Ercan Güven

Ercan Güven

eguven@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Uzayda aynı yönde aynı hızla yol alan iki cisimden biri öndeyse, arkadakinin yetişme ihtimali teorik olarak sıfırdır.
Ama burası Dünya... Türkiye... Süper Lig.
Yerçekimi var, sürtünme var, sürtüşme var, rakip var, fiziki ve psikolojik parametreler var.
Yani, kontrol Beşiktaş’ta olsa da Fenerbahçe pozisyonunu koruyup “yakalarsam geçerim” mesajı vererek en doğru işi yapıyor.
Bir başka deyişle “aktif bekleme” Fenerbahçe’ninki!

Peki, Fenerbahçe aktif de taraftarı pasif mi?..
Üç hafta kala üç puan farkla şampiyonluk peşindeki takımın şık ve konforlu stadı niye dolmuyor güneşli bir Pazar günü? Köşeler açık, koltuklar eksik?
Sakın “seyirci futboldan koptu” filozofluğuna soyunmasın kimse. Hele “tribünlerin şampiyonluktan ümidi azaldı” cümlesini hiç kurmasın.
Çünkü “burası Türkiye”!..
Bakın, fikstür çekiminde minicik bir oynama olup bugün bu maç Gaziantep’te olsa, Emniyet’e saldırı, iki şehit ve yirmiden fazla yaralı polis nedeniyle iptal edilecekti büyük bir ihtimalle. O kadar bıçak sırtı yürüyor işler.
1 Mayıs’ta İstanbul’daki milyonlarca işçi bayramlarını kutlamak için sokağa çıkmaktan çekiniyor. Miting alanı yarı yarıya...
Maçtan önce Şükrü Saracoğlu’nun komşusu Bahariye ve Moda’da Fenerbahçe formalıları çıkın, bir avuç insan dolaşıyor ne yazık ki.
Çok takmayın seyirciye... Pereira’ya da söylesin birileri, “niye tribünler ful olmadı” anlamında konuşmasın; anlamaz, onu aşar bu işler. Sinir uçları tenine çıkmış Türkiye’de şu sezon kazasız belasız bitsin de seyirci varsın az olsun.

Haberin Devamı

Maça gelince... Fenerbahçe can derdindeki Gaziantep karşısında beklendiği kadar hızlı bir başlangıç yapamadı.
Oysa Pereira, -çok geç de olsa- Mersin’den beri yakaladığı “pozisyonları değerlendiren” kurgusunu bozmamış, Alper’li Volkan’lı takımı sürmüştü sahaya.
Nani iyi idi... Van Persie iyi idi... Alper ve Volkan oyunu hızlandırıyordu. Lakin gol, hatta pozisyon yoktu ilk 25 dakika. Sebebin birincisi, top Fenerbahçe’deyken santrafor Larsson dışında on kişiyle birlikte savunmaya geçen Gaziantep’ti... Etten duvar olmuşlar, Fenerbahçe’yi ceza sahasına yaklaştırmıyorlardı.
İkinci sebep ise Fenerbahçe’nin hızını kesmek için rakibin yaptığı faulleri, hakemin görmezden gelmesiydi. Kalkavan faul çıtasını İngiltere seviyesine çekti ilk yarının başında ve duran top bile bulamadı Fenerbahçe.

Haberin Devamı

Antepli futbolcular rakiplerinin usta ayaklarını durdurmak için o kadar gayret sarf ettiler ki, Koray ve Orkan çeyrek saat dolmadan sakatlanarak sahayı terk etmek zorunda kaldı. O dakikalardan sonra Fenerbahçe’nin hakim ve rahat oyunu başladı.
Nani döktürdü, Van Persie en iyisini oynadı, Volkan, Alper yine uçtu. Sadece ilk yarıyı dört golle galip bitirebilirdi Fenerbahçe; Alper, Van Persie, Kjaer ve Nani’nin kaçırdıkları olmasa.
İkinci devrenin açılışı Van Persie’nin şık golüyle yapılınca, Van Persie’nin ikinci, Fenerbahçe’nin üçüncü golüne kadar İstanbul’a beraberlik umuduyla gelen Gaziantepspor’un yapacak hiçbir şeyi kalmamıştı. Fenerbahçe oyunu rakip kaleye biraz daha yaklaştırmış sadece gole odaklanmıştı. Rakibin gol atma şansı ise sıfıra yakındı.
Beceriksizlikten değil, Fenerbahçe’nin baskısından...
Evet... İki şutu direkten dönen, 2-0 öndeyken bile oyunu forse eden Fenerbahçe, belli ki Gaziantepspor’u yenmenin ötesinde şampiyonluktaki iddiasını da sergilemek niyetindeydi.
Pereira’da öyle... Yorulmuş Volkan’la Fernandao’yu değiştirip, kaçan golleri değerlendirebilmek peşine düştü son 15 dakikada. Deneye deneye bulduğu hem atan hem tutan takım onu da coşturmuş olmalı!
Maçın tek anlamsız meselesi, Diego’ya yönelik önyargılı protestoydu. Stadın bir kısmı ıslıkladı, bir kısmı alkışladı. Bu da şampiyonluk kuyruğundaki Fenerbahçe’nin tribünlerinde ne fırtınalar koptuğunu ortaya koydu. Hani kızmaya hazır ama işi bozmamak için dudaklarını ısıran adamlar olur ya; o durumda Fenerbahçeliler. Ama merak etmeyin, takım bu güzel oyununu sürdürdükçe patlayamayacaklar.