Pazar
17.03.2013 - 02:30 | Son Güncelleme: 17.03.2013-2:30

Sanatçılara ev sahipliği yapan binalar

İstanbul’un gün geçtikçe gelişen sanatçı kimliğinin en güzel yansımasını, sanatçıların bir araya gelip yaratıcılıklarını gönüllerince kullandıkları, adeta komün hayatlar yaşadıkları binalarda görmeye başladık

Sitene Ekle

ŞEBNEM BURCUOĞLU sebnem.burcuoglu@milliyet.com.tr

Gerçek Berlin kültürünün Bar25’te doğduğu söylenir. Bar25 ismi, tanıdık geldi mi size? !f İstanbul Festivali’nde gösterime giren bir belgeseldi diyerek ilk ipucunu verelim. Bu belgesel, “Berlin kafası”nın tohumlarını atan, hayattan umudunu kesmiş dört genç sanatçının Spree Nehri’nin kıyısında kurdukları Bar25 komün sanat topluluğunun
geçirdiği evrimi anlatıyor. Bu gençlerin sanatçı arkadaşlarının da katılımıyla giderek büyüyen oluşum, insanların sanatlarını gönüllerince ifade ettikler bir “Neverland” halini alıyor, onların konakladığı bir mekana dönüşüyor ve Berlin’in sanata bakışını şekillendiriyor. Bar25 artık yok, kapatıldı. Şimdi tekrar küllerinden doğmak üzere harekete geçti. Ama arkasında öylesine güçlü esen bir rüzgar bıraktı ki, insanlar her yerinden sanat fışkıran binaların hayalini kurmakla kalmayıp gerçeğe dönüştürdüler. Bu rüzgar, İstanbul’u nasıl etkiledi dersiniz?

Karaköy Bankalar Caddesi’ndeki Sumahan.

Bar25’in, İstanbul’daki favori binası

Verkin Kasapoğlu’nun  sahibi olduğu Sumahan’ı çocukları Cengiz Atasoy ile Süreyya Arioba işletiyor. Verkin Hanım, vakti zamanında Karaköy’de bir “Soho” ruhunun yeşereceğini keşfetmiş ve binayı endüstriyel yapısını bozmadan yenilemiş. Bu seçici binadaki 15 daire sanatla ilgili, yaratıcı beyinlere kiraya veriliyor sadece. Yazar, DJ, müzisyen, yönetmen ve oyuncuların yanı sıra, ofislere de ev sahipliği yapıyor Sumahan. Bina sakinlerinin yemek için mutfağı, film seyretmek için sinema odası, hatta hamamı bile var.  Elçin Sümer’in heykeltıraş atölyesi; bürlesk, direk dansı ve Thai Chi derslerinin yapıldığı dans atölyesi her daim dolu. Sumahan’ın hemen yanındaki bina, Bergüzar Oruç’un tasarladığı ve bizzat ürettiği mobilyalarla dekore edilen bir kafeye dönüşecek. Bu kafenin yanındaki hangarı da bir sanatçı rezidansına dönüştürmeyi hayal ediyor Cengiz Atasoy. Sumahan, sürdürülebilirliği ilke edinmiş, “ilham veren” bir bina. Eminiz ki, belgesel gösterimleri için İstanbul’a gelen Bar25 ekibi, bu yüzden iki gün boyunca Sumahan’dan çıkmadı.

Simotas binasının terasa açılan mutfağı

Mutfak aktivitelerinin samimi ev sahibi

Mutfak sanatına yaratıcı ve samimi bir yaklaşım getiren Refika Birgül, bundan yaklaşık olarak üç yıl önce, Kuzguncuk’taki tarihi Simotas Binası’nda bir sanat hareketi başlatmaya karar verdi. Rum mimar Simotas tarafından 1923’te inşa edilen bina,
2003’te Birgül ailesi tarafından satın alındı ve sonrasında Refika Birgül, mimarından reklamcısına, dansçısından terzisine, heykeltıraşından fotoğrafçısına, farklı meslek gruplarından insanların birlikte çalıştıkları ve ürettikleri bir alana dönüştürdü burayı. Binada konaklama yok ama her türlü sanat aktivitesini gerçekleştirecek alan mevcut. Tabii ki binanın en göz alıcı noktası, mutfağı.

Halka Sanat’ın komün çalışma odası

Burası bir sanatçı oteli değil!
İpek Çankaya, Sevgi Abalı ve Zeynep Güney, sanat eğitimi almış üç yakın arkadaş. Geçtiğimiz yıl, Moda’da 100 yıllık bir Rum evini restore edip Halka Sanat ismiyle yerli-yabancı sanatçı, küratör ve teorisyenlere araştırma ve üretim olanakları oluşturan bir yapı kurdular. Başvuru üzerinden sanatçıları seçiyor ve binalarında konaklatıyorlar. Bu sanatçılar, sergi fikri geliştirirken, Halka Sanat ekibi de yapım, koordinasyon ve asistanlık konularında onlara tam destek sağlıyor.

 


Etiketler:
©Copyright 2013 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.