Geri Dön

Tarımda “İzmir mucizesi”

14 yılda binde 9 büyüyen İzmir tarımı, Aziz Kocaoğlu’nun Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı 2004-2017 arası yüzde 7.5’luk büyümeye ulaştı; ülke ortalamasından 2.4 kat fazla büyüyerek mucizeye imza attı.

Tarımda “İzmir mucizesi”

Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaşar Uysal, tarım sektöründeki dönemsel gelişmeleri İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ve TÜİK verileri çerçevesinde incelediği bir rapor hazırladı. İzmir’deki tarım sektörünün “Aziz Kocaoğlu’ndan önce” ve “Aziz Kocaoğlu dönemi” olmak üzere iki ayrı dönem olarak ele alındığı rapora göre, İzmir tarımında üretim artışı 1990-2003 dönemini kapsayan 14 yılda sadece binde 9 düzeyindeydi. Bu oran 2004-2017 döneminde ise yüzde 7.5’e yükseldi. Prof. Uysal, aynı dönemde Türkiye genelinde tarım sektörünün sadece yüzde 3.1 büyüdüğüne işaretle “İzmir’in 2004-2017 döneminde adeta bir mucizeye imza attığını söylemek yanlış olmayacak” diyor ve bu üretim artışının, tüm Türkiye’de uygulanacak hayvancılık politikalarına ilham verecek nitelikte olduğunu belirtiyor:

“Başarının arka planında yerelden kalkınmaya olan inançla birlikte, doğru yerde, doğru çiftçileri, doğru yöntemle ve çiftçi örgütleri aracılığıyla desteklemek var. Türkiye’nin yıllardır yapması gerekeni İzmir yaptı. Nitekim, Büyükşehir Belediyesi hem girdi tedariki hem üretim süreci hem de pazarlama boyutunu birlikte ele aldı. Her üç boyuttaki ihtiyaçları, eğitim desteği de vererek, katılımcı anlayışla karşılamaya çalıştı. İşin sırrı; yerel potansiyelleri ve ihtiyaçları dikkate alarak tarım ve çiftçilerimize önce hak ettiği önemi, sonra da gerekli desteği doğru yöntemlerle vermekte yatmakta.”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise gıda fiyatlarındaki hızlı artışta, yüksek maliyetler nedeniyle zarar eden üreticilerin üretimden uzaklaşmasının önemli bir etken olduğu görüşünde: “Haziran ayında yüzde 5.98 oranında artan gıda fiyatları enflasyonuna karşı İzmir’den ciddi uyarı geldi. Tarımdaki fiyat artışı sorunu, üreticinin üretimden kaçması sonucunda giderek tehdit haline gelecek. Tüm olumsuz koşullara rağmen çiftçiliğini sürdürme kararlılığındaki üreticilerimiz de bu işi bırakırsa, bir daha kolay kolay toparlanamayız. Türkiye, kooperatiflere sağladığımız desteklerle tarımsal üretimini ülke ortalamasından 2.4 kat daha fazla artıran İzmir modelini örnek almalı.”

Tarımda “İzmir mucizesi”

“Kurtuluşumuz tarımda“

Aziz Kocaoğlu “İzmir Modeli” olarak nitelediği bu modeli şöyle anlatıyor: “İzmir’in yerel yönetimi olarak, özelikle küçük ölçekli üreticinin girdi maliyetlerini düşürmek ve ürününe katma değer katmak için proje üretiyor ve uyguluyoruz. Üreticilere direkt verdiğimiz destekler olduğu gibi kooperatif, birlik ve ziraat odalarına verilen desteklerimiz de var. Örneğin, kurduğumuz soğuk hava deposu ile satılmayan ürünler için uygun koşullarda depolanma olanağı sunarak fiyat istikrarını sağlıyoruz. Ortak makine parkı oluşturarak girdi maliyetini azaltıyoruz. Bu desteklerle, tarımsal kalkınma kooperatiflerine verimlilik ve kârlılık kazandırıyoruz. Ova, bahçe yollarını asfaltlıyoruz. Fidandan küçükbaş hayvana, arı ve arı kovanından incir kerevetine kadar her türlü ihtiyacı karşılıyoruz. Üreticiden aldığımız sütü, çocuklarımıza dağıtıyoruz. Akıllı tarım projeleri ile üreticinin iklim değişikliklerinden en az etkilenmesini sağlıyoruz. Tarım sektörünü tüm gücümüzle, samimiyetle desteklemeliyiz. Bu işi tıpkı İzmir’de olduğu gibi, aklı ve bilimi kullanarak, iyi ve organik tarımı destekleyerek yapmalıyız. Çünkü kurtuluşumuz tarımda. Avrupa’nın en gelişmiş ülkelerinde tarım ve hayvancılık, kooperatif organizasyonlarıyla gerçekleştirilirken, Türkiye’nin de bu yolla tarımı büyütmesi, tarımda yeni markalar yaratması gerekir.”

Tarımda “İzmir mucizesi”

Sözleşmeli üretim modeli

Türkiye’de ilk kez uygulanan “sözleşmeli üretim” modeli, üreticiye alım garantisi sağlarken, kooperatiflerin altyapı ve üretim tekniklerini geliştirip üretim kapasitelerini artırdı. Kooperatiflerin üye sayıları yüzde 161, çalışan sayısı yüzde 616, toplam ürün yelpazesi yüzde 225 arttı. Süt alınan Tire’de üretim yüzde 440 çoğaldı, çiçek alınan Bayındır’da beş yılda 314 yeni işletme kuruldu, ihracat başladı.

Tarımda “İzmir mucizesi”

900 milyon maddi katkı

Türkiye’de ilk kez bir belediye bünyesinde kurulan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nı hayata geçiren İzmir Büyükşehir Belediyesi, yine Türkiye’de “sözleşmeli üretim” modelini uygulayan ilk yerel yönetim oldu. Kooperatifçiliğin gelişmesini tarımın kurtuluş reçetesi olarak gören İzmir’in yerel yönetimi, “Okul Sütü” projesi ile başlattığı sözleşmeli alımları; çiçek, fidan, süt mamulleri, zeytinyağı gibi ürünlerle çeşitlendirdi. Kooperatiflerden sözleşmeli üretim çerçevesinde yapılan alımla, üretici birliklerinden yapılan alımların yanı sıra üreticiye, üretici kooperatifleri ve ziraat odalarına verilen destek sayesinde 900 milyon lira maddi katkı sağlandı.

Tarımda “İzmir mucizesi”

Neler yapıldı?

- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Süt Kuzusu” projesi ile her gün 131 bin 500 çocuk düzenli süt içiyor. Bugüne kadar 55 milyon litre süt dağıtıldı.
- Ege’nin en büyük meyve-sebze işleme ve soğuk hava tesisi Depo Efes, Selçuk’ta hizmete girdi.
- Gödence’ye zeytinyağı, Payamlı’ya pekmez, Bergama’ya bal tesisi kuruldu.
- Ödemiş Et Entegre Tesisi ve Yeni Toptancı Hali, Foça Tahıl Kurutma Tesisi, Karaburun Zeytin Okulu açıldı. “Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi” kuruldu.
- Toprakları, tarlaları baraj gölü altında kalana kadar mısır, pamukla uğraşan Beydağlı üreticiler kooperatif kurdu. Büyükşehir malzeme desteği verdi, gölde balıkçılık başladı.
- Kadınlar, açılan “Balık Ağı Örme Kursu”na katıldı; ağ dokuyup tamir etmeye başladı.
- Kiraz’da daha önce gündelik işlerde yevmiye usulü çalışan kadınlar, Büyükşehir’in desteğiyle kooperatif kurup istiridye mantarı üretmeye başladı.
- Destek sağlanan Bayındırlı çiçek üreticileri, dünyanın çiçek devi Hollanda’yla imzaladıkları tohum alım sözleşmesinden sonra şimdi aynı ülkeye dış satıma başladı.
- Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, Kiraz Yerel Hizmetler Müdürlüğü ve Kiraz Halk Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle “İstiridye Mantarı Yetiştirme Eğitimi” başlatıldı. Kadınlar, evlerin karanlık odalarında, depolarında, bulabildikleri her uygun ortamda ilk tohumları ekti. İlk ürünleri kısa sürede pazarlarda satarak gelire dönüştürdü.
- 2007’de başlatılan “Yerelde Kalkınma Modeli” meyve vermeye başladı. Büyüme rakamları, ülke ortalamasının üzerine çıktı. Türkiye’de tarımsal istihdam oranı düşerken İzmir’de yükseldi. Kırsal kesim temsilcileri, ihracat yapar hale geldi. Sonuçta, İzmir’de köyden kente göç durduruldu, kırsal nüfusun artış oranı, kent nüfus artışını geçti.
- 2007’de İzmir’in toplam nüfusu 3 milyon 739 bin dolayındaydı. Nüfusun yüzde 29.14’ü kırsalda yaşıyordu, bu oran 2010 yılında da yüzde 29.40’a, 2015 yılında yüzde 30.60’ya, 2016 yılında ise yüzde 30.70’e yükseldi.
- Kooperatiflerin toplam ürün yelpazesinde yüzde 225 büyüme sağlandı. Sözleşmeli alım yapılan kooperatiflerin 2007 yılı toplam cirosu ile 2016 yılı toplam cirosu arasındaki artış oranı, yüzde 658 olarak gerçekleşti.
- Küçük Menderes, Gediz, Nif ve Yarımada havzalarında biyolojik atıksu arıtma tesisleri yapıldı. Nehir ve tarım toprakları kirlilikten kurtarıldı.
- Tarım alanlarına giden ova yolları asfaltlandı, tarlalar kışın çamurdan, yazın tozdan kurtarıldı. Son 10 yılda 5 bin km sathi kaplama imalatı yapıldı. Kırsal kalkınmayı sağlamak için 6 bin km ova yolu yapıldı.
- Üreticilere, ücretsiz koyun ve keçi ile arı ve kovan dağıtımı devam ediyor.

Tarımda “İzmir mucizesi”


- 2007’den beri fidan, mevsimlik çiçek, zeytinyağı, süt, yoğurt ve peynir gibi ihtiyaçlarını kooperatiflerden sağlayarak yerli üreticiye hem ilave gelir hem de istihdam sağlandı. Sözleşmeli alımlarla tarıma can suyu oldu.
- Türkiye’de belediye kaynaklarıyla hayata geçirilen ilk ve tek “Toprak ve Yaprak Analiz Laboratuvarı”nı kurdu.
- Sözleşmeli üretimle 400 milyon liralık alım yapıldı.
- Binlerce küçükbaş hayvan, milyonlarca meyve fidanı, yüzlerce arıcılık seti dağıtıldı.
- Bölgede kapanmaya yüz tutan kooperatifler yeniden canlandı, bazıları ihracata başladı.

Kıvanç Tatlıtuğ'un mangal keyfiZaman zaman sosyal medyadan paylaşımlarda bulunan oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, bu kez mangal yaparken çekilen videosunu yayınladı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber