Milliyet Tatil

19.06.2017 - 00:00

Ahmet Serhat Yalap

Seyahat Üstü

serhat@stradatours.comTüm Yazıları
Milliyet Yazarı

Şişirilmiş Ancak Yine de Görülmesi Gereken Yerler

Sitene Ekle

Değerli Okurlar,

Yaşadığımız dünyada her konuda bazı olaylar, mekanlar, eşyalar ve insanlar gereğinden fazla abartılır ya da değer verilir. Bir kişinin fitili ateşlemesi yeterlidir. Bugünkü yazımda siz tatilcileri abartılmış ve şişirilmiş bir turizm merkezi olan Cannes'a götürmek istiyorum.

Cannes denince akla tabii ki önce Cannes Film Festivali gelir ve Monako'ya yakınlığından sanki başka bir ülkeymiş ya da sadece ünlülerin ve zenginlerin gidebileceği bir turizm beldesiymiş gibi görülür.

Cannes ulaşmak için Nice Havalimanı'na inmeniz gerekmektedir. O güzelim Nice'i görmeden herkes koştura koştura Cannes'ın yolunu tutar. Nice ile Cannes arası araba ile paralı yoldan giderseniz, şaşırmayın lütfen! Türkiyemiz'de hani Avrupa'da paralı yol yok diyenlere 10 tane ayrı ülke ve fiyat bilgisi verebilirim. Her neyse, paralı yola 7 Euro ödedikten sonra 30 dakikada, parasız yoldan 1 satte ulaşabilirsiniz.

Cannes bu kadar ünlü ve zengini ağılamasına rağmen otellerin tamamı eski ve odaların tamamı da çok küçüktür. Lux ve 5 yıldız sayabileceğimiz oteller JW Marriott, Hotel Martinez ( Grand Hyatt ), Intercontinental ve Le Majestic vardır. Bu otellerin tamamı aynı bulvar -ismini söyelyince daha havalı oluyor- "Boulevard de la Croisette" üzerinde ve 100 metre ara ile sıralanırlar. Sezonda fiyatları, en düşük kategori için 400 Euro'dan başlamaktadır.

Otellerin bulunduğu cadde üzerinde onlarca cafe ve lüx markalar bulunmaktadır. Caddenin sonunda deniz tarafında eski bir spor salonuna benzeyen bir bina bulunmaktadır ki, bu bina Cannes Film Festivali'ne ev sahipliği yapmaktadır. Caddenin hemen üst tarafında her tatil beldesinde olduğu gibi "old town" yani tarihi eski şehir merkezi bulunur. En fazla 15 dakika yürüyerek ünlü caddenin ve eski şehir merkezini gezebilirsiniz. 

Denizine gelince; sahili tamamıyle taşla kaplı ve Akdeniz'in tuzlu ve dalgalı denizi sizi karşılar. Kalabalıktan uzak durmak ve rahat bir nefes almak isterseniz biraz para ödeyerek aranıza ince bir çizgi çekilmiş otele ait olan plajınızı kullanabilirsiniz.Eğer otelinize 400 Euro ödemiş iseniz size bu plajı bedavaya verebiliyorlar. 

Intercontinental otelinin cadde üzerinde bulunan cafesine girmek için sıra beklemeniz gerekmektedir. Özellğini sorarsanız, burada bir kaç kez film çekilmiştir ve Cannes'a giden herkesin kendisini uğramak zorunda hissetiği bir mekandır. Bunun haricinde hava kararmadan kapanan Armani Cafe'ye de gidebilirsiniz. 

Kesinlikle aileler ve özellikle çocuklu aileler için tercih edelmemesi gereken bir şehir. Bir çok mekana çocuklu gidriğinizde sizi en kötü ve en arka sıralara atmak için ellerinden gelen her şeyi yapan çalışanlara hazırlıklı olmanız gerekmektedir. O yeri kabul ettikten sonra ise en hızlı şekilde içeceğinizi veya yemeğinizi yiyip kaçmanızı tavsiye ederim. Çocucğunuz varsa yine aynı havalı cadde üzerinde bulunan bir kaç atlı karıncaya veya cadde sonunda bulunan ufak bir parka götürmekten başka seçeneğiniz maalesef bulunmamaktadır. 

Cannes için 3 gün yeterli olacağını düşünenlerdenim. İlk gün cadde, eski şehir merkezi turu, ikici gün ise Golfe Juan bölgesi ki burası da sadece sokak barlarının bulundugu ve daha çok lokal dükkanların olduğu bir bölge ve son gün de Nice'e gecip orada bir tur yapmanızı tavsiye ederim. 

Cannes cazip yapan şey, film festivali haricinde, düzeni, güvenliği ve dünyaca ünlü markaların şehire kattığı değerdir. Ayrıca bir çok ünlü ve zenginin buralarda ev sahibi olması şehiri sürekli canlı tutmaktadır. 

Yine de gidip görmenizde fayda var diye düşünüyorum. Sonuçta herkesin çok konuştuğu bir şehir. Eğer çok para harcamayacaksanız Mayıs ayında gitmemenizi tavsiye ederim. Cannes Film Festivali'ne denk gelebilirsiniz!

 

Yazının bulunmasından önceki devirlere ne ad verilir?
©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.