sonrasında gelen yeme atakları nasıl engellenir?

16 saatlik bir kalori almama süresi optimaldir. Bu bir dini oruç olmadığı için su veya kalorisiz çay, kahve içilebilir. Oruç sonrasında aşırı açlık pek olmaz ama yine de posalı lifli gıdalarla yemeğe başlamak aşırı yemenin önüne geçer.

- Oruç gençlik hormonu salgılatır deniyor? Gençlik hormonu sadece aç kalarak mı salgılanır?

Gençlik hormonu doğumdan gençliğe kadar kişide büyümeyi kontrol eder, büyüme bittiğindeyse hücrelerimizin yenilenmesini kontrol edici bir görevi vardır. Şunu unutmayın; vücuttaki hücrelerin büyük kısmı 100 günde bir tamamen yenilenir! Oruç gençlik hormonunu etkileyen en önemli faktördür ama düzenli hareket de gençlik hormonunu tetikler.

‘Hayvansal protein ve kanser paralel gidiyor’

“Metabolik yaş nasıl geriye döndürülür?”

- Siz aslında kalp cerrahısınız neden “30 Günde 10 Yıl” diye bir kitap yazma ihtiyacı duydunuz?

Son yıllarda 10-15 sene önce ameliyat ettiğimiz hastalar geri gelmeye başladı. Ameliyatlar kötü yapıldığından mı hayır, bu hastaların yaşam biçimlerinden kaynaklı bir durum. Bypasslar maalesef belli bir süre sonra tıkanıyor. Hastaları biz 50’li, 60’lı yaşlarında ameliyat etmişiz. Şimdi gelmişler 70 küsur yaşlarına. İkinci bir ameliyat çok zor ya da çok riskli ya da yapsanız da fayda görmeyecek. Eskiden biz bu hastaları kaderine terk ediyorduk. İlaçlarını biraz arttırıp, idare etmeye çalışıyorduk. Bu tedavi yöntemi hem bizim hem de hastaların imdadına yetişti.

- Son zamanlarda hastalıkların geriye çevrilmesi "disease reversal" konusu da çok ilgi görüyor. Koroner kalp hastalığı gibi kronik hastalıkları da geriye çevirmek mümkün mü?

Evet, mümkün. Koroner kalp hastalığı gibi kronik hastalıklar tamamen yaşam tarzımızdan kaynaklanır. Bu hastalıklara neden olan faktörler ortadan kaldırıldığında hastalıkta önce duraklama sonra da gerileme olduğu bilimsel olarak gösterilmiştir. Harvard Üniversitesi hastanelerinde bu amaçla “Disease Reversal” klinikleri kuruldu.

- Sizin bir de 30 günlük bir planınız var 10 yıl gençleşmek için. Bu planın temeli nasıl olmalı?

Bu programda 3 ana unsur var;

- Özel bir sağlıklı beslenme
- 16 saatlik oruç uygulaması ( Akşam 8 den ertesi gün 12 ye kadar )
- Hareket ( Günde 10 + 30 dakika )

- 30 gün 10 yıl gibi bir süreyi nasıl geri götürür?

Metabolizma normale dönünce şeker, kolesterol, tansiyon ve enflamasyon değerleri gibi risk faktörleri normale döner. Yani, metabolik ve biyolojik yaşınız gençleşir.

14 Kasım 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber