Cumartesi

25.03.2011 - 20:23

Radyo günleri

Sitene Ekle

“Kaybedenler Kulübü” 1990’lı yılların kült radyo programını ve etrafında oluşan alt kültürü işliyor


1990’larda Kent FM’de yayınlanan “Kaybedenler Kulübü” adlı radyo programı dinleyicileri çok iyi hatırlar. Bu programın ve hazırlayıcılarının öyküsü, “Devrim Arabaları” filminin yönetmeni Tolga Örnek tarafından sinemaya aktarıldı.
“Kaybedenler Kulübü” Kaan ve Mete’nin sunduğu bir radyo programı. Kadınlar, edebiyat ve Kadıköy sokaklarının da dahil olduğu pek çok konudan bahsedilen program, başta kimsenin dikkatini çekmiyor. Zamanla sadık dinleyicilerini yaratıyor. Diğer yandan Kaan, Altıkırkbeş adlı yayınevinde, William Blake’in eserleri ve Roland Barthes’ın “Camera Lucida”sı gibi “kimsenin okumadığı” kitaplar basıyor. Kaan motosikletlere ve fotoğrafa da meraklı. Mete ise müzikle ilgileniyor, plak koleksiyonu yapıyor. Kadınlardan yana ise ikisinin de şansı açık. Kaan bir gün Zeynep adlı bir mimarla tanışıyor ve büyük bir aşk yaşamaya başlıyor.
Radyo programı, programdaki jargon, çalınan müzikler, Altıkırkbeş’in bastığı kitaplar, partiler derken 1990’larda takipçileri arasında neredeyse küçük çapta bir alt kültüre dönüşen “Kaybedenler Kulübü”nü ve onun baş aktörleri Mete ve Kaan’ı, Tolga Örnek eğlenceli bir üslupla ele alıyor. Programın atmosferini sadık bir şekilde inşa etmeyi başarıyor. Karakterlerini açmazları, zaafları, eğlenceli taraflarıyla ele alıyor, karşımıza tek boyutlu portreler çıkarmıyor. Filmde Kaan ve Mete’yi canlandıran Nejat İşler ve Yiğit Özşener başta olmak üzere başarılı oyuncu performansları izliyoruz.
“Kaybedenler Kulübü” açılışında anladığımız üzere 90’ların politik atmosferinin farkında. Ama 90’lar Türkiye’sini anlatan bir dönem filmi olma iddiasında değil, iki ana karakter ve onlardan etkilenen küçük bir kitlenin etrafında dönüyor. İlgilendikleri konulardan sansürsüz ve hesapsızca bahseden; yine sevdikleri şeylerle uğraştıkları işler yapan iki adamı ve onları seven bir kitleyi de göstererek ele alan, eğlenceli bir alt kültür filmi. 

“Kaybedenler Kulübü”
Yön.: Tolga Örnek
Oyn.: Kaan (Nejat İşler), Mete (Yiğit Özşener), Zeynep (Ahu Türkpençe), Murat (Rıza Kocaoğlu) 
Sen.: Mehmet Ada Öztekin, Tolga Örnek
Gör.: Burak Kanbir

Yapımcısı Spielberg
Steven Spielberg ile Michael Bay’in yapımcısı olduğu
“Ben Dört Numara / I Am Number Four”da John Smith (Alex Pettyfer) kendi gezegeninde onu öldürmeye çalışan düşmanlardan kaçıp Dünya’ya yerleşiyor. Ancak düşmanları burada da izini bulunca, sürekli şehir değiştirmek zorunda kalıyor. Bir gün koruyucusuyla birlikte Ohio’da bir kasabaya yerleşiyor. Bu bilimkurgu-gençlik filmini D.J. Carosu yönetiyor. 

Cihadın komedisi
İngiltere’nin ünlü kara mizahçılarından Chris Morris’in ilk filmi “Dört Aslan / Four Lions”, geçtiğimiz yıl İngiltere’nin öne çıkan yapımlarından biri oldu.
İslami terörizmi işleyen bir taşlama olan filmde, Sheffield’da yaşayan dört Müslüman adam radikalleşiyor ve cihat açmaya karar veriyorlar. Kargaları intihar bombacısı yapmak gibi “büyük projeleri” hayata geçirmeye çalışıyorlar. 

Yine Cage, yine aksiyon
Son dönemde sık sık aksiyon filmlerinde rol alan Nicolas Cage üç boyutlu aksiyon “İntikam Yolu / Drive Angry”de kızgın baba Milton’ı canlandırıyor. Milton cehennemden dünyaya dönen satanist bir tarikatın liderinin peşine düşüyor çünkü bu tarikat Milton’ın kızını
ve kızının kocasını öldürmüş, torununu da bir ayinde kurban etmek için kaçırmıştır.
Daha çok korku filmleri çeken Kanadalı yönetmen Patrick Lussier’in yönettiği filmde Cage’in yanı sıra Amber Heard ve William Fichtner rol alıyorlar. 

Meksika’dan yamyam hikayesi
Jorge Michel Grau’nun Meksika filmi “Kan Kokusu / Somos lo Que Hay”de bir ailenin babası sokak ortasında ölüyor. Otopsi sırasında adamın midesinden bir insan parmağı çıkıyor. Bir yandan polis adamın ailesini bulmaya çalışıyor. Diğer yandan ise babasız kalan ailenin çocukları yamyamlık ritüellerini sürdürmeye çalışıyorlar.
Alan Ch·vez, Paulina Gaitan ve Carmen Beato’nun oynadığı film, korku ve fantastik filmler festivallerinde gösterim şansı buldu. 

Aynı tatsız espriler
Jennifer Aniston ve Adam Sandler’ın başrollerini paylaştığı “Hayatım Yalan / Just Go With It”de Danny (Sandler) hayatı boyunca “evliyim” yalanıyla kadınlarla kalıcı bir ilişki kurmaktan kaçınmış bir plastik cerrahtır. Bir gün kendinden hayli genç lise öğretmeni Palmer (Brooklyn Decker) ile tanışır. Çok etkilendiği Palmer da onun evli olduğunu sanınca Danny kendisini kurtarmak için yeni bir yalan icat eder. Boşanmış, iki çocuklu asistanı Katherine’i (Aniston) ayrılmak üzere olduğu karısı olarak tanıtır. Estetik ameliyatlarla dalga geçerek başlayan film, komedi olarak Nicole Kidman’ın Katherine’nin düşmanı olarak karşımıza çıktığı  gibi bölümlerde eğlenceli. Ama Hollywood’un her zamanki endişe verici tarzıyla, eşcinselleri ve Amerikalı olmayan insanları alay mevzuu yaptığı yerlerde çok rahatsız edici bir hal alıyor. 

10 yıllık gizli kimlik
Vay Anam Vay” serisinin üçüncü filmi “Vay Anam Vay: Babasının Oğlu / Big Mommas: Like Father, Like Son”ı, ikinci filmde olduğu gibi John Whitesell yönetiyor.
10 yıldır “Big Momma” adlı gizli kimlikle çalışan FBI ajanı Malcolm Turner (Martin Lawrence), bu kez yetişme çağındaki üvey oğlu Trent Pierce’la (Brandon T. Jackson) bir cinayeti araştırmaya başlar. Araştırma için oğlu ile birlikte kılık değiştirip bir sanat okuluna giderler. Film yurtdışında kötü eleştiriler aldı.

©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.