Bu ülkede genç ve yetenekli futbolcu ve antrenör çok var da, onların dilinden anlayan antrenörü bulup yetiştirecek, gençleri A takıma hazırlayacak isimleri bulacak iyi yöneticiler maalesef beş parmağımızdan az sayıda.

***

Türkiye gibi 80 milyonluk bir ülkede yetenekli futbolcu sayısı, tüm dünya futboluna hükmedecek seviyede olabilir. Yani 5 yıllık bir genç oyuncu yetiştirecek antrenör geliştirme programıyla bundan 10 yıl sonra Avrupa’da aklınıza gelebilecek liglerde, Türkiye’de yetişmiş en az 5 Milli Takım oyuncusunun olması mümkün kılınabilir.

İlhan Palut’lara şans tanınmalı

***

Kısaca, yerli oyuncu veya yabancı sınırı sorunumuz yok. Ülkede yerli teknik direktör sorunu var... Kendini ve güncellenen oyunu geliştiremeyen, altyapı organizasyonunun değerini ve geleceğin burada olduğunu görmezden gelen, kulüp kulüp gezen antrenör sorunu var.

Futbol piyasasında belli başlı antrenör isimleri var ve Anadolu takımları her sene bu isimler etrafında dönüp duruyor. Tamamen menajerlik tekeli hâkim.

Bu bağlamda, Göztepe Başkanı Mehmet Sepil’in cesur ve korkmadan ortaya koyduğu vizyon önemli.

İlhan Palut, Hatayspor’da tarih yazdı. Başarılı maçlar çıkardı. Tarihinin en büyük zaferlerini yaşattı. Palut, futbol kariyerinin neredeyse tamamını, kentinin takımı olan Hatayspor’da geçirdi. Hatayspor dışında sadece 2 takımda oynadı. Onlardan biri Çorumspor, diğeri de Adana Demirspor...

Başarılı geçmişi, tartışılmaz teknik direktörlüğü, efendiliği ve insanlığıyla yepyeni bir yüz İlhan Palut.

***

Göztepe’nin Teknik Direktörü Palut’a dikkat edin. Mütevazı, korunaksız, gücünü de işini yapmaktan alan bir spor adamıyla karşı karşıyayız. Oyun çizgisinin kenarında, maç sırasında sıcak bir iletişimi var futbolcularla. Son Ankaragücü deplasmanında taca çıkan topu rakip futbolcuya eliyle uzatacak kadar centilmen.

Birkaç hafta önceye kadar Göztepe; Kayseri, Ankaragücü, Kasımpaşa, Antalyaspor ve Gençlerbirliği ile beraber küme düşebilecek takımlar arasında sayılıyordu.

Ancak Göztepe hocasıyla kanatlandı, zorlu fikstüre rağmen son 4 maçta da kaybetmedi.

İlhan Palut’un, geldiği gün “Kendi oyun tarzımı Göztepe’ye aşılayacağım. Arada sürpriz galibiyetler almak yerine, bir felsefeye bağlı kalan, sonuç alan bir takım yaratacağım” açıklamasının üstünden daha bir ay geçmemesine rağmen, takımın böylesine bir pas oyunu oynayabilmesi takdir edilmesi gereken bir husus.

En can alıcı nokta ise, Göztepe’ye gelmeden önce Hatayspor’dayken verdiği bir röportajda kullandığı, “Her antrenörün bir alamet-i farikası var. Mesela, Diego Simeone’nin savunma anlayışı, Pep Guardiola’nın pas oyunu ve hücum varyasyon çeşitliliği, Jose Mourinho’nun ve Fatih Terim’in camiaları birleştirme gücü ve topluluklarla kurduğu anlamlı bağ, Şenol Güneş’in sönmüş oyuncuları yeniden ayağa kaldırıp birer yıldız isme dönüştürmesine dair felsefelerini takip ediyor, bunları notlarım arasına ekliyorum. Şu teknik direktörü örnek alıyorum diyemem, ama her teknik direktörden bir şeyler alarak kendi benliğimde bir harman oluşturuyorum” ifadeleri de, gelecek adına umutla bakmamıza neden oluyor. Umut ediyorum ki, hedeflerin doğrultusunda başarılar seni bulur. Yolun hep açık olsun. Tebrikler İlhan Hocam...

Özellikle devre arasında yapılacak nokta takviyeler ve yeni statla birlikte Göztepe için artık hedefleri büyütmenin zamanı geldi ve geçiyor bile.

O açıdan, Göztepe’nin İlhan Palut hamlesi çok değerli.

Ona bu fırsatı veren Göztepe Başkanı Mehmet Sepil’i de, kararından dolayı kutlamak gerekir.

Okan Buruk, Tamer Tuna, Bayram Bektaş ve son olarak İlhan Palut...

Keşke herkes Başkan Sepil kadar cesur yürekli olsa... Keşke Türk futbolunda genç, yetenekli, vizyon sahibi, egosuz yepyeni teknik direktörlere imkân verilse.

İdeali ve hedefi olmayanların mutluluğu ve başarıyı yakalamaları hayaldir...