Turkish Airlines Euroleague’de şu ana kadarki en başarılı temsilcimiz olan Anadolu Efes İstanbul’da CSKA Moskova’yı ağırladı. Maçın başında, belki de o muhteşem reklamın etkisiyle, konsantrasyon eksikliği yaşandı. Bu bölümde CSKA, özellikle Kaun’la pota altından çok rahat sayılar bularak farkı da çift hanelere taşıdı. İkinci çeyrekte Semih’in pota altı savunmasına ağırlığını koymasıyla dengeyi sağlayan Anadolu Efes ilk yarı sonunda farkı 6 sayıya kadar indirdi.

İkinci yarıda Farmar ve Gordon’un Semih’e katılması ivmenin iyice Efes lehine dönmesine sebep oldu. Teodosic tek başına Moskova ekibini ayakta tutmaya çalışırken Micov’dan da aldıkları katkıyla son periyota yine önde girmeyi başardılar. Müthiş bir mücadeleye sahne olan son bölümde tribünlerin desteğini de arkasına alan Anadolu Efes, hiç geri adım atmadan, doğru hamlelerle maçı 63-60 kazanmayı başardı. Lucas Gordon 14 sayı 11 ribaundla maçın yıldızı olurken Farmar ona 15 sayıyla eşlik etti.

Ufak bir detay belki ama üç sayılık atışlarda istediğini bulamayan oyuncuların ısrar etmek yerine daha garantili yakın atışlara yönelmesi de galibiyeti getiren en önemli faktörlerden biriydi. Anadolu Efes polemiklerden uzak durup hem spor hem basketbol adına çok güzel mesajlar veriyor. Bu çabanın bu tip galibiyetlerle taçlanması Türk basketbolu adına da önemli.

Evinde Barcelona’yı konuk eden Fenerbahçe Ülker yavaş yavaş Euroleague’e veda turlarına başlamış gibiydi. Daha ilk devre sonunda skor konuk ekip lehine 50-19’a geldi. Ne oyuncular, ne Pianigiani kağıt üzerinde tartışılacak isimler değiller. Ancak takımda bir uyumsuzluk olduğu da kesin. Geçen haftaki derbi galibiyeti bazı şeyleri unutturdu belki ama o maçı da son bölümde lehine çevirdi sarı-lacivertli ekip. Yanılmıyorsam Maccabi deplasmanıydı. Mağlubiyet sonrası soyunma odası koridorlarında Pianigiani’nin oyunculara bakışı ve oyuncuların da tepkisizliği kameralara yansıdığında görüntüyü çok yadırgamıştım. O ruh hali takımda hala devam ediyor. Teknik, taktik konulardan önce halledilmesi gereken daha önemli psikolojik sorunlar var gibi görünüyor.

Her şeyi bir yana bırakırsak bu maçın çok faydası dokunabilecek bir isim vardı kadroda. İlkan Karaman. Fakat süre aldığı bölümlerde gösterdiği ciddiyetsiz tavırları, zamansız şutlarıyla kendisinden umudu olan bir çok insanın fikrini değiştirmeye başladı. Sezon başında kulüpler arası gövde gösterilerinde gerçek değerinin biraz üzerinde ilgi görmesini yanlış anlamış gibi görünüyor.

Beşiktaş için formalite maçları devam ediyor. Fenerbahçe Ülker karşısında çok iyi götürdükleri maçı son bölümde kaybetmeleri moral açısından da etkiledi. İlk devrede maçtan kopmamaya çalışırken son bölümde oyundan iyice düşerek maçı da 87-56 kaybettiler.