Şeker konuşalım bugün

Bugüne değin birçok kez yazdığım farklı Şeker Bayramı testuslarından derlediğim şekerli sorulara buyur ola bu hafta

Bu bayram arifesinde Osmanlı ve Türk şekerciliğinin 230 yıllık simgesi Hacı Bekir'e uğradım yine. Bilirsiniz tarçınlı, güllü, portakallı, limonlu, sakızlı, fındıklı akide şekerleri Hacı Bekir'in dünyaca ünlü buluşu. Akide ondan önce de varmış. Daha ilkel biçimde. Eski bakır mangır büyüklüğünde ortası çukur. Sanki ta o zamandan şekerin pahalı bir nesne olduğunun göstergesi. Bizde hayat her zaman pahalı. Şekeri her zaman pahalı yiyoruz. Hacı Bekir'e 1996'da uğradığımda akide şekerinin kilosu 300 bin lira idi. Dolar 62 bin lira. 1928 senesindeki fiyatı öğrenmiştim. Akidenin kilosu 8 lira 60 kuruş. Lira dolardan değerli olduğundan şeker amma da pahalıymış. Tabii o zaman şeker üretimi yok. Kıtlıkta çayı kuru üzümle içtiklerini söylerdi babam. Dün baktım, sade akidenin kilosu 11 YTL. Şekeri Avrupalıdan üç kat fazlaya yediğimiz biliniyor. Akide şekerini dikkatle takip etmeye kararlıyım. Tatlı hayatın göstergesi akide şekeri! Bayramlar şekerin ateş pahasını dizginlemekle başlayacak zahir. Akidemiz bu olmalı. Bugüne değin birçok kez yazdığım farklı Şeker Bayramı testuslarından derlediğim şekerli sorulara buyur ola bayram haftasında...1- Osmanlı zamanında ulufe yani üç aylık maaş ödeme günü yeniçerilere saray avlusunda yemek verilirmiş. Kapıkulu askerleri verilen ücret ve yemekten memnun kalmışlarsa bunu göstermek üzere sadrazama akide şekeri sunarlarmış. Peki akide ne demek?a. Cinsel cazibeb. Tatlı konuşmac. Memnuniyetd. İnanarak bağlanış2- "Lokum"un Türkiye'de 500 yıldan beri üretilmekte olduğu sanılıyor. Türkçeye nereden gelmiş, kestirebilir misiniz?a. İngilizcede "Turkish delight"tan. Söylene söylene lokum olmuş b. Bağdat'tan, Arapçada "hulkum" yani "boğaz"dan c. Arabistan'dan İran'a "lukme" olarak, oradan bize "lokma" olarak gelmiş, sonra da lokum olmuş. d. Hiçbiri 3- Öteden beri ramazan ayının en beğenilen tatlısı güllaç değil midir? Peki, temel malzemesi nedir? a. Narb. Ceviz c. Gül d. Nişasta 4- Nam-ı diğer Sarı Selim olan Sultan II. Selim zamanında, 16'ncı yüzyılda Eyüp kaymak dükkanlarıyla da meşhurmuş. Kaymakçılar bütün İstanbul'dan gelenlerle dolup taşarmış. Ancak din elden gidiyor, ahlak kalmadı diye hocaların şikayetleri üzerine padişah birer eğlence noktası haline gelen bu dükkanların yasaklanmasını ferman etmiş. Şikayet konusu neymiş?a. Aşıklar, seven ve sevilenler boş zamanlarını geçirmek için bu dükkanlara geliyor, kaymaklarını yerken kaşla göz arasında ağız tadıyla nice nice tanışma, anlaşma sözleşmelerinde bulunuyormuş (Daha sonra muhallebicilerin gördüğü işlev gibi)b. "Kaymak Tabağı" adlı Türk pornosu ilk o yıllarda el yazmasıyla çoğaltılmış; kaymakçı dükkanları bu kitabı hatırlatıyormuş c. İstanbul'un diğer eğlence mekanları sinek avlamaya başlamış, padişaha yalvarmışlar kaymakçıları kapatsın diyed. Hiçbiri5- İstanbul'daki tarihi Hacı Bekir şekercisinin resmini bir ressam 18'inci yüzyılda yapmış. Şimdi bu resim Louvre Müzesi'ndeymiş. Ressamı kim, kestirebilecek misiniz? a. Şeker Ahmet Paşa b. Ali Rıza c. Ayvazovski d. Preziosi 6- Bayramda yenen hurmalar çıkarken tırmalar. Ramazan ayının ve bayramın gözde meyvesi hurma eskiden İskenderiye'den vapurlarla getirilir ve bol miktarda satılırmış. 1550'lerde "İstanbul ve Anadolu'ya Seyahat Günlüğü" adlı kitabında Hans Denschwamm adlı gezgine göre Türkler hurmaya o zamanlar "datli" dermiş. Hans'a göre "datli" sözcüğü nereden geliyormuş? a. Almanca'da "dattel" yani hurma sözcüğünden b. Türkçedeki "tatlı"dan c. Yunancadaki "daktylos" yani parmak sözcüğünden d. Hiçbiri 7- Bayram sabahında bizde nasıl şeker yemek adetse Singapur'da hindistancevizi yaprağından paketler içinde pişirilmiş "ketupat" yenirmiş. Acep nasıl bir yiyecekmiş?a. Bir çeşit kötü patatesb. Bir çeşit ketçap c. Bir çeşit hurma tatlısıd. Bir çeşit pilav8- Şeker hastalarının bayramını mutat biçimde burkularak kutlarım... Şeker Bayramı'nda şeker hastaları nelere dikkat etmelidir dersiniz? a. Bayramın tadını kaçırmamak için, bayramdaaaaaaaaan bayrama tutulan şeker, lokum ve çikolatayı "Tatlı yiyelim tatlı konuşalım" diyerek yemelidirler b. Sunulan şekeri yemeyip asabileşerek "bayramlık ağız"larını açmalıdırlar c. Diğerlerinden daha zayıf olabilecekleri için, yemek yerine iyi giyinmenin zevkini yaşıyor olmanın üstünlüğünü duyabilirler d. Yanlarında diyet şekeri bulundurarak diğerleri şeker yerken mahzunlaşmayabilirler Şekerin serüveninden başlarsak, şekeri bulan Hintlilermiş. Pek çok şeyin mucidi Çinliler onlardan öğrenmiş. Büyük İskender de Persler de Araplar da Hindistan'da öğrenmişler şekeri. Haçlı seferleri sırasında tanışmış Avrupalılar şekerle. Türklere oldukça geç ulaşmış şeker. 14'üncü yüzyılın başında Anadolu'yu dolaşmış İbni Batuta'nın seyahatnamesinden öğreniyoruz bunu. Şeker üreten fabrikalar Avrupa'da 18'inci yüzyılda kurulmuş ama bizdeki ilk fabrika ancak 1926'da inşa edilebilmiş. Tatlı yemeyi ve tatlı konuşmayı dile pelesenk etmiş toplumumuz Ramazan Bayramı'na Şeker Bayramı demiş. Bu bayramda şeker yenir. Çoğu eve şekerlemeler bayramdan bayrama girer. Bayramdaaaan bayrama.

21 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber