Karlı hava ve sahada, forma, şort ve tozluk beyaz olmaz!

Karlı hava ve sahada, forma, şort ve tozluk beyaz olmaz

Aytekin Durmaz vasat bir yönetim ortaya koydu, çaldığı düdüklerin çoğu tartışma doğurdu.
FOTOĞRAF:FEHİM KAYACAN




FENERBAHÇE-DENİZLİ
(Bünyamin GEZER)

Futbolcular için olduğu kadar hakemler için de hava ve saha şartları çok olumsuzdu. Maçın kontrolünü devamlı elinde tuttu. Endirekt serbest vuruşlar ile dirseklerin kullanımında daha dikkatli davranmalı. Oyunun skor olarak sıkıştığı anlarda seyircilerden ve futbolculardan gelen baskılara boyun eğmeyerek kartlarını iki takım oyuncuları için de doğru ve tutarlı kullandı.

ESKİŞEHİR-MANİSA
(Abdullah YILMAZ
)
Günden güne yükselen bir grafiği var. Olumsuz saha şartlarında oynanan zorlu karşılaşmayı kontrolünde tutarak oyunun skorunu etkileyecek kararlardan uzak kalarak başarılı yönetti.

KAYSERİ-G.BİRLİĞİ
(M.Kamil ABİTOĞLU)

Uzatmanın son dakikasında gelen beraberlik golü nedeniyle maçın sonuna ilave edilen süre tartışıldı. Kayıp zaman için verilen uzatma süresi hakemin takdirindedir.

A.GÜCÜ-DİYARBAKIR
(Serkan ÇINAR)

Topu oyunda tutma gayreti yüzünden maçı kontrolünden kaçırabilirdi. Hürriyet’in karşıdan kayarak Burak’a yaptığı rakibinin sağlığını tehlikeye düşüren faulünde sarı değil kırmızı kartını çıkarmalıydı.

TRABZON-SİVAS
(Tolga ÖZKALFA)

Ferhat’ın ceza alanı içinde Engin’e yaptığı kontrolsüz harekete verdiği penaltı kararı doğruydu. Otoritesi ile oyunu kontrolünde tuttu. Cale’nin, Erman’a arkadan yaptığı harekette acele etti. Avantajı oynatıp sarı kartını oyun durduğunda gösterebilirdi. Önemli bir atağı kesti. Obey’in rakibine kart göstermesi gerektiği işareti abartılı değildi. Sarı karta gerek yoktu.

GALATASARAY-G.ANTEP
(Aytekin DURMAZ)

Konsantrasyon eksikliği nedeniyle faul ve kart uygulamalarında tutarsız kararlar verdi. Sahanın karla kaplı olması ve devamlı yağan kara rağmen Galatasaray’ın giydiği beyaz formaya izin vermemeliydi. A.Arı’ya yardımcı hakeminin uyarısı ile gösterdiği kırmızı kart doğru. Ancak aynı yardımcı hakemin önünde Caner’in, A.Arı’ya arkadan yaptığı faulü vermemesi kırmızı kartı getirdi. Neill, De Souza’yı topsuz alanda arkadan tuttu. Bariz gol şansını engellemeden kırmızı kart çıkarmalıydı. Zurita’nın, Caner’e yaptığı dikkatsiz müdahaleye verdiği penaltı doğru. Sarı kart gerekmezdi.

Saracoğlu’nun çimleri!
321 milyon dolarlık Süper Ligimizin 2. devresine olumsuz hava ve saha şartları nedeniyle statlarımızın zeminleri damgasını vurdu.
Bir takım düşünün!
- Kadrosunda bulunan futbolcuların birçoğu ülkelerinin milli takımlarında da oynayan ve bireysel yetenekleri üst seviyede oyuncular.
- Aynı takım ülkesinde oynanan ligin lideri.
- UEFA Avrupa Ligi’nde grubunun birincisi.
- 89 gün sahasında maç yapmamış.
- Stadyumu, tribünleri ve VIP locaları ile teknolojik ve modern bir görünümde.
Ancak en önemli yer olan sahne, yani oyun alanının zeminine hiç yatırım yapılmamış. Öncelik verilmesi gereken çimlere hiç özen gösterilmemiş.
Tribünlerin koltuklarının ısıtmalı olması, daha çok seyirci gelmesi için kapasitesinin artırılması, kombine biletler satılması, takımın yönetim kademesindekilerin başarısıdır. Ama takım iyi oynamazsa, başarısını devam ettirecek skoru alamazsa yapılanların hiçbir önemi kalmaz. Esas olan sahadaki sonuçtur. Fenerbahçe Yönetimi’nin Şükrü Saracoğlu Stadı’nın zeminine acil çözüm bulması hem takımları, hem de kendileri için çok önemlidir.
Fikstür avantajından bahsederken herhalde zemini düşünemediler. Denizlispor maçındaki sahanın görünümü devam ederse Fenerbahçe sahasında yapacağı tüm maçlarda zorlanır.


Marka değeri mi dediniz?
Avrupa’nın birçok ülkesinde kış bizim ülkemizden daha ağır geçiyor. Ancak önlemlerini alıyorlar. Ya sahalarını alttan ısıtmalı yapıyorlar. Ya da kar yağdığı zaman çim zeminin üstünü örtüyorlar. Ligimizin marka değerinin yükselmesinden bahsedenlere sormak lazım? Daha ikinci devrenin ilk maçlarında sahanın zeminlerinin karla kaplı olması nedeniyle iptal edilen karşılaşmalar için ne diyecekler? Kulüplerini yayın ihalesinden ve iddia gelirinden gelen paralarla yönetmeye çalışanların hiç ihmali yok mu? Statları UEFA’nın belirlediği standartlara getirmek için Futbol Federasyonu içinde bulunan ve değişik zamanlarda stadyumları gezerek raporlar düzenleyen kurulun sorumluluğu yok mu? İstediğiniz kadar marka değerinin yükseldiğinden bahsedin. Marka değeri para ile yükselmez. Oyun kalitesi ile statların zemini öncelik olmak üzere modern bir konuma gelmesiyle, takımların bütçelerinin denetlenmesiyle, FIFA’daki şikâyet dosyalarının azalmasıyla, seyirci olaylarının önlenmesi ile ilgili kanunun uygulanmasıyla, yöneticilerin tahrik edici beyanatlardan uzaklaşmasıyla yükselir.