Cumartesi

30.03.2019 - 08:15

'Rap eskiye göre daha kulak dostu'

Sitene Ekle
Hafif müzik hafif başka şeyler  |  Mehmet Tez mehmet.tez@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Türkçe rap’in başarılı beatmaker’larından Farazi: “Aklımın erdiği zamanlardan beri rap dinliyorum. Sanırım ilk defa kalite olarak güncele bu kadar yakında duruyoruz ama içerik ve vizyon sorunlarımız var”

Gerek piyasa şartları, gerek dinleyici alışkanlıkları sebebiyle albüm yapmanın zorlaştığı, bilhassa tercih edilmediği bir dönemde, tüm içeriği, sound’u, konu ve konseptiyle yine bir bütün olarak hazırlanmış bir albüme imza atmak benim için oldukça önemli” diyerek Farazi, aslında sadece “Şehir FM” albümünü değil, müziğe yaklaşımını da açıklamış oluyor. 

Türkçe rap son dönem çok dillendirilen yükselişini, ön planda olan MC’ler kadar kendine has tarzları ve müzik kültürleriyle çalışan beatmaker’a da borçlu. Müziğe yeni bir seviye ve kalite getiriyor, orijinal altyapılarıyla müzik birikimlerini ve kültürlerini rap’e yansıtıyorlar. Türkiye’deki pek çok değerli beatmaker arasında Farazi şu anda hem parçası olduğu 90 BPM’in “Şehir FM” albümü, hem “RUSTIQUE” isimli kişisel enstrümantal EP çalışması hem de Amerikalı rapçi Chuuwee ile ortak işi “iLL” ile radarımızda bu hafta. 
 
- “Şehir FM” albümü hakkında neler anlatmak istersin? 

Albümün tüm vokal kayıtları ve aralardaki çeşitli seslendirmeler geçen albümde olduğu gibi 90 BPM’de kaydedildi. Albüme başladıktan belli bir süre sonra konsept konusundaki eksikliği fark edip uzun bir süredir aklımda olan radyo üzerinden bir hikaye anlatma düşüncesinde hemfikir olduk. Bu albümde Savai de MC olarak yer alacağı için Rap vokallerden ziyade önceki albümde eksiğimiz olan nakarat kısmında bize yardım edebilecek İdil Meşe, Kutay Soyocak, Da Proff gibi farklı disiplinlerden vokallerle çalıştık. Onların dışında tabii ki her zaman yanımızda olan Kamufle ve Ağaçkakan da eklenince albüm tamamlanmış oldu. 

- 90 BPM projesinin yolculuğu hakkında ne söyleyebilirsin? 

Başta birlikte takılmaktan, birbirinin müziğinden hoşlanan insanların ortak bir stüdyo kullanma fikri olan 90 BPM, duruşuyla saygı gören, kitlelere derdini anlatabilen bir grup haline dönüştü. 

- “iLL” adlı yeni bir kayıt paylaştın, bilgi verebilir misin? 

Chuuwee ile 2016 yılında kurduğum Deadly Habits Music’in ortağı da olan Hollanda menşeli plak şirketi Below System Records aracılığıyla tanıştık. Öncelikle, “iLL” de dahil olmak üzere, benim daha önce yayınladığım enstrümantal albümlerdeki okunmamış beatler üzerine birkaç parça kaydetti ve ardından bunu bir albüme çevirmeye karar verdik. Bu yıl içerisinde yayınlayacağımız bu albümün adı “Low Level iNTELLIGENCE” olacak. Chuuwee dışında yine BSR aracılığıyla Los Angeles’tan Trizz ile bir single yayınlayacağız. Sanırım nisan ayında dinleyicilerle buluşacak. Bunlar dışında doğu yakasının iki efsanevi ismiyle albüm yapma ihtimalim var. Biri için çalışmaya başladım hatta.

- “10 sene geriden geliyoruz demişsin” eski bir röportajında. Şu anda nasıl görüyorsun Türkçe rap ve alternatif müzik arayı kapatıyor mu?

Aklımın erdiği zamanlardan beri rap dinliyorum. Sanırım ilk defa kalite olarak güncele bu kadar yakında duruyoruz ama içerik ve vizyon sorunlarımız hâlâ mevcut. Bunlar da zamanla aşılacaktır. 

- Türkçe rap’in giderek daha büyük bir kitle tarafından ilgi görmesini neye bağlıyorsun? Rap mi değişti, seyirci mi?

İkisi birden. Rap’in moda olması, bunun hem müzisyen hem de dinleyici tarafındaki etkileri zincirleme faktörler. Bir de plak şirketlerinin bu ışığı görüp yatırımlarını artırması da açıkçası hepimizin işine geldi. İyi müzisyenler, iyi tanıtımlarla dinleyicilere ulaşıp kendilerini ifade edebiliyor. Önceden insanlar zaten bu müziğe kısıtlı olarak erişebiliyordu. Bir de üzerine 1-2 tane ana akım görsel işte “yo”, “ye”, şakaları yapılınca dinlediklerinizi “guilty pleasure” olarak adlandırılabiliyordunuz. Ayrıca rap müziğin genel olarak yumuşamasının da bu artışta etkisi var. Önceden daha karmaşık, sert parçalar ön plandayken şu an biraz daha rafine, eğlenceli ya da sound olarak daha kulak dostu parçalar üretiliyor.

- Bugün yaptığın müziğin referansları hakkında neler söyleyebilirsin?

İlk dinleyip etkilendiğim albüm Cartel’in meşhur çıkış albümüydü. Hâlâ daha sound olarak Türkçe yapılmış en iyi albüm olduğunu düşünüyorum. Açıkçası Türk/doğu ezgilerini kullanmayı pek sevmiyorum ama o dönemin davul dizilimleri, loop anlayışı beni oldukça etkiledi. Yıllar sonra yurtdışındaki müziğe de ulaşma imkanımız kolaylaşınca olduğu gibi ABD ‘90’lar hiphop aleminin içine daldım ve hâlâ çıkamıyorum. 

- Şu anda gündeminde ne var?

90 BPM’den Sorgu’yla birlikte kurduğumuz Anti-Kahraman grubunun albümü. Onun dışında Sorgu’nun eski grubu Dramelodi Project’in diğer MC’si Kodes Kahra ile ortak bir albüme başladık. 

“CRAFT’ın kış versiyonu”

“RUSTIQUE” albümünün hikayesi nedir?

Geçen seneye kadar hiç “sıfır” bir enstrümantal albüm yayınlamamıştım. Bunu yaparken trendi takip eden bir şey olsun istiyordum. Trap dinlemeyi seviyorum ama şu aşamada pek sık yapabileceğim bir tür gibi gelmedi bana. Ben de lo-fi sound’lara yöneldim. Hem yapı itibarıyla tarzıma yatkın, hem de aktardığı duygu açısından hoşuma giden bir tür. Bu konuda çalışmaya başlamamın ardından ilk solo albümüm diye adlandırabileceğim “CRAFT”ı yayınladım. Yaz temalı bir albümdü ve hem çevremdeki tepkiler hem de dinlenme sayısı beni tatmin edince bunun bir de kış versiyonunu yapmak istedim. “RUSTIQUE” de böyle ortaya çıktı.

©Copyright 2019 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.