“Kızım uçarken* çok heyecanlanıyorum”

Mustafa Koç ve kızı Esra Koç, Model Planör Dünya Şampiyonası’nda Türkiye adına yarıştı. 11 yaşındaki Esra Koç’un bu üçüncü uluslararası yarışı. Daha önce yüzlerce yarışa giren Mustafa Koç ise “Kendim uçarken değil ama kızım uçarken çok heyecanlanıyorum” diyor

“Kızım uçarken* çok heyecanlanıyorum”

Genellikle takım elbisesi, ciddi yüz ifadesi ve resmi konuşmalarıyla medyada çıktı karşımıza Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç. Oysa şimdi çimenlerin üstünde çıplak ayakla yürümekten yeşermiş tabanları, üstünde rahat şort ve tişörtü olan, kucağına oturup kalkan iki küçük sarışın kızıyla mutlu, sporcu bir baba vardı.
Geçen hafta Adapazarı’nda düzenlenen F3J Model Planör Dünya Şampiyonası’nda Mustafa Koç ve 11 yaşındaki kızı Esra Koç, Türkiye’yi temsil edenler arasındaydı. Bir hafta boyunca Koç ailesi işi gücü bırakıp sadece bu yarışmaya odaklandı. Eşi Caroline Koç ve kızlarıyla civar otelde kalan Mustafa Koç, Genç Milli Takım’da olan kızı Esra’nın uçuş (Pilotlar “planör uçurmak” yerine sanki kendileri uçuyormuş gibi “uçtum” veya “uçtu” sözcüklerini kullanıyor) sırasından hemen sonra takımın teknik direktörü Larry Jolly’den onun performansı hakkında detaylı bilgi almayı ihmal etmedi. 

Nasıl buluyorsunuz Esra’nın performansını? Boynuz kulağı geçecek mi?
Mustafa Koç: Herkes başta “Kızın sadece senle beraber olabilmek için bu sporu yapıyor” gibi yanlış bir izlenime kapılmıştı. Fakat şimdi görüyorum ki kendisi gerçekten çok severek yapıyor bu sporu. Benim en ufak bir baskım veya itelemem olmadı. Boyuna posuna bakmayın, henüz 11 yaşında. Bence iki-üç sene içinde çok iyi bir pilot olacak. 

Esra senin bu spora başlaman nasıl oldu?
Esra Koç: Babamı planör uçururken izliyordum. Merak ettim, ilgimi çekti, ben de başlamak istedim. İstanbul’da pratik yaparak zamanla öğrendim, geliştirdim kendimi. İlk kez iki sene önceki Dünya Şampiyonası’nda uçtum. Daha sonra geçen seneki Avrupa Şampiyonası’na katıldım. Ama henüz çok önemli dereceler elde etmedim, daha çok yeniyim. 

“Kızımla aramızda tatlı bir rekabet olabilir”

İleride aranızda bir rekabet olabilir mi?
M. Koç: Esra daha altı-yedi sene junior (genç) pilot olarak uçacak. Aramızda ancak tatlı bir rekabet olabilir.

Siz ne zaman başladınız model planör uçurmaya? Türkiye’de pek yok galiba...
M. Koç: Çocukluğumdan beri uçak uçurmaya çok meraklıydım. Kendimce serbest uçuş modelleri yapardım. Modellere pervane takar, lastikle gererek uçururdum. Bu merakım 1981’de Amerika’da üniversite okurken daha da pekişti. Orada uzaktan kumandalı planörlerle tanıştım.

“Kızım uçarken* çok heyecanlanıyorum”
Kızınıza siz mi öğrettiniz?
M. Koç: Hayır, ben pek uçurmuyorum Esra’yı. Daha çok takım arkadaşım Murat Esibatır veya İstanbul’da yaşayan Alman bir arkadaşımız var, o da planörcü, onlar uçuruyor. Benle heyecanlanabilir düşüncesiyle böyle bir karar aldık. 

Birlikte antrenman yapıyor musunuz?
M. Koç: Evet. Hafta içi çok az görüşebiliyoruz. O sabah çok erkenden okula gidiyor, ben de akşam işten geç dönebiliyorum. O yüzden yaptığımız antrenmanlar birlikte vakit geçirmek için çok ideal oluyor. 

Çok meşgul birisiniz. Bu spora haftada veya ayda ne kadar zaman ayırabiliyorsunuz?
M. Koç: Çok net bir sayı veremeyeceğim ama neredeyse İstanbul’da olduğum her hafta sonu bir gün bile olsa uçmaya çalışıyorum. Çatalca, Kilyos veya Riva’da antrenman yapabiliyoruz. Bu açıdan İstanbul çok uygun. İnsanın ne kadar yoğun olursa olsun hobilerine zaman ayırması gerekiyor. Tabii öncelikleri iyi saptamak lazım. Bu spor beni çok dinlendiriyor ve keyif veriyor. 

“Kızım uçarken* çok heyecanlanıyorum”


“2004’te Kanada’da ikinci olduk”

Bu sporu hiç bilmeyen biri tahmini olarak ne kadar sürede öğrenebilir?
M. Koç: Bu, kişinin ne kadar zaman ayırdığına ve hocasının kim olduğuna bağlı. Birçok kişi bu işe yanlış şekilde, yanlış kişilerle başlıyor ve bir-iki uçak kırdıktan sonra spordan soğuyor. Ama doğru şekilde yapılırsa üç-dört ay içinde tek başına uçmaya başlayabilir. 

Türkiye’de bunun eğitimi veriliyor mu?
M. Koç: Henüz hayır. Bunun için ileride İstanbul Model Planör Kulübü’nde çalışmalar yapabiliriz.

2003 yılında şimdiki takım arkadaşlarınızla kurduğunuz İstanbul Model Planör Kulübü’nden sonra milli takım oluşturarak yarışmalara katıldınız. Ulusal ve uluslararası alanda düzenlenen yarışmalarda nasıl dereceler elde ettiniz?
M. Koç: Aşağı yukarı 2002’den beri takım olarak katıldığımız Avrupa şampiyonalarında sayısız derecemiz var. Geçen sene genel klasmanda 400 pilot arasından 12’nci olarak yarışmayı bitirdim. En önemli derece ise 2004’te Kanada’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda takım olarak ikincilik kazanmamız. Gümüş madalya aldık.

Bu sporu iyi ve hakkıyla yapabilmek daha çok o anki hava şartlarına mı, yoksa kişisel beceriye mi bağlı? Fiziksel kondisyon önemli mi?
M. Koç: Her ikisine de. Kişinin havayı iyi okuyabilmesi gerekiyor ama hava şartları açısından şans faktörü de çok önemli. Bir de co-pilot gibi yanınızda bulunan ve size direktif veren takımın teknik direktörüyle iyi anlaşabilmek gerek. Ama bu spor herhangi bir fiziksel kondisyon gerektirmiyor.

Bu Dünya Şampiyonası Türkiye’de ve İstanbul Model Planör Kulübü’nün ev sahipliğinde gerçekleşti. Bunun sizce önemi nedir?
M. Koç: Bu yarışma kendi alanında dünyada olimpiyat gibi görülüyor. Başta birçok ülkeyi buraya getirmekte zorlandık. “Türkiye güvenli bir yer midir?” gibi kaygıları vardı. Bu süreçte farklı politikalar da dönüyor tabii. Ama biz üç yıldır çaba sarf ediyorduk. Sonunda oldu. Bu organizasyon ülkenin tanıtımı açısından da çok önemli. 

“Koç soyadı ‘başarılı olmalıyım baskısı’nı hissettirmiyor”
“Kızım uçarken* çok heyecanlanıyorum”


Esra sen de Genç Milli Takımı adına yarışıyorsun. Koç soyadını taşımak sende “Mutlaka başarılı olmalıyım” baskısı yaratıyor mu?
E. Koç: Hayır, böyle bir baskı hissetmiyorum.
M. Koç: Zaten o baskıyı hissederse hiçbir şey olmaz. Biz de bu anlamda elimizden geleni yapıyoruz, Esra da bunu çok iyi biliyor. Eninde sonunda bu sadece keyif almak için yapılan bir spor. 

Pahalı bir spor mu? Model planörlerin tanesi ne kadar?
M. Koç: Pahalı çok izafi bir kavram. Çok uçak parçalarsanız çok masraflı bir spor olabilir. İyi teknolojiye sahip model uçaklar da pahalı. Uçuşa hazır bir planörün fiyatı 300 ile 1000 avro arasında değişiyor. 

Esra’nın öğrenirken kazaları oldu mu? Çok masrafı oldu mu size?
M. Koç: Esra ilk öğrenirken köpük modellerle başladı. Onları kırmanız çok zor. Çok kazası olmadı. O bakımdan şanslıyız. 

Yarışmalarda satın alınan hazır modellerle mi, yoksa kendi yaptığınız model planörlerle mi yarışılıyor?
M. Koç: Hazır alıyoruz. Ama daha sonra uçakların içine “servo” dediğimiz kanat yüzeylerini hareket ettiren altı tane küçük elektrik motoru koyuyoruz. Bir de verici ve pil takıyoruz. Daha sonra uzaktan kumandayla aşağıdan bu altı motoru idare ederek uçağı kullanıyoruz.

Her yarışmacı sadece bir planörle mi yarışmaya katılıyor?
M. Koç: Hayır, her pilota ait üç planör oluyor. Bunlar yarışma hakemleri tarafından kayıt ediliyor ve işaretleniyor. Yarışma esnasında uçaklarınızı parçalarsanız başka uçakla yarışma şansınız yok, diskalifiye oluyorsunuz.

Model planör yarışma kuralları 
Yarışmada verilen sinyalle 10 ülkeye ait takımdan birer pilot 10’ar dakika boyunca uçaklarını havada tutmaya ve zaman dolduğunda uçağını gösterilen işaretli alana indirmeye çalışıyor.
Bir yaya bağlanıp göğe fırlatılan uçaklar ne kadar yükselirse o kadar iyi. Çünkü pilotların deyimiyle “Uçağın yukarılara çıktıkça havayı / termali daha iyi bulma şansı var”.
Hakemler pilotun performansını ve uçağın işaretli alana ne kadar yaklaştığını puanlıyor. Takımda üç pilotun aldığı puanlar toplanarak “çan eğrisi” formülüyle değerlendirilebiliyor. Alınabilecek en iyi puan 1000.

Takım arkadaşı aynı zamanda diş hekimi
İstanbul Model Planör Kulübü’nün ev sahipliğinde gerçekleşen, Uluslararası Havacılık Federasyonu-FAI tarafından düzenlenen yarışmaya 25 ülkeden 160 civarı sporcu katıldı. Yarışmada her takımdan üçer pilot bulunuyor.
Türk Milli Takımı’nın kaptanı
Abidin Serdar Cümbüş. Diğer pilotlar ise Mustafa Koç’un aynı zamanda diş hekimi olan Ilgaz Kalaycıoğlu, model yapımcısı Murat Esibatır ve Mustafa Koç.
Genç Milli Takım üyeleri ise Ali Ersu, Esra Koç ve Diren Üstündağ.
Milli takımın uçak dizaynları Türklere, yapımı ise bu alanda uzman olarak görülen Çeklere ait.
Uçaklar kompozit denilen karbon ve epoksi karışımından üretiliyor.
Model uçakların hepsi el yapımı.
Bu uçaklarda önemli olan hafif ve sağlam olmaları. En hafif model 1 kilo 850 gram, en ağırı ise 2,5 kg civarında.

Çocukken hiç oyuncağı olmadı,dolmuşunu oyuncakla donattıOsmaniye’de çocukken hiç oyuncağı olmayan halk otobüsü şoförü 28 yaşında ki Fatih Çokan, çocuklar için otobüsü oyuncaklarla doldurdu. Çokan, otobüsündeki oyuncaklarla hem oynuyor hem de otobüse binen çocuklara hediye ediyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber