Kim bu ekoseksüeller?

Metroseksüel, retroseksüel, überseksüel erkekler artık demode. Şimdi çevreye duyarlı ekoseksüel erkekler dönemi...

Peki kim bu ekoseksüeller? Mesela randevularına araba yerine bisikletle gitmeyi tercih ederler. Kürk giyen, hayvan ürünlerinden üretilen kozmetik ürünleri kullanan kadınlarla değil çıkmak, kolay kolay merhabalaşmazlar bile. En şık akşam yemeğinin bile tasarruflu lamba ışığında yer, yemekler organik değilse romantizmi bozmak pahasına sizinle aynı tabağı paylaşmazlar. Yatak odalarında organik pamuktan çarşaflar kullanır, sevgililerini bile "recycle" ederler. Yani, geridöşümlü sevgililer seçerler. Tabii, bu işin şakası. Ama gündelik hayatlarında çevreye zarar vermemek için türlü önlemler alan bu çekici "ekoseksüller"in en önemli özelliği aşk hayatlarına da çevreciliği sokmuş olmaları. BMW'sini satıp karbondioksit salınımı yapmayan elektrikli bir mini Tango otomobil satın alan George Clooney desek? Güneş enerjisi kullanmaya taktığından "güneşin çocuğu" olarak adlandırılan Edward Norton peki? Sekiz senedir çevre konularıyla ilgilenen, kız arkadaşlarını da mutlak bir çevreciye dönüştüren Leonardo di Caprio da onlardan biri. Anladınız, onlar küresel ısınma ve çevre konularına duyarlı "ekolojik ve seksi" adamlar. Merak etmeyin bizde de bolca örneği var. Mesela Fatih Akın, mesela Akın Öngör, mesela Nasuh Mahruki, Memet Ali Alabora, Alp Ekşioğlu ve diğerleri... Türkiye'nin ekoseksüelleri yeşil yaşam tarzlarını anlattılar. Her şey ünlü trend gurusu Marian Salzman'ın hayatımıza kazandırdığı "metroseksüel erkek" terimiyle başladı. Modern, bakımlı, icabında manikür-pediküre bile giden bu erkekler, David Beckham önderliğinde çekiciliği yeniden tanımladı. Ardından retroseksüel, überseksüel gibi "yan ürünler" türese de kadınlar metroseksüel erkeği bir türlü unutamadı. Ta ki eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore "yeşile dönüş" temalı konferansları ve "Uygunsuz Gerçek" isimli küresel ısınma filmiyle ortaya çıkıp "en seksi erkek" tanımını değiştirene ve "ekoseksüel" erkekleri gündemimize sokana kadar... "Akhisar'da hidrojen enerjisi kullanan bir ev yaptırıyorum" Bir dönemin başarılı bankacılarından Akın Öngör, WWF-Türkiye'nin(Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Yönetim Kurulu Başkanı. Çevreye duyarlılığını hayatının her alanına taşımış olan Akın Öngör, Bodrum Türkbükü'ndeki evinde deniz suyunu arıtarak su ihtiyacını karşıladığını, bahçede damlama sulama yöntemi kullandığını, elektrik tüketimini de minimuma indirmeye çalıştığını, çöplerini plastik, cam vs. olarak ayrıştırdığını söylüyor. Bağlarında damlama sulama sistemi varAkhisar'da yeni bir ev projesi olduğunu belirten Öngör, bu evde güneş panelleri ve hidrojen enerjisi kullanılacağını anlatırken "Projeyi Birleşmiş Milletler İstanbul Merkezi'nden Engin bey çizdi" diyor. 20 ve 70 dönümlük bağları bulunan Öngör, burada da damlama sulama sistemi olduğunu, kuyularda da yağmur suları biriktirdiklerini anlatıyor. Ayrıca bağlarda organik sebze üretip, bunlarla besleniyor. Arabasını dizele çevirdi, hortumla yıkamıyorOtomobilini dizele çevirmiş ve hortumla değil sadece kovadaki suyla yıkıyor. Yakında Lexus marka hibrid bir araba alacağını ifade ediyor. Su tasarrufu için mutlaka bulaşık makinesi kullanıyor. Yelken sporuyla ilgilenen Öngör'ün teknesinde ise, duş ve tuvalet sularını arındırıp temiz suya çeviren Hamman sistemi bulunuyor. Eşine hediye alırken nasıl ürünler seçtiğini sorduğumuzda ise gülerek "Artık bu yaşta organik oluşmuş, organik devam eden, doğanın kalıcı ürünlerini satın alıyorum" diyor. "Ekoseksüel terimine karşıyım" Çevreye duyarlılığıyla bilinen Memet Ali Alabora, siyasetle de yakından ilgilenen bir aktivist. Küresel Barış ve Adalet Komisyonu'nun yürütücülerinden, Savaşa Hayır Komisyonu'nun da sözcüsü. Günlük hayatta elektrik ve su tasarrufu yapmaya özen gösteren Alabora'nın çevreci kimliği sosyal ve iş hayatına da büyük çapta yansımış durumda. Yapımcılığını ve yönetmenliğini Fehmi Gerçeker'in üstlendiği ve ilkokul çağındaki çocuklara çevre bilinci aşılamak amacıyla hazırlanan "Çevre Bey" adlı animasyon filminde süper kahraman Çevre Bey'i canlandırması bunun en güzel örneklerinden biri olarak sayılabilir. Alabora kız arkadaşlarını seçerken de çevre bilincine sahip olmalarına önem veriyor. Ekoseksüel terimine ise şiddetle karşı çıkıyor: "Çağımız bir pazarlama çağı. Ekolojiyi, gustoyu, kendine bakmayı, her şeyi pazarlıyorlar artık. Metroseksüel, überseksüel gibi terimlerden altı ayla bir yıl içinde sıkıldık. Ekoseksüel terimi de çevre duyarlılığının pazarlanması için bulunmuş yeni bir 'marka' sadece. Lütfen bunu aynen yazın. Çünkü benzin satanların bile çevre üzerinden pazarlama yaptıkları bir dönemde bu söylediklerimin duyulmasının gündelik hayatta aldığım çevreci tedbirlerin anlatılmasından daha önemli olduğunu düşünüyorum." "Son 20 yılda üç kadınım oldu, hepsi de benden çevreci" Bir dönem borsacılık yaptıktan sonra hayatının yönünü değiştirmeye karar veren Alp Ekşioğlu 10 sene önce yoga, meditasyon ve alternatif terapi merkezi Owo-Kun'u kurdu. Tünel'de bulunan Kun'un Bodrum Karakaya'da da bir meditasyon kampı var. Bu yaşam stili çerçevesinde ekolojiye hayatında büyük öncelik tanıyan Ekşioğlu "ekoseksüel" tanımına birebir uyanlardan. Çevreye öyle duyarlı ki, Bodrum'daki evinde duş ve banyolardan gelen suyu depoladıktan sonra, damlama sistemiyle bahçedeki bitki ve ağaçlara veriyor. Geri dönüşümlü deterjan kullanıyor. "Ne yiyorsak oyuz" felsefesine inanan Ekşioğlu organik besinleri tercih ediyor. İspanyol kız arkadaşının Tünel'de açtığı Deli Bakkal'dan ve Ambar'dan alışveriş yaptığını, buralarda ekolojik pirinçten mercimeğe aradığı her şeyi bulabildiğini söylüyor. Eski eşi Feride Gürsoy'la birlikte satın aldıkları 13 dönümlük arazide yakında ekolojik tarım yapmaya başlayacaklarını belirtiyor. Sigara içme alışkanlığından bir türlü kopamadığını anlatan Ekşioğlu bu durumu da çevreye duyarlı hale getirmeyi başarmış. Mutlaka içinde hiçbir kimyasal barındırmayan American Spirit Organic Blend sigaralarından içiyor. "Kız arkadaş seçerken çevreye duyarlı olmalarını önemsiyor musunuz?" diye sorduğumuzda "Genelde ister istemez hep çevreci kızlarla birlikte oluyorum. Son 20 yılda üç kadınım oldu. Hepsi bu konuda benden hassastı. Sanırım bu biraz tencere kapak olayı" diyor. "Sevgilimin kürk giymesini kesinlikle istemem" AKUT (Arama Kurtarma Derneği) kurucusu ve Everest'e tırmanan ilk Türk olan "fit" dağcımız Nasuh Mahruki, hem bekar hem de ekoseksüel severlerin yüzünü güldürecek birçok özelliğe sahip. "Benden kaynaklanan bir zarar olmasın diye doğaya, çevreye ve hayvanlara özen gösteririm" diyen Mahruki, Çankaya Belediyesi ile birlikte sokak köpeklerinin rehabilitasyonuyla uğraşmış. Asla hayvan ürünü satın almıyor. Sevgilisine hediye alırken de deniz kabuğu, doğadaki hayvanların kemiğini, tırnağını içeren hediyelik eşyalardan uzak duruyor. Çünkü bu durumun hayvanların avlanılmasını teşvik ettiğini düşünüyor. Çok seyahat eden Mahruki, evinin dekorasyonunda çevreye zarar vermeden yapılmış otantik el işi eşyalar kullanıyor. Mahruki'ye hayran olanlara duyurulur: "Sevgilimin kürk giymesini kesinlikle istemem" diyor.

Hanife'den mini etekli paylaşımMüzmin gelin adayı Hanife'nin mini etekli paylaşımı sosyal medyayı adeta salladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber