Alkışlar, ıslıklar, goller (?)

Önce duygusal alkışlar... Hüzün ve sevginin yarattığı bir tablo. Tribünlerin gönlündeki kahraman Quaresma... Gidecek mi, kalacak mı belli değil... Belki de veda maçını oynadı adam, bilmiyoruz. Ama hak ettiği alkışlarla selamlanıyor. Beşiktaş taraftarlarıyla Portekizli adeta “helalleşme” ritüeli sahneliyorlar.
Evet, alkışlanmak güzel. Helalleşmek de öyle. Futbolseverler ve Quaresma sevgi ikliminde buluşuyorlar. O iklimde fırtınalar, hüzünler de var. Ayrılıklar da dahil, biliyorsunuz. Bu adam dün bir de kırmızı kart gördü ayrıca... Acaba bu kart Türkiye’deki kariyerinin sonunu mu ifade ediyor? Kırmızı kartın kararı hakeme ait. Doğru bir karar bu. Her neyse... Her ne yaptıysan iyi niyetle, koştun, çalıştın, topa vurdun, şutunu çaktın, ortanı yaptın... Elinden (ve de ayağından) geleni yaptın. Helal olsun, biz seni sevgiyle alkışlıyoruz. Obrigado... Teşekkürler yani Ricardo... Kalırsan yine beraberiz. Gidersen, özleriz.
Bir de ıslıklar var... Burak Yılmaz’ın Beşiktaş’a dönüşü, takıntılı bazı gruplar tarafından pek de hoş karşılanmıyor. Tribünler ikiye bölünmüş gibi. Yarısı alkış, yarısı ıslık... Bu ıslıklar eskimiş ve dinmemiş öfkenin dışa vurumuysa, yine de siz bilirsiniz. Ama yapmayın bunu kimseye de yararı yok. Yine de 59’da oyundan çıkarken taraftar çoğunluğunun alkışları “barış” ilanı oldu. Eh, iyi de oldu! Burak Yılmaz, dün “olağandışı” gergin bir ortamda mücadele etti. Takım arkadaşlarının ve onun birlikte oynama alışkanlığı yoktu. Bir de sarı kart gördü Burak... Burada bir durak yapmak gerekiyor: 1) Beşiktaş haftaya Antalya’ya gidiyor. 2) Mustafa Öğretmenoğlu Antalya bölgesi hakemi. 3) Burak’ın ailesi de Antalya’da yaşıyor. Burak Yılmaz Antalya’da olmayacak. İnsanın aklına garip şeyler gelebilir. Sakın ha... Kimsenin aklı o garipliklere takılmasın. Yine de MHK’nın hakem atamasında daha özenli olmasını bekleriz.
Bütünüyle bakıldığında çabuk top kaybeden, o topu baskı yaparak geri kazanan, hücumda etkinlik sağlayan, ama ille de golü atamayan bir Beşiktaş vardı. Savunmada cezalı Vida’nın yokluğunu ne Necip, ne Mirin gizleyebildi. İkinci yarıda Medel’in savunmaya geçişi de yaraya merhem olmaya yetmedi. Çok paslı, kanatlarda fazla iştahlı oynayan Beşiktaş, iki stoper Egemen ve Lokman’ı aşamadı. Uzaktan denediği şutlar da Boşnak kaleci Sehiç’in ellerinde eridi.
Dorukhan, Beşiktaş’ın yükselen yıldızı. Hem kaza golüne neden oldu, hem de takımının 1 puanını kurtardı. İnsanoğlu bazen ateşle, bazen de acıyla yanar... Ama sonunda pişer. Dorukhan pişiyor. Çok iyi olacak merak etmeyin.
Beşiktaş, dünkü skorla şampiyonluğa veda etti. Eh Burak Yılmaz’ın gelişine rağmen bunca çözülmenin ve dağılmanın bedelini ödemesi de doğal! Erzurumspor savunmasında dayanmanın ve direnmenin, hücumda da kurnaz kontraların takımıydı. 1 puanı hak ettiler, dönüyorlar. Bir alkış da onlara...