Simavi kendisini büroya kapattı

"Babıâli Tanrıları - Simavi Ailesi" adlı kitapta, Sedat Simavi, oğulları Erol ve Haldun Simavinin ilişkileri anlatılıyor


0

Türk basınına damgasını vuran Simavi ailesinin yaşamı kitap oldu Simavi ailesinin fertleri, Yahudi sermayesi söylentilerinin dayanağını Ankaraya yapılan bir seyahatte yaşanan tatsız bir olayda aradı. Sedat Simavi ile yakın dostu Cihat Baban arasında geçen bir konuşmada...... Tasvir gazetesinin başyazarı Cihat Baban da vagonun restoranındaydı. Yakın dostuydu Cihat Baban..."Ne haber Sedat? Ne zaman çıkıyor gazete?"Simavinin cevap vermesine fırsat tanımadan atılmıştı:"Bizden de bir şeyler yürütüyor musun?"Teknik işleri oğlu Halduna bırakmıştı Sedat Simavi... Yine de olanca içtenliğiyle cevap vermişti:"Vallahi, ben teknik kısımlarla ilgilenmiyorum ya, galiba bizim Haldun senin mürettiphaneye göz dikmiş." Cihat Babanın yüzü birdenbire kıpkırmızı kesilmişti. Sesinin tonunu yükselterek tehditkâr bir ifadeyle, "Sedat!.. Sedat!..." diye bağırmıştı:"Bunu senin yanına bırakmam, bilesin... Sana öyle bir b.. atarım ki, hayatta temizleyemezsin." Türkiye basın tarihine damgasını vuran Simavi ailesinin yaşamı, gazeteci İrem Barutçu tarafından kaleme alınarak kitap oldu. Angorakitaplığı tarafından yayımlanan, "Babıâli Tanrıları - Simavi Ailesi" adlı kitapta, Sedat Simavi, oğulları Erol ve Haldun Simavinin yaşamlarından kesitlerle, basın camiasının bilinmeyen yönleri yer alıyor. Kitaptan bölümler şöyle: Akisin gündeme getirdiği fotoğrafta, Namık Gedik (1960 darbesi öncesi Menderes hükümeti İçişleri Bakanı), Erol Simaviye, Erol Simavi ise doğrudan objektife gülümsüyordu. Ceketinin önü açık olan Hürriyetin genç patronu, İçişleri Bakanının bir adım önündeydi. Deklanşöre basarak, Gedik ve Simavinin o anını görüntüleyen foto muhabiri, iki düğmeli ceketinin üst düğmesi iliklenmiş bir halde yürümekte olan İçişleri Bakanının yüzündeki kendinden emin ifadeyi yakalamayı başarmıştı. İşte Akisin, darbeden birkaç ay sonra, bu fotoğrafı Erol Simaviyi hedef gösterircesine yayımlaması, Hürriyetin küçük patronunu hayli bunalttı. Akisin yayınının Erol Simavi üzerindeki etkisinin boyutlarını, gelin dönemin tanıklarından Bedii Faikten dinleyelim: "Erolun çok korktuğunu bilirim. Erol, intihar edecek derecelere gelmiştir. Kendini klişehaneye filan kapattı. Zor çıkarttık. Jurnal edilmesi böyle tesir etti." Erol klişehaneye kapandı Haldun Simavi, Hürriyetin yirminci yaşını doldurduğu yıl, kardeşi Erola yollarını ayırdı. Ayrılık protokolünü hazırlayan ve hakemlik görevi yapan Profesör Memduh Yaşa, "Haldun Simavi niçin kardeşinden ayrılmak istedi?" sorusuna, "Erol Bey biraz daha dışa açıktı... O ihtilalin havası Haldun Beyi rahatsız etti," cevabını verecekti. Necati Zincirkıran ise, "İleri görüşlü Haldun Simavinin bana göre ayrılma nedenleri başında özel hayat gelmeliydi," diyecek ve Erol Simavinin içinde bulunduğu ilişkiler ağına anılarında şöyle değinecekti:"Ağabey, kardeşinin özel hayatından rahatsızdı. Kimseye bir şey söylemiyordu, fakat huzursuz oluyordu. Yarın karşısına kimi çıkaracağını kestiremiyordu. Haldun Simavi tip ve yaradılış olarak bunlara tahammül edecek bir kimse değildi..." Hürriyette yollar ayrılıyor Erol Simavinin, 22 Şubat Talat Aydemir İsyan Olayında işin içinde olduğu iddia edildi! İddiayı dile getiren kişi, Necati Zincirkırandı.İsyan hareketinin anlaşmaya dönüşebileceği yolundaki haberlerin akmaya başladığı dakikalarda, Hürriyet nüshalarını Ankaraya taşıyan kamyonlar süratle şehre girmiş ve Hürriyet gazetesi, Demokrasi tehlikede Ankarada isyan manşetiyle satışa çıkmıştı.O gün, öğle saatlerinde Cüneyt Arcayürek kırmızı telefondan arayıp, Baba, durum karmakarışık... Talat Aydemir Albaylar Cuntası bugün bir şeyler yapacak dediğinde, karar vermek tek başına Zincirkırana düşmüştü. Haldun Simavi yurtdışındaydı. Erol Simavi, ortalıkta yoktu. Bir kez telefonla aramış, nerede olduğunu söylemediği gibi, bir telefon numarası da bırakmamıştı. Yıllar geçecek ve Zincirkıran, Hürriyetin küçük patronunun o gün gazetede bulunmama nedenini anılarında şöyle yorumlayacaktı:"Saat 21.30da Dünya gazetesinin müdürlerinden Hayri Alpar gazeteye geldi. Bana, Yanlış bir iş yapıyorsun, hem kendini hem de gazeteyi tehlikeye sokuyorsun. Değiştir bu manşeti dedi. Tepem atmıştı. Sen kimden yanasın? diye bağırdım herkesin içinde. Bunun için geldinse çık buradan dışarı. İhtilalin sivil uzantılarından talimat alacak kadar şerefsiz bir gazeteci değilim ben.Hayri Alpar aslında beyefendi bir insandı. Ağabeyimizdi, ama hiçbir zaman iyi bir gazeteci olamamıştı. Üstelik kalp hastasıydı da. Salondan çıkarken kulağıma eğilerek, Erol Bey de bu işin içinde demez mi? Aydemirle ilişkisi mi vardı? 1981 yılı önemli değişikliklere gebeydi... Belma Simavi, eşinin Gönül Yazardan dünyaya gelen kızına kucak açtı! Yıllardır birbirlerinden özenle uzak duran iki kadın, Belma Simavi ile Gönül Yazar bir araya geldiler!1981 yılının bir kış günü, Hürriyetin imparatoriçesi ile sahnelerin Taşbebekinin yolları Etilerde bir gece klübünde kesişti. Belma Simavi, akrabası ve yakın dostu Mete Hastan Taşbebeki masasına çağırmasını rica etti.Gerisini Gönül Yazardan dinleyelim: ... "Çocuk nasıl?" diye sordu:"İyi, ama aramız bozuk. Çok atışıyoruz.""Niçin?""Kendine oda istiyor. Eve yeni taşındık, odasını alamadım diye bozuk. O yüzden bana kızıyor."Bunun üzerine Belma Hanım, "Ben hemen adamımı yolluyorum. Sen karışma. Ben yapacağım kızımın odasını," dedi. Marangozunu yolladı ve güzel bir kız çocuğu odası yaptırdı. "Ben de annesiyim. Yasemin benim de kızım," dedi. Ardından Yasemini istedi, biz de Polonezköydeki evine götürdük. Yasemine, "Ben senin annenim," dedi. Ben onayladım. "Bak, o seni sadece doğurdu," dedi. Ben yine Belma Hanım mutlu olsun diye, "Doğru!" dedim. Ben o dönemde Vural Ögerle birlikteydim. Sanırım biz o gece misafir kaldık ve Belma Hanım, Yasemini koynunda yatırdı... Belma Simavi, Yazarın kızını koynunda uyuttu Erol Simavi, Nükhet Duruyla 1974 yılında genç şarkıcıya çiçek yollayarak tanışmıştı. Hürriyetin patronunun, onda gelecek gördüğünü vurgulayarak bir gün iyi bir sanatçı olacağını söylemesi şüphe yok ki göğsünü kabartmıştı. Duru, bu tanışmadan birkaç yıl sonra, Hürriyet bünyesinde çıkmakta olan gazete ve dergilerde niçin sürekli olarak aleyhinde haber yapıldığını sormak üzere başvurduğu Hürriyetin patronundan, şaşırtıcı bir cevap alacaktı. Nükhet Duru anlatıyor: "İyi bir sanatçı olacağımı söylediniz... Peki niçin bu olumsuz haberler? Erol Bey, o gün bana, artık büyüdüğümü, kendisiyle birlikte olabileceğimi ve eğer bu teklifi kabul edersem bu tür dertlerimin kalmayacağını söyledi." Büyüdün artık
Milliyet iPhone uygulaması yenilendi.
Daha hızlı, daha canlı, en güncel! Yenilenen Milliyet.com.tr iPhone uygulamasını hemen indir!
iPad’i unutmadık!
iPad’inize özel Milliyet.com.tr uygulamasını ücretsiz indirmek için tıklayın.



Yorum Yaz
20Yorum Başlığı:420Yorum: