14.06.2018 01:30 | Son Güncelleme:
Oğuz Yeter - Kilis

Sınır kapılarında bayram izdihamı

Ramazan Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek isteyen Suriyeliler, Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’na yığıldı. Bugüne kadar 50 bini aşkın Suriyeli ülkelerine geçti

Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler Ramazan Bayramı’nı ülkelerinde geçirmek için sınır kapılarını doldurdu. Kilis Öncüpınar Sınır Kapısı’nda yoğunluk oluşurken ülkelerine geçiş yapmak için online başvuru yapan 76 bin Suriyeli’den 50 bini aşkını Suriye’ye geçti. Sınır kapılarında yaşlılar için bavul taşımacılığı yapan Suriyeli resmi hamallar da 20 lira ücret karşılığı kapılar arasında taşımacılık yapıyor. Bayramlaşmaya giden Suriyelilerin bir kısmı “Savaş bitince ülkeme döneceğim” derken bazıları da orada evlerinin bile kalmadığını, Türkiye’yi ikinci aileleri olarak gördüklerini belirtiyor.

DÖNÜŞ 26 HAZİRAN'DA

Ülkelerindeki savaştan Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin bir kısmı Ramazan Bayramı’nı topraklarında ve yakınlarıyla birlikte geçirmek için ülkelerine geçiş yaptı.

Bayramı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin düzenlediği Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları ile güvenli hale getirilen başta Azez, Mare, Soran, Aktarin, Çobanbey, Afrin, Cerablus ve El Bab gibi bölgelerde yakınlarının yanında geçirmek üzere 18 Mayıs Cuma gününden itibaren ülkelerine giden Suriyelilerin sayısı 50 bini aştı. Geçişler dün akşam itibariyle son bulurken, dönüşler 26 Haziran ile 6 Temmuz tarihleri arasında yapılabilecek.

Öncüpınar Gümrük Kapısı önüne gelen ve İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı ekipleri nezaretinde tampon bölgeye alınan Suriyeliler, sabah 08.00’da sırasıyla Göç İdaresi İl Müdürlüğü tarafından kurulan merkezlere kabul ediliyor. Burada işlemlerini yaptıran Suriyeliler, Kilis Halk Sağlığı Müdürlüğü’nce kurulan sağlık merkezinde 0-15 yaş grubundaki çocuklarının eksik aşılarını da yapılıyor. Sıcak havanın da etkisiyle zorlandığı gözlenen Suriyeliler, gümrük muhafaza ekiplerinin kontrolünün ardından otobüslerle ülkelerine gönderiliyor. Suriyeliler, Esselame Gümrük Kapısı’nda kendilerini karşılayan yakınlarınca alınarak evlerine götürülüyor.

'ÜLKEME GERİ DÖNECEĞİM'

Ülkesindeki savaştan kaçarak 6 yıldır Gaziantep’te yaşayan Mahsun Hüseyin de Milliyet’e şunları söyledi: “Halep’te yaşıyorduk. İyi kötü bir hayatımız vardı, çok şeyimiz olmasa da bir huzurumuz vardı. Savaş başladığında ben 15 yaşındaydım. Evlerimize bomba düşmeye başlayınca Türkiye’ye sığındım. Bugün 21 yaşındayım yine iyi kötü bir hayatımız var, ayakkabıcılık yapıyorum, para kazanıyorum, fakat huzurumuz yok. Bayramda topraklarımda olacağım, savaşta hayatta kalan akrabalarımla bayramı geçireceğim. Savaş bitince ülkeme geri döneceğim.”

'ESAD GİDERSE DÖNERİM'

Esad’ın attığı bombalarda yüzü ve vücudunun bir kısmı yanan Najeh Abdulkader, Esad’ın her şeyi aldığını belirterek “Halepliyim savaş başladığında Esad’ın attığı bombalarla yaralandım. Suriye’nin başındaki katil her şeyimizi aldı, hayatımızı mahvetti. Yakınlarımı kaybettim ailemle Türkiye’ye sığındık. Ramazan Bayramı için Suriye’ye gidiyorum annem babam yaşlı Türkiye’ye gelemediler onların yanına gidiyorum. Bize soruyorlar savaş biterse döner misiniz diye? Hayır, savaş biterse değil Esad giderse döneceğim” dedi.

'HEPİMİZ KARDEŞİZ'

15 kişilik ailesiyle bir evde yaşayan Suriyeli Ahmet Hassun da ailemle Türkiye’ye kaçtık Türkiye bize sahip çıktı diyerek şöyle devam etti: 

“Halep’ten savaş başlayınca Türkiye’ye ailemle kaçtık. Mesleğim yok çalışmıyorum. 15 kişilik kalabalık ailemle bir evde yaşıyoruz. Şükürler olsun yaşıyoruz. Akrabalarımız gibi toprak altında da olabilirdik. Türkiye bize sahip çıktı. Dedelerim Kilis’ten Halep’e göç etmiş dede toprağı buralar. Hepimiz kardeşiz aslında şunu yine gördük ki Türk’ün Türk’ten başka dostu yokmuş. Suriye’de çalışabileceğimiz iş olsa biz de tabii ki topraklarımıza geri döneriz.”

'SAVAŞ BİRSE BİLE DÖNMEM'

Kızıyla bayram için Suriye’ye dönen hemşire Mehla Samani ise Suriye’de dönecek bir evinin kalmadığını belirterek şunları söyledi: 

“5 yıl önce Türkiye’ye sığındım. Orada hemşirelik yapıyordum. Türkiye’ye gelince de hemşirelik yapmaya devam ettim. Kili’te sağlık merkezinde görev yapıyorum. Kızım da Kilis Üniversitesi’nde Gıda Mühendisliği bölümünde okuyor. Onun için büyük bir travmaydı. Çocukken savaş, ölüm ve gözyaşına maruz kaldı. Suriye’de savaş biterse bile dönmeyeceğim. Çünkü dönecek bir evim, kapım kalmadı. Ailemi tamamen kaybettim. Türkiye bizim ikinci ailemiz oldu.”

İKİ KAPI ARASI TAŞIMACILIK

Suriye’ye geçiş yapmak isteyen yaşlı Suriyeliler’in eşyaları resmi yelekli hamallar tarafından taşınıyor. Esselame Gümrük Kapısı yetkililerince görevlendirilen Suriyeli hamallar gün boyunca yardıma ihtiyacı olanların bavullarını el arabalarıyla Esselame Gümrük Kapısı’na taşıyor. Bavul sayısına göre 20 ile 50 TL arasında değişen taşımacılık ücreti gün boyunca sürüyor. Her hamalın günde 3-4 sefer yaptığı gümrük kapıları arasında 60 ile 120 TL arasında gelir sağlıyor. Sınır kapıları arasında hamallık yapan Suriyeli İbrahim Hacmus buradan para kazanarak evimizi geçindiriyoruz diyerek “Yaşlı, yardıma ihtiyacı olan kişilere ücret karşılığında yardımcı oluyoruz. Hava da sıcak ve yardıma ihtiyaçları oluyor. Biz de el arabalarımızla eşyalarını Suriye tarafına geçiriyoruz. Esselame Gümrük Kapısı’ndan görevli kartıyla bunu gerçekleştiriyoruz. Bu bizim için para kazanma şansı yarattı” diye konuştu.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 3Kararsızım
  • 20Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy24