Fenerbahçe' nin son 4 maçı ve skorlar:

Fenerbahçe 4- Mersin İdman Yurdu 1

Konyaspor 0- Fenerbahçe 3

Trabzonspor 0- Fenerbahçe 4

Fenerbahçe 3- Gaziantepspor 0

Toplam 4 maç ve 14 gol. Rakiplere az pozisyon veren, hücumda üretken, pozisyon gol yüzdesi yükselmiş bir Fenerbahçe.

Bu dönüşümün arkasında ne olduğunu tüm futbolseverler merak ediyor.

Bu dönüşümün 3 temel sebebi var.

1- Vitor Pereira elindeki kadroyu nasıl kullanacağını yeni öğrendi. Doğruları ancak 3 hafta önce yakaladı.

2- Fenerbahçe, kupadaki Konyaspor hariç, ligde son 3 haftada hiç bir iddiası olmayan, düşüşte ve son derece moralsiz takımlar ile oynadı. Bu üç maçtan önceki Konyaspor, Osmanlıspor ve Galatasaray maçlarında zorlanmış olması ve puanlar kaybetmiş olması, bu takımların daha diri, formunu artıran ve ligde kendince hedefleri olan takımlar olması idi.

3- Fenerbahçe' de futbolcuların, biraz Başkan Aziz Yıldırım, biraz taraftar ve biraz da kendi vicdanlarından dolayı maç seçme huyunu bırakıp, motivasyonlarını ve mücadele seviyelerini artırmış olmaları.

İlk sebebe baktığımızda, Vitor Pereira' nın bitmek bilmeyen sistem ve 11 arayışı nispeten sonuçlanınca, istikrarlı takımlar çıkartmaya başlayınca, takım birbirine alışınca, ligin sonuna yakın takım oyunu gelişti, futbolcular birbirleri ile oynamayı öğrendiler.

Buna Nani' nin serbest adam pozisyonunda çok yaratıcı ve üretken olması, Jozef ve Mehmet Topal' ın daha önde oynamaya başlamaları ve daha güvenle ileri çıkmaları, Kjaer ve Alves' in gittikçe artan uyum ve formları, takımın ayakta top tutma süresini kısaltması, futbolcuların daha hareketli olmalarını da ekleyebiliriz.

İkinci sebep, Fenerbahçe' nin tam ihtiyaç duyduğu bir dönemde, zayıf rakipler ile karşılaşmasıdır. Bu dönemde, karşılaştığı rakipler, gerçekten de sıralamalarından bağımsız olarak, inişte olan, güvensiz ve moralsiz takımlardı. Güçleri zaten belli olan, kapasiteleri sınırlı takımlardı. Bu da takımın özellikle fiziksel olarak rahat maçlar çıkartmasına imkan verdi.

Üçüncü ve çok daha önemli olan sebep futbolcuların işi daha fazla ciddiye almaları oldu. Özellikle yabancı futbolcular, yönetim ve taraftar baskısı altında, kendilerini zorlamak ve performanslarını artırmak zorunda kaldılar.

Şunu kabul etmek gerekiyor ki, Başkan Aziz Yıldırım ve Yönetimin Caner' i kadro dışı bırakması ve sözleşme yenileme süresi gelen futbolculara karşı tutumları, futbolcular tarafından bir mesaj olarak algılandı. Takım genelinde, özellikle Osmanlıspor maçı sonrası, Başkan' ın sene sonu olası bir başarısızlığın karşılıksız kalmayacağını hissettirmiş olması nedeniyle futbolcular kendilerine çeki düzen vermek ve vites artırmak zorunda kaldılar.

Ayrıca, taraftarın Mersin İdman Yurdu maçında, hala yanlış olduğunu düşündüğüm protestosu da, futbolcuların en azından bir miktar baskı hissetmesini sağladı.

Fenerbahçe, Spor Kulübü özellikle son 5 senedir sadece futbolda değil, her branşta, hem yetenekli, hem de insani yönü güçlü sporcuları transfer ediyor ve kadrolarını bu tür kaliteli sporculardan oluşturmaya gayret ediyor. Bu kadrodaki futbolcular da esasen kaliteli, duyarlı insanlar. Gelinen noktada, Beşiktaş' ın gerisinde kalınmış olmasında, Vitor Pereira kadar, kendilerinin de sorumluluğunu hissetmiş olacaklar ki, vites yükseltmeye çalıştılar. Hem sezon sonu hesaplaşma, hem taraftar baskısı, hem de bu kadar büyük hayal kırklığına sebep olmaları nedeniyle, vicdanları devreye girdi diye düşünüyorum.

Gaziantepspor karşısında Fenerbahçe, serbest ve hareketli Nani, dikine oynayan Volkan- Alper ikilisi, onlara iyi destek veren Gökhan- Hasan Ali ikilisi ve RvP' nin akıl ve tecrübe kokan futbolu ile 3-0 'lık bir galibiyet aldı. Maçı 6 veya 7 golle de tamamlayabilirdi. Ancak bu saatten sonra, yakaladığını atacaksın felsefesi geçerli ve Fenerbahçe yakaladıklarının bir kısmını gole çevirerek, yarışta devam dedi.

Vitor Pereira' nın, bir sakatlık veya ceza durumu olmaz ise artık bu 11' i bozacağını sanmam. Fenerbahçe, 4-2-3-1 ile oynuyor. 4-4-1-1 gibi gözükse de esasen, rakibi daha ileride karşılayan, daha ofansif bir 4-2-3-1' den başka birşey izlemiyoruz. Yani Fenerbahçe, oyunun ofansif tarafında, Beşiktaş' a benzemeye başladı. Daha iyi pas yapan, daha organize, daha hızlı oynamaya çalışan bir takım oldu.

RvP' nin arkasındaki 3' lü olan Volkan, Alper ve Nani orta saha pas trafiğini hareketlilik ve enerjileri ile rahatlattıkları ve RvP' ile oynamaya alıştıkları için, sahada daha üretken bir Fenerbahçe izliyoruz.

Esasen bir güler misin, ağlar mısın durumu var. Vitor Pereira bu başarılı ve uyumlu 11' i, çok daha erken yakalamalı ve istikrarla devam ettirmeliydi. Son 5-6 haftada bu noktaya gelebilmiş olması elbette üzücü. Elindeki kadronun oynayacağı doğru sistem ve felsefe ile doğru 11' i bence çok geç buldu. Bence Jozef yerine Ozan ile bu üretkenlik bir miktar daha artabilir ancak onun dışında bu 11 doğru 11 gibi gözüküyor.

Diego' ya yapılan protesto çok yanlış. Sezon boyu takım olarak yapılan hataların acısını tek bir futbolcudan çıkartmak anlamsız bir hareket. Diego elinden geleni yapan, kapasitesi sınırlı olsa bile iyi niyetli bir futbolcu. Bu kadroda, o formayı taşıyan hiç bir futbolcu yuhalanmamalıdır. Bunu yapan arkadaşları anlayışla karşılamak mümkün değil.

twitter: @bertankaya