Benzer felsefe ve oyun sistemleri

Aykut Kocaman ve Vitor Pereira benzer oyun sistemlerine sahip hocalar. Savunma güvenliğini sağla, rakibi kendi sahanda karşıla, az sayıda pozisyonu değerlendir, gerekirse 1 gol at, ama rakibe fazla pozisyon vermeden maçı kazan. Kazanamıyorsan da kaybetme.

Aykut Kocaman yıllardır bu felsefeye sahipti, Pereira ise son 6 haftadır bu sistem ile oynatıyor. Baktı ki bu şekilde idare edebiliyor, bu sistemi benimsedi ve işin ilginç tarafı bu sistemden sonuç çıkartabiliyor. 1-0' lar ile işi götürüyor.

Öyle ki, bir önceki hafta ligin en çok kapanan, adeta maçı kendi sahasında oynamayı ve hızlı kontra ataklar ile çıkmayı temel felsefesi haline getirmiş Osmanlıspor' a bile Osmanlıspor taktiği ile oynadı Fenerbahçe. Bu hafta da Torku Konyaspor' u Aykut Kocaman' ın benzer sistemi ile karşıladı.

Pozisyon fukarası

Hakkını vermek lazım ki Fenerbahçe rakiplerine fazla pozisyon vermiyor. Öte yandan kendisi de pozisyona giremiyor, gol bulmakta zorlanıyor.

Pereira "doğru yoldayız, bize zaman lazım" diyor. Bende diyorum ki, Fenerbahçe taraftarına göre Fenerbahçe doğru yolda değil. Kimse futboldan memnun değil. Bu kadronun hakkı bu futbol değil.

Pereira, devre arası bir stratejik hamle yapacak mı? Kafasında ne var? Örneğin fiziksel güçsüzlük problemini nasıl çözecek? Bu takımı nasıl daha hareketli hale getirecek? Nani' yi, RvP' yi, Meireles' i ve hatta Ozan' ı nasıl kazanacak?

Amacı devre arasına kadar 1-0' lar ile gidip, devre arası bir operasyon yapmak mı? Transfer isteyecek mi?

Bunları bilemiyoruz.

Tek bildiğimiz, bu kadro iyi futbol oynamıyor. Belli ki futbola Pereira ile farklı açılardan bakıyoruz. Sadece kazanmak taraftara yetmiyor. Ona yetiyor.

Savunmalar iyi, hücumlar kötüydü.

Maç geneline baktığımızda, Fenerbahçe son 6 hafta oynadığından farklı birşey oynamadı. Rakip Torku Konyaspor, Osmanlıspor' dan bir gömlek üstte, Ajax' tan bir gömlek altta bir takımdı. Aykut Kocaman' ın mücadele eden, koşan, pres yapan Konyaspor' u, oyunun hücum tarafında hemen hemen hiç yoktu. Belli ki 1 puan hedefleniyordu. Böyle bir takıma karşı iki pozisyon bulup, birini gole çevirmek 3 puanı getirdi.

İlk yarıda, sahadaki diziliş ve taktik anlayış çok kötüydü. Koca bir 45 dakika tek pozisyon yoktu. Ne zaman ki ikinci yarıda Volkan Şen ve Nani oyuna girdi, oyuna bir hareketlilik geldi. Tabi Nani' den değil, Volkan Şen' den kaynaklı bir hareketlilikti bu. Nani yine son derece kötü bir futbol sergiledi. Bireysel top kayıpları yaptı. Son bir kaç haftadır o kadar formsuz ki, adeta takımını hücumda sabote ediyor.

Fenerbahçe' de Mehmet Topal, Kjaer, Hasan Aii ve Gökhan gayretliydi. Özellikle Hasan Ali ve Gökhan oldukça gidip geldiler. Topla çok buluştular. Orta sahayı rahatlattılar. Ancak burada da Pereira' yı eleştirmemek elde değil. Şener' i resmen kulübede unuttu. O Şener ki, sezon başından bu yana önemli performans göstermişti. Bazı maçlarda Gökhan' ı değil, onu tercih etmesi gerekiyor. Şener ile Gökhan denk futbolcular, biri kenarda diğeri sürekli sahada olmaz. Pereira Şener' i kaybetmemeli.

RvP kötü gözüküyor. Formsuz duruyor. Sebebi istediği topları alamaması. Jozaf- Mehmet ikilisi ile istediği topları alması da zor. Takımı ileri çıkartamayan, etrafında dönmeden pas atamayan bu ikiliye, ağır ve yana oynayan Diego da eklendiğinde RvP gibi isimlerin sahada fonksiyonu kalmıyor. RvP' ye kabahat bulamıyorum, ona tek bir pas bile atamayan orta saha kabahatli.

Fernandao ise bir açıdan avantajlı. Zira defans ve orta saha oyuncuları, baskı gördüklerinde top kendilerinden gitsin diye oyunun genelinde topu ileri doğru şişiriyor. Bu şişen toplar Fernandao' nun en azından topla temas sağlamasına ve oyunda kalmasına yardımcı oluyor. Dikkat edilir ise Alves, Kjaer, Mehmet Topal ve Souza' nın her 3 pasından ikisinin neredeyse ileri top şişirmekten ibaret olduğu görülecektir. Böyle bir futbol felsefesi Fernandao' nun RvP' ye göre daha faydalı gözükmesine neden oluyor.

Pereira ne yapmalı?

Pereira, Ozan, Volkan, Alper ve Meireles gibi daha hızlı ve dikine oynama potansiyeli olan isimlere ilk 11' de yer vermeli. Nani, Diego ve Jozef bir süre kenarda oturmalı. Sağda Şener- Volkan, solda Hasan Ali- Alper, tekli ön liberoda Mehmet Topal, onun önünde orta ikilide Meireles ve Ozan doğru seçim olacaktır. RvP ve Fernandao ise tek forvet olarak, rakibe göre, birer devre dakika alabilirler. İkisini de oyunda tutmaya çalışmak büyük hata. Hele Nani ve Diego ile, RvP ve Fernandao ikililerini aynı anda oyunda tutmak anlaşılır gibi değil.

Pereira ile futbol vizyonlarımız uyuşmuyor. Fenerbahçe' den hiç keyif almıyorum. Taraftarın da aldığını sanmıyorum. Bu takım Galatasaray' dan 9, Beşiktaş' tan 12 gol az atmış. Galatasaray' dan 4, Beşiktaş' tan ise 3 gol az yemiş. Bu Fenerbahçe geleneğine uymayan bir tablo. Fenerbahçe oyun karakteri olarak gol arayan, rakibe baskı kuran, rakibe ileride basan, bol pozisyona giren bir takımdır. Bu sebeple Mustafa Denizli (ilk senesinde), Zico, Daum (ilk dönemindeki 3 sezonda) ve Ersun Yanal' ın futbolları taraftara büyük keyif veriyordu.

Maç sonu açıklamaları şaşırtıcı

Maç sonu Pereira 'nın açıklamalarını dikkatle izledim. Bence tam bir fiyasko. Şu an sahadaki futbolu iyi olarak nitelendirmesi, adeta bu camianın aklı ile alay etmek. Bence birileri Pereira' ya Ersun Hoca zamanındaki futbolu bir izletmeli. Bu kadronun yarısı kadar genişlik ve derinlikteki o kadro ile Yanal ne yapmış, bu zengin kadro ile kendisi ne yapıyor bir değerlendirme yapmalı. Böyle bir kadroya böyle kötü bir futbol oynatan hocayı, sene sonunda 1-0' lar ile şampiyon yapsa bile ben alkışlamam. Taraftarın da memnun olacağını sanmam.

Fenerbahçe' de kendisi ilerleme görüyor ancak ben görmüyorum. Koordinasyon, hareketlilik, fizik güç, hücum aksiyonlarının zenginliği gibi parametrelerde bence hiç bir ilerleme yok.

1-0 olsun, bizim olsun anlayışı Fenerbahçe' ye uymaz. 1-0 olsun benim olsun diyen Pereira' ya Başkan en kısa zamanda bu gerçeği hatırlatmalı. İyi futbol izlemek bu taraftarın hakkı!

Adam gibi adam Aykut Kocaman

Maç sonunda Aykut Kocaman' a Alex- Aziz Yıldırım polemiği sorulduğunda, kendisi öyle bir cevap verdi ki, kendisinin insanlığına olan saygım bir kaç kat daha arttı. Bravo hocam, futbol felsefeni beğenmiyor olsam da, kişiliğine her zaman saygı duyuyorum. Senin gibi adamlara, adam gibi adamlara Türk futbolunun her zaman ihtiyacı var. Bu cevap senin kaliteni ortaya koydu.