Yazarlar
17.03.2011 - 23:20

RADYODAN BEBEK SESLERİ GELİYOR!

Sitene Ekle
Radyo Dünyası  |  Yeliz Aras Çelikel yeliz.aras@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Radyolar arasında dolaşırken öyle bir frekansa denk geldiniz ki, bebek sesleri kulağınıza geliyor.  Yanlış duymadınız, bebeklerin de eşlik ettiği bir radyo programı var. En çok onların sesi duyuluyor çünkü; bu program onların dünyaya geliş şekilleri hakkında bilgi veren, Açık Radyo’nun farklı programlarından biri... Bu özel programı hazırlayanlar doğuma hazırlık ve hamile yogası eğitmeni Başak Kutlu Atay ile  doğuma hazırlık ve bebek yogası eğitmeni  Nur Sakallı... Ve programa 10 aydır gülücükleriyle eşlik eden Açık Radyo’nun en tatlı seslerinden biri Başak Kutlu Atay’ın kızı Tane... Program esnasında tahmin edebileceğiniz radyo atmosferlerinden daha farklı şeyler yaşanıyor, bir yandan konuşuluyor bilgiler veriliyor, bir yandan da çocuklar oyalanmaya çalışılıyor, altları değiştiriliyor, emziriliyor. Her şey doğal gelişiyor, bebek sesleri ve tepkileri yayından duyuluyor. Anne ve baba adaylarını doğuma hazırlamayı hedefleyen ‘Doğum Günü’ adlı programda ekstrem doğum uygulamaları, doğumda kadın hakları, anne ve bebeğe saygılı doğumlar, çocuklarına sünnet yaptırmamayı seçen aileler, kendi liderliklerinde katı gıdaya geçen bebekler gibi farklı konular ele alınıyor. Doğal doğum konusunda dünyaca ünlü Micheal Odent, Ina May Gaskin, Naoli Vinaver gibi uzmanlarla yapılan söyleşilerin de yer aldığı programda ayrıca annelerin ilham verici doğum hikâyeleri, hamilelik, doğum ve bebek bakımında kullanılan tamamlayıcı tıp uygulamalarından da bahsediliyor. Dinleyicilerin sağlıklı bir şekilde doğuma hazırlandığı Doğum Günü programı her perşembe 14.00’da Açık Radyo’da... Programın arşiv kayıtlarını www.do-um.com adresinden  de dinleyebilirsiniz...


EN KÜÇÜK RADYOCU


Açık Radyo’nun en küçük programcısı... Başak Kutlu  Atay’ın
kızı Tane, 10 aydır annesiyle birlikte programlara katılıyor.

 

Radyoda program yapma fikri nasıl aklınıza düştü?
Nur Sakallı: İkimiz de eski Açık Radyo dinleyicileriyiz. 2008’de doğum konusunda çalışmaya karar verdiğimizde Türkiye’deki doğum şartları ile gelişmiş ülkelerdeki şartlar arasındaki fark bizi çok etkilemişti. Doğal doğum imkânlarının az olması, sezaryen oranlarının yüksekliği, anne ve bebek için travmatik doğumların sayısı... Bu konularda bir şeyler yapılması gerektiğini düşündük.
Başak Kutlu Atay: Farklı bakış açılarından bahsetmek için en uygun yer Açık Radyo’ydu. Konumuzu ilginç bulup deneme kaydına çağırdılar. Kendimizi bir anda mikrofonda buluverdik.

Radyodaki iletişim gücünü   nasıl buldunuz? İlk programda heyecanlandınız mı?
N.S.: Kendimizi radyocu olarak tanımlamıyoruz. Doğum konusunda söylecek bir şeyleri olan ve bunun üzerinde çalışan insanlarız.
B.A.: Deneme kaydı yapmaya gittiğimizde o kadar heyecanlandık ki... Dudaklarım uçukladı. Nur’un günlerce sesi çıkmadı. Şimdi çok doğal ve eğlenceli geliyor. Görmediğimiz insanlara dokunabilmek çok heyecan verici.    Galiba biraz da bağımlı olduk.

Programda anne ve baba adaylarına neler hazırlıyorsunuz?
N.S.: Anne ve bebeğe saygılı doğum başta olmak üzere doğum ve bebekli hayata dair konulardan, alternatif ve az dile getirilen meselelerden bahsediyoruz. Kolaylıkla bulunabilecek bilgiler değil... Ekstrem doğum uygulamaları, doğumda kadın hakları, anne ve bebeğe saygılı doğumlar, çocuklarına sünnet yaptırmamayı seçen aileler, kendi liderliklerinde katı gıdaya geçen bebekler gibi...
B.A.: Doğal doğum konusunda dünyaca ünlü uzmanlarla yaptığımız söyleşiler var. Micheal Odent, Ina May Gaskin, Naoli Vinaver gibi... Annelerin ilham verici doğum hikâyelerine yer veriyoruz.  Hamilelik, doğum ve bebek bakımında kullanılan tamamlayıcı tıp uygulamaları konusunda da programlar yapıyoruz.
Bazen beğendiğimiz yabancı kaynaklar  üzerinde konuşuyoruz.

Peki  en çok neyi merak ediyor ve   hangi konularda bilgi almak istiyorlar?
N.S.: Doğum dalgaları ile doğal yöntemlerle nasıl başedebileceklerini bilmek istiyorlar. Doğal doğum yapmış annelerin hikâyelerini duymak istiyorlar.
B.A.: Anne ve bebeğe saygılı doğumlardan, kadının doğuma aktif olarak katıldığı, bebeğe gereksiz müdahalelerin yapılmadığı doğumlardan sıklıkla bahsediyoruz. ‘Böyle bir doğumu kiminle, nerede yapabilirim?’ diye soruyorlar.

Doğumla ilgili bir program olduğundan kadın dinleyicilerinizin fazla olduğu düşünülür... Erkek dinleyicilerinizin programa katılım oranı nasıl?
B.A.: Aksine, şimdiye kadar bize ulaşan erkek dinleyicilerimiz kadınlardan fazla oldu! Birçok erkek dinleyicimiz programları önce kendileri dinliyor, sonra eşlerini yolluyor. Baba adayları genellikle eşlerine nasıl destek olabileceklerini öğrenmek istiyor. Eşlerini ve bebeklerini gereksiz müdahalelerden korumak isteyenler de çok. En büyük korkuları arasında hastane korkusu ve yeni bir bebeğin hayatlarına getireceği değişiklikler var.

Radyo programı dışında çalışmalarınız var mı,  bilgi verir misiniz?
N.S.:Doum adında, doğuma hazırlık ve doğum sonrası destek merkezimiz var. Hamilelik döneminde, doğumda ve sonrasında anne-babalar ve bebeklerle çalışıyoruz. En çok talep gören hizmetimiz anne ve baba adaylarının birlikte katıldıkları doğum ve bebeğe hazırlık dersleri.
Doğumdan önce hamile yogası, hamile masajı, beslenme uzmanı; doğumdan sonra ise bebek yogası, postnatal pilates, masaj, beslenme uzmanı ve emzirme danışmanlığı hizmetlerimiz var. Doğum sırasında anneye fiziksel ve duygusal destek veren doula/doğum destekçilerimiz de var. Doum ayrıca kütüphanesi, ücretsiz film geceleri ve destek grupları ile aileler için rahat bir buluşma noktası. 

Anne ve baba adayı olmadan programınızı dinleyip  etkilenen dinleyiciler oldu mu?
N.S.: Kayıt masasındaki arkadaşımız 2.5 sene önce programa başladığımızda ‘böyle bir dünyaya çocuk getirilmez’ diyen, bol miktarda sigara içen biriydi. Her hafta bizi dinleye dinleye doğal doğum taraftarı bir baba adayı oldu! Sigarayı da bırakarak ilk hazırlıklarını yapmaya başladı.


©Copyright 2011 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.