Mustafa Anıklı

Mustafa Anıklı

mustafa.anikli@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Yeni sezon, yeni umutlar taşıyordu. Özellikle, hakem konusunda, beklenti yüksekti. Çünkü artık atamalar, "Yapay zeka" ile yapılacak ve hakemler konusunda, tüm yanlışlar bıçak gibi kesilecekti!

Daha dün bir, bugün iki... Puan kaybeden, kendini kaybeden (!), hakem konusunda sitem ve telaş başladı. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, hem Giresunspor'u tebrik etti hem de; "Tüm kararlarla Galatasaray aleyhine sahada olan bir hakem vardı. Çok Süper Lig tecrübesi olmadığı için bu ligdeki oyunu hızlandırma anlamında sınıfta kaldı diye düşünüyorum" dedi.

Haberin Devamı

Beşiktaş ise, çok daha ağır yüklendi; "Corendon Alanyaspor maçı da, hakem yönetimiyle, Türk Futbol Tarihi’ne yeni bir kara leke olarak geçti. Maçın hakemi Yasin Kol’un kolları, maç boyunca defalarca sonuca etki eden ve üç puanımızı gasbeden kararları işaret etti" sözlerinin ardından, Başkan Ahmet Nur Çebi, Türkiye Futbol Federasyonu'na kadar gitti.

Ligde ilk iki maçından yenilgiyle ayrılan Sivas Teknik Direktörü Rıza Çalımbay'ın sözleri de farklı değildi:

"Hakemlerde birazcık düşünce olur. Bu kadar düşüncesizlik olmaz. Bu nasıl bir hakemlik. Bu vicdansızlıktır. Hakem görmediyse bile VAR bile görmüyor. VAR'ın başındakinin de sahadaki hakemin de suçu var."

Bu ve bunun gibi sitem, eleştiri vs. şeylerle her hafta karşılaşılacak. Bu ne ilk, ne de son...

Ancak Çebi'nin, TFF çıkışında yaptığı konuşma çok değerli... Ne diyor Beşiktaş Başkanı?: "Bir cerrah, ameliyatta hata yaptığında sonucu ölüm oluyorsa hakemlerin de hata yapma lüksleri yok."

Çünkü hakem, yaptığı her yanlışta, bir kulübe zarar verebilir, hatta öldürebilir. Sahada ter döken her futbolcunun hakkına girebilir.

Ama ya yönetimler... Onlar da, aynı "cerrah" titizliğine sahip olmaları gerekmiyor mu? Mesela, ameliyat masasındaki hastasını bırakıp gitmek, bünyede "cerahat"a sebep olmaz mı?

Lafı uzatmadan, kestirmeden söylüyorum; Abdullah Avcı ile anlaşmadan, yolları ayırmak ve bu nedenle para ödemek konusunda, "Hiç hatamız yok" diyebilir misiniz?

Daha da ileri gidiyorum; Victor Ruiz konusundaki unutkanlık (ya da ihmalkarlık), Beşiktaş'a kaç paraya malolacak? Henüz kamuoyuna yansımayan bu yanlışlık(!) konusunda, çıkıp "özeleştiride" de bulunabilecek misiniz?

Haberin Devamı

Dönelim tekrar hakem konusuna... Bu yapay zeka, ince hesaplar da yapmıyor değil! Mesela, kaleci Erce Kardeşler, Trabzonspor'dan ayrılır ayrılmaz, 4.5 yıldır bordo-mavililerin maçına çıkamayan Arda Kardeşler'i atadı.

Bakalım, hakem dünyasında daha ne yapaylıklar yaşanacak?

 

Yalnız gezen yıldızlar

Nwakaeme, Trabzonspor'da "kral"dı, ayrıldı "devrik kral" oldu. Tam karşılığı; "Aza tamah etmeyen, çoğu hiç bulamaz" sözüydü.

Berke Özer; Fenerbahçe'den giderken, yurt dışı hayalleri kurdu, sonu dışarıda kalmak oldu. Ona da, "Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş" sözü, cuk oturdu.

Feghouli, Galatasaray'da milyon euroları kesesine koyarken, bir parlayıp-bir söndü. Kısacası, kadir-kıymet bilmedi. Şimdi ne arayan var ne de soran... Halbuki kötü bir futbolcu değildi.

Sekidika için Galatasaray bir nimet idi. Ama buraya nasıl geldiğini bilemedi. Kiralık gitti-geldi, yine de Florya'nın suyundan nasiplenmeyi bildi. En sonunda da gönderildi.

Haberin Devamı

Arda Turan mı futbolu bıraktı, o mu futbolu, bilinmiyor? Tek gerçek, son döneminde Galatasaray'da yancılık yapmak... Çağıran olmayınca, hevesli yönetici gibi transfer peşine düştü.

Beşiktaş'ta hangisini saysak, hangisini yazsak? Oğuzhan Özyakup, Gökhan Töre; olur mu böyle? Boşta kalacak kadar kötüler mi sizce?

N'Sakala sözleşmesi bitene kadar kadro dışı kaldı, ülkesi Fransa'da takım bulacak denirken, henüz kimseyle sahaya çıkamadı.

Adem Ljajic için söylenecek söz yok zaten... Ahmet Nur Çebi'nin yüreğinin yarası, Beşiktaş'ın yüz karası... Bu kadar para alıp, hiç bir şey yapmayan ikinci bir futbolcu var mı? Siz söyleyin.

Bir de Başakşehir'den boşa düşenlere bakın... Tolga Ciğerci, henüz 30 yaşında... Galatasaray, Fenerbahçe derken; futbolu bırakması daha çok erken... Ama dışarıda işte...

Gulbrandsen, sürpriz gollerin adamıydı, ancak istatistiklerde hep, geride kaldı. Başakşehir de, onunla yolları ayırmak zorunda kaldı. O da hala kulüp arayanlarından...

 

Ya bir kulüp hükmen başvurusu yaparsa...

Statü ve talimatlar, liglerin ruhu, özü ve anayasasıdır. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), tüm bunları, "uyulması" için çıkarmıştır. Tabii denetleme görevi de, TFF'nin elindedir.

Zaman zaman bunlar, bilerek ya da bilmeyerek aksar, göz ardı edilir. Tıpkı Spor Toto 1. Lig'in statüsünde olduğu gibi...

Ne diyor burada statü?

1. 18 kişilik müsabaka isim listesinde, sahada aynı anda 5 yabancı uyruklu futbolcunun bulundurulması koşulu ile en fazla 7 yabancı uyruklu futbolcu yazılabilir.

2. Bu listede, 15-21 yaş aralığında, kesintili veya kesintisiz en az 1 sezon veya 12 ay kulüpte yetişmiş 01.01.2000 ve daha sonra doğmuş bir futbolcunun bulundurulması zorunludur. Yazmazlarsa müsabaka isim listesi bir eksik verilir.

3. A takım listesinde bulunan, 1998 ve sonra doğmuş, 15-21 yaş aralığında kulüpte veya TFF ile diğer federasyonlarda 1 sezon veya 12 ay bulunmuş en az 2 oyuncu zorunludur. Bu futbolculardan biri 2000 doğumlu veya daha genç ise 2. maddedeki koşul yerine gelmiş sayılır.

Bunlar 18 kişilik "Müsabaka isim listesi" için gerekli olanlar...

Fakat listenin, 21 futbolcuya çıkarılacağına da değinen Futbol Federasyonu, İLAVE olarak şunu istemiş, 2002 ve sonrası doğumlu üç genç oyuncu...

Yani şunu söylüyor; 18 kişilik kadronun şartlarını karşılayacaksın, ek olarak da 2002 ve sonrasından üç futbolcu yazacaksın.

Bakın bakalım kaç kulüp bunları yerine getirerek, 21 kişiyle sahaya çıkmış? Ben baktım, TFF de baksın!

Bu koşulları yerine getirmeyen kulüp için "Futbol Müsabaka Talimatı" ne diyor?

MADDE 22- Hükmen yenik sayılmalar: Müsabaka isim listesinde, yabancı uyruklu futbolcuların veya oyuncu uygunluğu taşımayan futbolcuların TFF tarafından belirlenmiş sayıdan fazla olması veya müsabaka esnasında bu sayıların aşılması...

Bu da yaptırımı...

Ben sustum, ilgililer konuşsun.