"Chelsea gibi oynuyoruz"

Süper Lig'de sezonu 4. sırada kapatan Başakşehir'in teknik patronu Abdullah Avcı, başarısının sırrını Milliyet'e anlattı.

"Chelsea gibi oynuyoruz"

ÖZEL RÖPORTAJ - LEVENT KALKAN

Türkiye’de kompakt futbolun algısı yanlış. Bizim için hala kapalı oynuyor diyorlar. Biz dünya futbolunun gittiği noktada öne ve arkaya bir kuş sürüsü gibi hareket ederek oynamaya çalışıyoruz. Chelsea bunun en önemli örneği. Biz bunun için ligde fark yarattık. Bunu yapabildiğimiz için 4. olduk. Ligin rakip ceza sahasına en fazla giren 4. takımıyız.

Telefonla arayıp, “Ağabey röportaja gelmek istiyorum” dedim, “Ne zaman istersen yaparız” yanıtını verdi her zamanki samimiyetiyle. Foto muhabiri arkadaşım Cengiz Malgır’la, Başakşehir Fatih Terim Stadı’na gittik, kapıda kulübün medya sorumlusu Ufuk Ünal tarafından karşılandık...

Bir kahve içtik, ardından da ofislerin bulunduğu kata çıktık. Statta değil, 5 yıldızın otelin koridorlarında yürüyorduk sanki. Sezon bittiği için herkes tatile çıkmış, boş odalarda sessizlik hakim... Yardımcı antrenörler, analistler, doktorlar yerlerinde yoktu ama yeni sezonun planlamasına başlayan Abdullah Avcı sabah saatlerinde stada gelmiş, odasına çekilmiş, transferle ilgili çalışmalar yapıyordu...

İkimizin de vakti azdı, kısa bir sohbetten sonra röportaja başladık.

İlk olarak, “Mütevazı kadroya rağmen ligi 4. sırada bitirerek herkesin takdirini kazandınız. Peki sezon başındaki hedefiniz neydi” diye sorduk, kapsamlı bir yanıt aldık...

“Sezon başı yönetimin düşüncesi bile, ‘ayaklarımızın üzerinde duralım, sıkıntı yaşamayalım’ şeklindeydi. Bizim hedefimiz ise geçmişteki gibi doğru oyunla, futbolun doğrularıyla başarıyı yakalamak oldu. Başlangıçta hedefimiz ligi 4. sırada bitirmek değildi. Ancak haftalar ilerledikçe dünya normlarında futbol oynamaya çalıştık ve adım adım yol haritamız önümüze açıldı, hedeflerimiz büyüdü. Trabzonspor ve Bursaspor’u geçmek; Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın arkasına yapışmak, ligdeki 17 takımdan da puan almak, ligin son haftasına kadar en az gol yiyen takım olmak son derece önemli. Oyuncuların sisteme inanması, doğru oyun prensiplerinin yerleşmesi ve alınan sonuçlar zamanla grup enerjisini daha da yükseltti. 4.’lük hedefi önümüze çıktıktan sonra da ekip halinde çok zorladık, oyuncular da bunu çok istedi ve başardık.”

En çok şut atan 5. takım

Abdullah Avcı sıkı sıkıya bağlı olduğu “kompakt futbol” anlayışında hiçbir değişiklik olmadığını anlatırken, Başakşehir’in istatistiklerini bizimle paylaştı, “savunma futbolu oynuyorlar” diyerek kendilerini eleştirenlere de çok net mesajlar yolladı:

“Türkiye’de kompakt kelimesinin algısı yanlış. Bizim için kapalı oynuyor falan diyorlar. Biz dünya futbolunun gittiği noktada öne ve arkaya beraber hareket eden bir kuş sürüsü gibi oynamaya çalışıyoruz. Chelsea bunun en önemli örneği. Arsenal, Bayern ve Barcelona’ya dikkat edin. Kaybettikleri anda hep birlikte topun arkasına geçiyorlar, geçiş oyununu sahaya yansıtıyorlar. Biz de bunu yapmaya çalışıyoruz. Biz bunun için ligde bir fark yarattık. Bunu yapabildiğimiz için ligin 4.’sü olduk. Ligin rakip ceza sahasına en fazla giren 4. takımıyız. Kompakt oynuyoruz ya biz! Ligin rakip kaleye en fazla şut atan 5. takımıyız. Kompakt oynuyoruz ya! Kendi kalesine merkezden en az şut atılan takımız. Son haftaya kadar ligin en az gol yiyen takımıydık. Yüksek topları savunmada en fazla alan takımız. Düşen topları en fazla alan 2. takımız. Biz kompakt oyunu oynamaya çalışıyoruz. Başka istatistikler de verebilirim. Kompakt oyunu Türkiye’de yavaş yavaş nasıl oynanması gerektiğini göstermeye çalışıyoruz ve asla bundan vazgeçmeyeceğiz.”

Abdullah Avcı bu sezon sadece Şükrü Saracoğlu Stadı’nda 2-0 kaybettikleri Fenerbahçe maçında performans gösteremediklerinin altını çizerek şöyle devam etti:

‘4’e kadar uyumadım’

“Sezon boyunca takımla 164 toplantı yaptım. Bunların büyük bölümünü görüntülü analizler oluşturdu. Bireysel hata da olsa bir futbolcuyu öne çıkarmam. Hatayı en baştan sona kadar getirerek gösteririz. Ben de hata yapıyorum. 2-2’lik Fenerbahçe maçından sonra sabah 4’e kadar uyumadım, maçı izledim. Biz 34 haftada tek bir maçta gerekli performansı ortaya koyamadık, o da Kadıköy’deki Fenerbahçe maçıydı. Bu maça 4’te 4 yaparak gitmiştik. Fenerbahçe 33, biz 27 puandaydık. Yenersek 33’e 30 olacaktı. Oyuncu grubumuz bu atmosfere çok alışkın değil. Ligin son haftalarında da bu anlamda sıkıntı yaşadık. Bunun dışında oyun içinde hep istikrarlı olduk. Bir maçın 15 dakikası sallandık, bir maçın 8 dakikası sallandık ama genele bakarsak takımın performansından son derece memnunum.”

İtalyanlar kötü hoca mı?

Mancini ve Prandelli’nin teknik adamlıklarını sorgulayabilir miyiz? O zaman olaya kendi tarafımızdan bakmalıyız. Geçmişte Hiddink, Löw ve Del Bosque de burada başarısız oldu. Mesele taktik değil. Yabancı hocalar Türkiye’ye kaosun içine geliyor.

Mancini ve Prandelli gibi uluslararası alanda başarılar kazanmış teknik adamlar burada neden hayal kırıklığı yarattı? Size göre sorun taktiksel mi yoksa başka sıkıntılar mı var?

‘Taktik nedir ya...’

- Mancini ve Prandelli’nin geçmişini, teknik adamlıklarını irdeleyebilir miyiz? O zaman olaya kendi tarafımızdan bakmalıyız. Demek ki kendi iç dinamiklerimiz var bizim. Kulüp yapıları, oyuncu grubu, yönetici, medya... Bir sürü etken var. Hiddink, Löw, Del Bosque kötü hoca mı? Aragones kötü hoca mıydı? Ben Mancini’ye de, Prandelli’ye de saygı duyuyorum. İnsan kalitesi yüksek teknik adamlar bunlar. Mesele taktik de değil bence. Taktik nedir ya!

3-5-2, 4-4-2, 4-2-3-1’i mi konuşacağız. Diziliş olarak aralarında 2-3 metre oynuyor. Oyuncuyla doğru iletişim, sevk ve idare çok önemli. Oyuncuyu yönetme, medyayı yönetme, yöneticiyi yönetme... Teknik adamlığın bir sürü detayı var. Yabancı bir insan burada kaosun içine geliyor.

Avcı, Türk hocaların yaşadığı sorunlar konusunda doluydu, hız kesmeden devam etti:

3 dakika için 6 saat

- “Bizim medyayla bir araya gelip oyunu konuşmamız lazım. Ben ne düşünüyorum, planım-stratejim ne? Televizyon karşısına geçip, o niye girdi, bu niye çıktı demek kolay. Ben 3-4 dakika görüntü göstermek için 6 saat maç izliyorum. Eğitimden geçiyorum. Kurslara, seminerlere, yurt dışına gidiyorum... Peki medya bunu yapıyor mu? Türkiye’de 3 senedir sahanın dışı konuşuluyor. Biz oyunu nasıl geliştireceğiz? Kavga ederek mi bunu yapacağız! Mesela sen futbol oynadın Levent... Vefa’da beraber oynadık. Farklı bir açıdan bakabilirsin, ama benimle konuştuktan sonra daha farklı bir açıdan da bakabilirsin. Çünkü ben 30 senedir bu işin içindeyim. Futbol pozisyon oyunudur. Saha içi eleştirilsin hiç sıkıntı yok ama bizim de bunlara verecek milyon tane cevabımız var. Çok yanlış algılar oluşturuluyor.”

‘Avrupa’da hedef gruplara kalmak’

UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele etmek hem kulübümüze hem de oyuncularımıza uluslararası alanda tecrübe kazandıracak. Umarım gruplara kalabiliriz. Bunun dışında bir hedef belirlemek bu aşamada gerçekçi olmaz.

Başakşehir tarihinde ilk kez Avrupa’ya açılıyor. Rotanız ne olacak?
- Bu kulüpte 7. sezonumu bitirdim. Milli Takım’dan önce 6 yıl çalışmıştım. İstikrarın ne kadar önemli olduğunu şöyle anlatabilirim. Burada PTT 1. şampiyonluğu, Türkiye Kupası finali, Lig 6.’lığı yaşadım. Bugün ligin 4.’süyüz ve Avrupa’ya gidiyoruz. 7 senede 4 önemli başarı elde etmişiz. Avrupa kupalarına katılmak kulübümüze tecrübe kazandıracak. Avrupa Ligi’nde gruplara kalmak bizim için ulaşılabilir bir hedef. Başarabilirsek çok önemli bir deneyim kazanmış olacağız. Umarım gruplara kalabiliriz. Bunun dışında bir hedef belirlemek bu aşamada gerçekçi olmaz.

Peki takımda tecrübe konusunda bir sıkıntı yaşanır mı?
- Kulübün Avrupa’da tecrübesiz olması hiç önemli değil. Bunu zamanla kazanacağız. Epureanu, Moldova Milli Takımı’nın oyuncusu. Rotman Slovenya’nın, Visca Bosna Hersek’in, Badji Senegal’in oyuncuları. Mahmut ve Volkan da Milli Takımımız’da görev yapıyor. Mossoro, Braga’da Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi’nde sürekli oynamış bir futbolcu. Toplamda 8 oyuncumuz milli takımlara çağrılıyor.

UEFA Avrupa Ligi’ne katılım konusunda bir sorun var mı?
- Bu konu son 1 aydır dedikodu olarak konuşuluyor. Bizim mali kriterlerle ilgili sıkıntımız yok. UEFA kulüp lisansını da aldık. 2011 yılında Fenerbahçe ve Beşiktaş’la oynanan karşılaşmalardan dolayı bu konu konuşuluyor. Bizde oyuncu bazında bu konu gündeme geldi ve sözkonusu oyuncuların sözleşmeleri fesh edildi. Avrupa Ligi’ne katılacak gibi hareket ediyoruz.

Gümüşdağ’a özel teşekkür

Abdullah Avcı, Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ’a çalışmaları ve kendilerine verdiği destek için özel olarak teşekkür etti:

“Başkan bazen bana, ‘aramıyorsun’ diye sitem eder. Ben de, ‘başkanım senin koltuğunun altında çok karpuz var. Ben zaten burada teknik adam olarak işimi yapıyorum’ diyorum. Sıkıştığım zaman elbette arayıp konuşuyorum ama biz her türlü imkana sahibiz, çözümleri de kendimiz buluyoruz. Allah herkese böyle bir başkan nasip etsin. Bize son derece sağlıklı bir ortam oluşturdu. Türk futbolu ve kulübü için çok iyi işler yapmaya çalışıyor.

Enerjisi çok yüksek, bu kadar işi aynı anda yapabiliyor. Bir teknik adamın çalışabileceği en doğru isimlerden. Bizimki sadece başkan-teknik adam ilişkisiyle sınırı değil. Biz dostuz... Bugün buradayız yarın belki olmayacağız ama dostluğumuz ömür boyu sürecek.”

Bilic’e övgü

Abdullah Avcı, Beşiktaş ve Başakşehir’in, Süper Lig’in en kompakt takımları olduklarını dile getirdi. Slaven Bilic’in vedası için, “Beşiktaş Yönetimi’nin kararıdır, yorum yapmam doğru olmaz” diyen Avcı şöyle devam etti:

“Beşiktaş 2 senedir gelişen ve saha düzeni olan bir takım. Ligimizde iyi ekipler var ama bana göre Beşiktaş ve Başakşehir saha düzeni en iyi olan takımlar. Bilic, dünyadaki futbolu kendi takımında oynatmaya çalışan ve bunu geliştiren bir teknik adam oldu. Kupa olarak karşılığını alamadı ama Avrupa’da biraz daha ilerleyebilirdi. Bu şansı da yakalamıştı ama sonuca endeksli bir oyun oynuyoruz. Tabii her hafta deplasmanlara gitmek, başka başka statlarda oynamak kolay değil. Futbolun içindeki insanlar bunu iyi bilir.”

‘Mahmut ve Volkan gurur kaynağımız’

“Mahmut Tekdemir ve Volkan Babacan’ın, A Milli Takım’da yer almasından gurur duyarız. Ben göndermedim Fatih Hoca aldı takıma. Volkan, U-17 Milli Takımı ile Avrupa Şampiyonluğu ve Dünya 4.’lüğü yaşadı. Fenerbahçe’de de Volkan Demirel’in arkasındaydı. Volkan sahneye çıkmakta son derece geç kalmış bir kaleci ancak bu sezon çok önemli bir performans sergiledi. Mahmut ise genç takımdan itibaren tanıdığımız bir oyuncu. Sezon başında, ‘bir gol at dişimi kıracağım’ demiştim kendisine. Bu sezon 4-5 tane gol attı, en az 7-8 tane de net kaçırdı. Çok akıllı, iki ayağını da iyi kullanan, soğukkanlı bir oyuncu.”

‘Mossoro işi çözdü’

“Sezon başında takım savunması ağırlıklı yoğun çalışmalar yaptırdım. Takım savunmamız hızla gelişirken, hücumda bir takım sıkıntılar ortaya çıktı. Bunu da yetenekli oyuncunun çözmesi gerekiyordu. Transfer çalışması yaptık ve Mossoro’yu getirdik. İlk haftalarda oyunun içinde Mossoro’yu ne zaman bulursak problem çözüyorduk. İlk 4 maç hemen hemen hiç pozisyon vermeyen ancak fazla pozisyona da giremeyen bir takım kimliğimiz vardı. Mossoro’nun hem takıma uyumu hem de fizik eksiklerini gidermesiyle 4. haftadan itibaren hücum organizasyonları üzerinde çalıştık. Hem doğru gol pozisyonları üretmeye başladık, hem de atakları sonuçlandırdık. Bu tabii ki bir süreç işi.”

‘62 bin genç var’

“Kısa vadede stadı ve tesisleri bitirmeyi, orta vadede de ayakları yere sağlam basan bir takım yaratmayı planlamıştık. Başakşehir’de Alman modeliyle Elit Akademi’yi kurmak istiyoruz. Bununla ilgili kulübümüzün önemli projeleri var. Başakşehir 400 bin nüfuslu büyük bir ilçe. Okul, futbol ve kişilik eğitimini, iyi antrenör yönetiminde eğitim alan oyuncu grubuna yatırım yapacağız. Burada 9-19 yaş aralığında tam 62 bin çocuk ve genç erkek var. Hem bölgenin gencini antrenman sahasına çekeceğiz hem de taraftar grubu oluşturmaya çalışacağız. 4-5 yılda doğru yatırımlarla bunu başarmak istiyoruz. Uzun vadede de yarışan bir takım olmayı hedefliyoruz.”

‘Ligin en iyisi Topal’

“Sezonun en başarılı oyuncusu kim?” diye sorduğumuz Avcı’dan, “Benim için Mehmet Topal” yanıtını aldık. “Ağabey geçen sezon da Mehmet’i seçmiştin, kendi takımına alacaksın galiba!” diye araya girince, “Alamam ki, nasıl alayım Mehmet’i!” diyerek güldü ve devam etti, “Mehmet, Fenerbahçe’nin bu yarışın içinde olmasının en önemli sebeplerinden biridir. Geçen sezon da çok büyük katkılar yapmıştı takımına. Karakter olarak da inanılmaz bir insandır” dedi.

‘Avrupa’da örneği yok’

Abdullah Avcı, 17 bin 300 kişilik Başakşehir Fatih Terim Stadı’nın, Türkiye’de bir örneğinin olmadığnı söyledi, “Avrupa’da benzerleri var ama hiçbiri bizim stadımız kadar özellikli değil. Takımımız gibi stadımız da kompakt” dedi.

Abdullah Avcı ile birlikte stadı ve tesisleri de gezdik.

Chelsea gibi oynuyoruz

UEFA soruşturma başlattı! Bakan Kasapoğlu'ndan ilk tepki...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber