Shakhtar' ın şifresi çözülür ise tur geçilir

Gruplara Kalmak Önemli

Önceki yazılarımda yazmıştım, Fenerbahçe' yi 3 Temmuz sonrası yaşanan zorlu süreçten çıkartacak, 3 Temmuz travmasını atlatmasını sağlayacak olan yegane başarı Şampiyonlar Liginde gruplara kalmak olacaktır.

Nani, Van Persie, hatta Robben gibi transferler dahi kısa süreli heyecan yaratmanın ötesine geçemez.

Fenerbahçe taraftarı futbolda başarıya aç. Avrupa' da başarıya hasret. Gruplara kalmak bu sebeple önemli. Hem gruplara kalındığında, 2 yeni transfer yapılacak. Gruplara kalındığında, kombine satışları tavan yapacak, ticari ürün satışlarında patlama olacak. 1 Milyon Üye projesinde üye sayısı, kısa süre içinde yüz bine ulaşacak.

Gruplara kalmak için ilk zorlu viraj Shakhtar. Bu turu mutlaka geçmeli Fenerbahçe. Gruplara kalmanın ne anlama geldiğini, Pereira ve futbolculara sabah akşam anlatmak, motivasyon sağlamak gerek.

Lucescu' nun takımı Shakhtar Donetsk' in şifrelerini çözmek, turu geçmek için önemli.

Shakhtar' a Genel Bakış

Shakhtar, Ukrayna futbolunun son dönemde parlayan yıldızı. 5 sezon üst üste şampiyonluk sonrası, geçen sezon eski Fenerbahçe' li Rebrov ' un takımı Dinamo Kiev' e geçilerek, ligi 2. sırada tamamladılar. Geçen sezondan önceki 5 sezonda ligi birinci sırada tamamlamaları nedeni ile Şampiyonlar Liginde ciddi bir tecrübeleri var. Üst düzey rakiplere karşı oynama tecrübeleri var. Kulüpte bir Şampiyonlar Ligi takımı kültürü oluşmuş durumda. Bu özgüvenin sahaya yansıdığını görüyoruz.

Shakhtar' ı tanımlayacak en önemli 2 kelime "istikrar" ve "denge". Lucescu' nun 4-2-3-1 sistemi o kadar oturmuş ve benimsenmiş ki, takım her sezon başında önemli yıldızlarını kaybetse dahi, arkadan gelenler sistemi başarı ile devam ettirebiliyor. Bu sezon da, Luiz Adriano, Douglas Costa ve Fernando gibi önemli silahlarını kaybeden Shakhtar, Eduardo ve altyapıdan kadroya alınan gençler ile yoluna devam ediyor. Yıldızlarının satılmasına alışık bir camia Shakhtar. Bu sayede önemli finansman sağlıyorlar. Bunun mimarı da Lucescu. Müthiş bir scout sistemine sahip olan Lucescu, gelecek vaat eden yabancı futbolcuları (özellikle Brezilyalılar) daha çok gençken tespit etme, ciddi rakamlara transfer etme, onlardaki potansiyeli açığa çıkartma ve sonra da dünya devlerine iyi rakamlara satma becerisini gösteriyor. Lucescu sayesinde, hem oyun sistemini, hem oyun felsefesini, hem de kadro yapılanmasını "istikrarlı" bir şekilde devam ettirebiliyorlar. Bu da Lucescu' nun nasıl bir sistem hocası olduğunu gösteriyor.

İkinci özellikleri bir "denge" takımı olmaları. Saha içinde, saha dışında asla uçlarda değiller. Gerçek manada gücünü, kapasitesini ve yapabileceklerini bilen bir ekip görünümündeler. 4-2-3-1' de her bir pozisyonun görev tanımı açıkça belirlenmiş. İsimler değişse de görevler ve görevlerin gereği yapılması gerekenler değişmiyor. Herkes görev ve rolünü en iyi şekilde yerine getiriyor. Getiremeyen, Lucescu tarafından tereddütsüz oyundan alınabiliyor. Takım içinde "yıldız" değil "takım" kültürü hakim. Bu anlayış, oyunlarına da yansıyor. Lucescu' nun takımı gerçek bir taktik disipline sahip. 11 senedir bu sistemden ufak revizyonlar hariç vazgeçmemiş olması dikkat çekici.

Bu anlamda 3 önemli yıldızını kaybetmiş olması Fenerbahçe açısından çok da önemli bir avantaj değil. Kadro derinlikleri, mevcut sistem için fazlası ile yeterli.

Fenerbahçe' nin kötü bir kura çektiğini herkes biliyor. Shakhtar asla hafife alınmayacak bir takım. Fenerbahçe gibi yeni yapılanan bir takım için, Shakhtar tarzı disiplinli ve dengeli takımlar her zaman zorlu rakipler olmuştur. Bunun ipuçlarını Dnipro maçında zaten görmüştük. Fenerbahçe hazırlık maçlarında ilk ve tek mağlubiyetini bu özelliklere sahip bir takıma karşı almıştı. Üstelik Shakhtar' dan daha alt seviye bir takım olduklarını söylemek (UEFA Avrupa Ligi finali oynamış olmalarına rağmen) mümkün.

Shakhtar' ın Özellikleri

Peki böyle güçlü kültür ve alışkanlıklara sahip, dengeli ve istikrarlı bir takımı nasıl eleyebilirsiniz?

Önce rakibin şifrelerini çözelim.

Shakhtar iyi bir 4-2-3-1 takımı. Bu zaten Luce' nin artık klasikleşen sistemi. Shakhtar bir akıl ve sistem takımı. Luce elindeki malzemeye göre sistem oluşturan bir hoca değil. Sistemine göre futbolcu alıyor ve kadro kuruyor. Bu sebeple, 11 senenin sonunda takımda ciddi bir 4-2-3-1 oynama kültürü oluşmuş durumda. En son oynadıkları Ukrayna Süper Kupa maçında, Dinamo Kiev karşısında, 2-0 galip gelmeyi başardılar. Bu maçta, Lucescu' nun sistemi ile ilgili önemli ipuçları elde ettik. Sanıyorum ki Pereira ve teknik ekibi de bu maçı dikkatle analiz edeceklerdir.

4-2-3-1 de Lucescu' nun en kilit oyuncuları, oyun kurma ve oyunun yönünü değiştirme yeteneklerine sahip sağ bek Srna, ileri hızlı ve sürpriz koşuları olan, enerjik ön libero Stepanenko, 4-2-3-1 in iyi anlaşan 3' lüsü Taison, Alex Teixeira ve Marlos. Adriano yerine Gladkiy' i tek forvet olarak kullanıyorlar. Fred, geriye dönük savunma ağırlıklı bir ön libero. Takımın Srna ile birlikte geriden top çıkarmada önemli bir silahı o.

Shakhtar düşük tempoyu seven, oyunu kalabalık alanlarda kilitleyen, bloklar arası yakın oynayan, rakibi genelde kendi yarı sahası ortalarında karşılayan bir ekip. Rakibin kendi yarı alanından oyun kurmasına müsaade ediyor, ancak 2. bölgeden itibaren pas kanallarını tıkıyorlar. Müthiş bir alan ve adam paylaşım disiplinleri var. Rakiplerinin pas opsiyonlarını, dar alanlarda en büyük enerji verimliliği ile kilitlemek temel stratejileri gibi gözüküyor. Bir anlamda rakipler hızla 2. bölgeye girip, duvara tosluyor, top kayıplarına zorlanıyor. İkinci ve hatta bazen 1. bölgede kazanılan toplar, hızlı bir şekilde ön 4' lüye aktarılıyor, oradan da hızla ceza alanı içine taşınıyor. Takımın kazandığı topları verimli kullanması dikkatimi çekti. Pozisyon yüzdesi düşük ama gol yüzdesi çok yüksek bir takım olan Shakhtar, bu sistemi 6 senedir hemen hemen hatasız oynuyor.

Shakhtar, bek-açık uyumu üst düzey bir takım. Açıkların ve forvetin boşalttığı alanlara bekler Srna ve İsmaily iyi sızıyor ve buradan ceza sahası içine iyi toplar çıkartıyorlar. Alex, Stepanenko, Gladkiy ve açıklar Taison ve Marlos hücumda yer paylaşımını da mükemmel yapıyor. Bu 5' li, aynı zamanda dönen topları alma ve tekrar hücuma döndürme konusunda da oldukça başarılı. Ceza yayı etrafında oldukça iyi bir hat oluşturuyor ve dönen topları, bu hattı aştırmadan kazanabiliyorlar. Bu da hücumda enerji verimliliği sağlıyor.

Kısaca hem savunma, hem de hücumda ne yaptığını bilen, bilinçli, disiplinli ve ekonomik oynamayı çok iyi bilen bir takım ile karşı karşıyayız. Bu da, özellikle 75-80. dakikalardan sonra rakipler için tehlike arz ediyor. Rakip yorulmaya başladığında, maç boyu kompakt, verimli ve ekonomik oynayan Shakhtar, rakibe ölümcül darbeler indirebiliyor.

Fenerbahçe bu futbol makinesini nasıl bozar?

Bozmak kelimesini bilinçli kullandım. Burada Shakhtar' ın makine dişlilerine çomak sokmak gerekiyor. Bu dişliler birlikte verim sağlıyor. Dişlilerden bir veya ikisi durursa, makine durur.

Burada 4-2-3-1 sistemi, iki yarıda iki farklı taktik disiplinle uygulanır, Shakhtar' ın güçlü olduğu oyun sisteminden çıkması sağlanır, takım ezberini bozmak üzere, bazı oyunculara nokta pres yapılır ise bu makinenin bazı dişlileri durur. Dişliler durur ise Shakhtar duracaktır. En azından Kadıköy' de bu strateji işe yarar.

Bu stratejinin detayları neler, onlara bakalım.

Fenerbahçe, Shakhtar' ı akıllı, bilinçli ve enerjik bir futbol ile eleyebilir. Sertliğe sertlik ile karşılık vermek diğer önemli başarı faktörü. Shakhtar' ın sertlik ve yıldırma çabası aynı şekilde cevap bulmalı.

Ben bu karşılaşmada, Pereira' nın, 4-3-3 değil, 4-2-3-1' e yakın bir sistem ile çıkacağını düşünüyorum. Fenerbahçe, son derece iyi beklere ve son derece iyi açıklara sahip bir takım. Ancak bek-açık uyumu henüz sağlanmış değil. Bu takımın birbirlerine alışma sürecinden kaynaklanıyor. Böyle bir sistemde 4-3-3 oynamak, akılcı değil. Böyle bir sistemde, maçın kaderi Sow ve Nani' nin özellikle defansif performanslarına kalır. Bu ise, henüz fiziksel yüklemesi yapılmamış bir takım için risk demektir. Özellikle 55-60. dakikalar sonrası düşüş olduğunda en az 2 oyuncu değişikliği gerekir ki, bu da Pereira' nın taktik alternatiflerini ve hamle imkanlarını azaltır.

4-2-3-1' de ise, eğer kompakt oynama becerisi gösterilir ve hatlar kopuk olmaz ise, ekonomik oynama imkanı olur ve Shakhtar' a kendi silahı ile cevap verilir. Bireysel beceri olarak Shakhtar' dan daha kaliteli olan Fenerbahçe, 4-3-3' e göre daha temkinli bir sistem ile oynuyor olduğundan, bulacağı az sayıda pozisyondan iyi bir gol yüzdesi çıkartabilir. Çünkü Fernandao ve Sow çok formdalar.

Aslında önerimiz tam da bu. Shakhtar' ı, Shakhtar' ın silahı ile vurmak. Shakhtar'ın ekmeğine yağ sürmemek. İki 45 dakikada farklı iki sistem ile Shaktar' ı şaşırtmak.

İlk 45 dakikada, 4-2-3-1' i daha ileride kurmak, Srna, Fred ve Alex' e yoğun pres yapmak, Stepanenko' yu markaja almak ve sürpriz koşularını kesmek, Gladkiy' i Alves ile sert bir markaja almak (kartlara dikkat ederek, makul bir sertlikle) Shakhtar' ı şaşırtabilir. Esasen zayıf yönleri için de iki kelime kullanabiliriz. "Baskı" ve "Hız". Baskı altında top çıkartmakta zorlanıp, hızlı ve sürpriz hücumlarda, savunma disiplinini kaybedebiliyorlar. Dinamo maçının bazı dakikalarında, hatlar arasında önemli boşluklar verdiler. Dinamo' nun her baskısı, her hızlı hücumu, yerleşmeleri için yeterli süre vermediği her sürpriz atak, savunma dengesini bozdu. Fenerbahçe ' de bunu yapmalı. İlk 45 dakikada, özellikle bu 4 isme yoğun bir baskı uygulamak, kazanılan topları hızla Nani ve Sow ile buluşturmak, beklere alan yaratmak ve bu boş alanlardan bekler tarafından içeriye kesilecek ortaları Fernandao ile buluşturmak yüzde yüz işe yarayacaktır. Özellikle ilk yarıda bir veya iki gol bulunur ise, bu Shakhtar' ı strese sokacaktır. İkinci yarıda alışılmış düzenlerini sekteye uğratacaktır.

İkinci 45 dakikada ise, 4-2-3-1' i daha geride kurmak, daha kompakt oynamak, fiziksel olarak düşebilecek Nani, Meireles, Diego ya da Souza gibi isimleri, oyundan zamanında almak ve saha içindeki 11' i hep diri tutmak gerekiyor. Shakhtar' ı Shakhtar' ın silahı ile vuracağımız yarı, ikinci yarı olmalı. Bu fiziksel seviye ile ikinci yarıyı da aynı tempo, baskı ve yerleşim ile oynamak intihar demek olur. Bu sebeple, ikinci yarıda, taraftarın hoşuna gitmese de Shakhtar gibi oynamak, turu getirebilir. Bu yarıda beklere büyük rol düşecektir. Taison ve Marlos ile, geriden çıkacak İsmaily ve Srna' yı maç boyu kontrol altında tutmak gerekecektir. Ben maçın kilidinin, her iki takım açısından da bekler ve açıklar (dış oyuncular) olduğunu düşünüyorum. Buraları enerjik kılmak ve tutmak Fenerbahçe açısından çok önemli. Pereira' nın da Gökhan- Şener- Hasan Ali ve Caner üzerinde fazlaca durması ve genelde eşit şans vermesi de bundan. Doğru yolda.

Fenerbahçe iki farklı yarıyı, iki farklı taktik disiplin ile oynar ise, sahadaki 11' i hep enerjik kılacak değişiklikleri zamanında yaparsa ve golü ilk yarıda bulabilir ise, ilk maçtan büyük bir avantaj ile döner. Gol bulunmasa bile, maçı gol yemeden tamamlamak önemli. Burada gol yenirse, bunu Ukrayna' da telafi etmek zor.

Sahaya Çıkacak Kadrolar

İlk yarıda sahaya, Volkan- Şener, Alves, Kjaer, Caner- Meireles, Mehmet Topal- Sow, Diego, Nani- Fernandao 11' i ile çıkılması daha doğru olur. Şener ve Nani, hızları ile İsmaily ve Marlos' u oldukça zorlar. Daha baskılı hücum edilecek bir ilk 45' te bence doğru tercih bu ikili olur. Solda da Caner ve Sow, geçmişten gelen uyumları ile iş yaparlar. Srna ve Taison bu ikili nedeni ile daha temkinli olacaktır.

Beklenmeyen sakatlık ya da kart durumları olmaz ise, İkinci yarıda, bu 11' de 60, 65 ve 75. dakikalarda 3 değişiklik öneriyorum. İlk değişiklik, 60 ' da Diego- Souza değişikliği olacaktır. Bu orta sahada bir dinamizm sağlar. İkincisi, 65' de Şener- Gökhan değişikliğidir. Burada Gökhan' ın enerjisi ile rakibin sol kanadını kullanma becerisi sekteye uğratılır. Son değişiklik ise, Fernandao- Hasan Ali değişikliği olmalıdır. Burada da, son 15' te rakibin sağ kanat enerjisi durdurulur. Caner, Sow' un yerine, Sow' da Fernandao' nun pozisyonuna kaydırılır. Nani 'nin hızından, tecrübesinden ve açık alanda pozisyona girme özelliklerinden faydalanmak için, eğer oyundan çok düşmedi ise, oyundan alınmamasını öneriyorum. Eğer oyundan düştü ise, Fernandao yerine oyundan Nani alınabilir. Nani, çok kötü değilse en azından 75 dakika sahada kalmalı. Bu önemli silahtan faydalanılmalıdır. Hazırlık maçlarında genelde 60- 65 dakika çıkartabildi. Belki maç gününe kadar, 70- 75 dakika aktif olarak verim alınması sağlanabilir. Böyle oyuncular maçta oyundan düşse bile, tek bir hareketi ile maç kazandırabilir. Bu da unutulmamalı.

Fenerbahçe Shakhtar' ı eleyebilir.

Fenerbahçe, Shakhtar' ı Pereira' nın akılcı futbolu ile eleyebilir. Bence bu strateji ile hareket edilir ise Fenerbahçe' nin tur geçme şansı %60. Ben Pereira 'nın bu şifreleri çözdüğünü düşünüyorum.

Fenerbahçe tarihinin belki de en önemli 90 dakikaları başlıyor. Pereira' nın ve futbolcuların bu bilinçle sahada olacaklarına inanıyorum.