Geri Dön

Okur denetiminde Post örneği

Kuzey Irak harekâtı sırasında ‘biberonla yavru ayıyı besleyen’ PKK’lı fotoğrafıyla mizansen yaratmak ve örgütü insancıl göstermekle suçlanan The Washington Post’un Okur Temsilcisi Deborah Howell, 16 Mart 2008’te örnek bir yazı kaleme aldı

Okur denetiminde Post örneği

Watergate skandalı haberiyle Nixon’u başkanlıktan düşüren ABD’nin ünlü gazetesi The Washington Post’un Kuzey Irak’a yönelik kara harekâtı sırasında PKK’lılar ile yaptığı röportaj hayli yankı uyandırdı. Gazetenin Bağdat bürosunda görevli muhabir Joshua Partlow ve foto muhabiri Andrea Bruce imzasıyla 8 Mart’ta verilen haber, üzerine bomba yağdırılan PKK’nın tarihsel arka planı hakkında bilgi içermeyen metni ve “biberonla bir ayı yavrusunu besleyen” PKK’lı fotoğrafı nedeniyle mizansen yaratmak, örgütü insancıl göstermek, “tek taraflı propaganda” yapmakla eleştirildi.
Gazetenin Okur Temsilcisi Deborah Howell, tepkiler üzerine Türkiye’yi tanıyan uzmanların görüşlerine ve The Washington Post’un Dış Haberler Editörü’ne başvurarak, 16 Mart’taki “Ombudsman” köşesinde eleştirilere yanıt verdi.
Bu hafta sayfamızda bu çarpıcı örneği, okurlarımız ve meslektaşlarımızın yanı sıra iletişim fakültelerinin de dikkatine sunuyoruz:    

PKK’ya sempati göstermek
“Washington’daki Türk Büyükelçiliği Müsteşarı Burak Akçapar, haberle ilgili olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:
‘Haber, kötü bir namı olan, eli kanlı bir terör örgütüne sempatiyle yaklaşmaktadır ve örgütü yüceleştirmektedir. Haberde PKK, şu ana dek gerçekleştirdiği vahşi terör eylemlerine rağmen, (epik)destansal bir savaşta insani değerler için çarpışan savaşçılar gibi gösterilmiştir.
Bu teröristler, kurbanları arasında ayrım yapmayan, bölgeye hizmet etmeye çalısan vatandaşlarımızı bile hedef alan, öğretmen, mühendis, doktor demeden herkesi katleden kişilerdir. Kara para aklayan, uyuşturucu ve silah ticareti yapan suçlulardır.’
Akçapar ve diğerleri, biberonla yetim ayı yavrusunu besleyen bir gerillanın resminin basılmasını da eleştiriyorlar. ‘Bir teröristin niçin yanında biberon taşıdığını anlayamıyorum’ diyor Akçapar.

Türkiye uzmanları ne diyor?
Türkiye’yi ve Kürtleri yakından takip eden bazı uzmanlar, (ABD’deki) haberi ilginç ve yararlı bulduklarını söylerken, diğerleri PKK’nın romantize edildiğini savundular. Washington’da yaşayan okuyucumuz Coralie Farlee haberin ‘harika bir sosyolojik analiz’ olduğunu belirtiyor.
-  PKK ve Kürtleri konu alan ‘Kan ve İnanç’ (Blood and Belief) kitabının yazarı Aliza Marcus, Post’ta yayımlanan haberin ‘her gazetecinin yapmak isteyeceği türden bir haber olduğunu’ söylüyor. Marcus’a göre habere açıklık getirmek yönünden Kürtler arasında PKK’ya yönelik farklı tepkilerin olduğuna yer verilebilirdi.
-  ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris (1997-2000) ise ‘Gerçeği söylemek gerekirse bu haber beni şaşırttı; içerik dışı [kontekst dışı] bir hikâye. Küba’daki devrim sırasında dağlarda çarpışan Fidel Castro’yu romantize eden eski hikâyeleri çağrıştırdı. Çok kötü şeyler yapmış insanları kahramanlaştıran türden bir haber’ şeklinde konuştu.
-  Lehigh Üniversitesi Uluslararasi İlişkiler Kürsüsü Başkanı Henri Barkey haberi ilk gördüğünde, ‘bu haberin Washington Post için çok iyi olduğunu’ düşünmüş. ‘Muhabir gördüğünü tasvir etmiş. Ben bunu böyle algıladım’ diyor Barkey. Ancak Post’ta yayımlanan haberin bir çıkış noktasının olmadığını, içerik açısından zayıf olduğunu, PKK’nın başlangıcıyla ya da Kürtlerin PKK’ya bakışıyla hiçbir bilgi içermediğini belirtiyor.
-  ABD’nin Milli Harp Akademisi’nde (National War College) ders veren Ömer Taşpınar, ‘Haberin taraflı olduğunu düşünmüyorum. PKK’ya karşı biraz sempati içerdiği oldukça net, fakat dengeli yaklaşım adına yaşananların geri planıyla ilgili yeteri kadar bilgi verilmiş’ diyor.
-  Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Çalışmalar Fakültesi’nin Orta-Asya ve Kafkasya Merkezi’nin Araştırma Bölümü Başkanı Svante Cornell ise Post’un haberinde PKK’yla ilgili yeteri kadar bilgi notunun verilmediğini savunuyor. ‘Burada eksik olan, PKK’nın son derece kirli bir geçmişinin olduğunun, öğretmenleri, turistleri, ve hatta örgütü terk etmeye çalışan üyelerini bile hunharca katlettiğinin söylenmemiş olmasıdır.’
-  Üniversiteye Türkiye’de giden Cornell, PKK finansmanını yakından takip eden bir uzman olarak, örgütün uyuşturucu ticaretinde yoğunlaştığını, özellikle Avrupa’ya uzanan eroin trafiğinde çok önemli bir yere sahip olduğunu söylüyor.

Röportaj nasıl gerçekleşmişti?
“Bağdat büromuzun muhabirlerinden Joshua Partlow ve fotoğrafçı Andrea Bruce son derece cesaret isteyen ve tehlikeli bir görevi kabul ederek, PKK’yla ilgili haber hazırlamak için yanlarına aldıkları çevirmen ve rehberle birlikte dağları aşıp gerillalarla beş gün geçirdiler. Partlow’un son günlerde hazırladığı haberler çoğunlukla Türk kaynaklara dayandırılmıştır.
Türkiye son zamanlarda Kürtlere karşı tutumu ve sınır ötesi harekâtın yol açtığı zarardan ötürü yoğun eleştiriye maruz kalmıştır. Sınır ötesi harekât, Türk askerlerini ve sivilleri hedef alan PKK saldırıları sonrasında başlamıştı.
Partlow’un haberi ve Bruse’un resimleri PKK’lıların görünüşleri, konuşma biçimleri ve yaşam tarzlarına ilişkin okurlara değerli bir kesit sunmuştur. Haberde PKK’nın bir terör örgütü olarak değerlendirildiğine, ‘kullandığı taktiklerin insanlık dışı olduğu’na, ‘Türk askerlerini havaya uçurmak için geceleri sınırdan sızdıkları’na ve ‘çatışmanın 35 bin masum insanın yaşamına mal olduğu’na, ‘bunların çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu’na yer verilmiştir.  Yavru ayı resmiyle ilgili olarak, Bruce ve Partlow bu manzarayı şans eseri, geçerken gördüklerini ve biberonun nereden geldiğini sormadıklarını söylediler.”

Ombudsman’ın görüşü
Howell bu uzun açıklama sonunda kendi görüşlerini şöyle özetledi: “Yine de haberin daha fazla geçmişe ve içeriğe (kurguya) ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz. Birçok okuyucu, Kürtlerin kim olduğunu bilmiyor. PKK’nın nasıl başladığını, birkaç ülkeye yayılmış 25 milyon Kürdün gelecekten beklentileri açısından ne ifade ettiğini bilmiyor. PKK’nın sivilleri öldürdüğünü ve uyuşturucu trafiğinden para kazandığını da bilmiyor olabilirler.
Dış Haberler Editörü Scott Wilson ise bu söylediklerime katılmıyor: ‘Haberde yeteri kadar tarihi açı vardı. Bu açı haberin vermek istediğini başarması yönünden yeterli. Şunu unutmamak gerekir ki, bu haber, PKK, Türkiye ve Irak Kürtleri hakkında yayımladığımızı ve önümüzdeki aylarda yayımlamaya devam edeceğim serinin sadece bir bölümünü oluşturuyor.’ Post editörleri haberi bir sayfaya sığdırmak istedikleri için bazı paragrafları çıkartmak zorunda kaldılar. Birkaç arka plan paragrafı daha ekleseydik bile, bu Türk hükümeti için herhangi bir şeyi değiştirmezdi, fakat belki Post okuyucularına PKK‘yla ilgili daha bütün bir tablo sunabilirdi.”

Bakan Albayrak: Türk varlıklarına güvenenler ciddi anlamda kazandıHazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'tan Davos Zirvesi'nin ikinci gününde önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Albayrak, "Türk varlıklarına güvenenlerin ciddi anlamda kazandığı bir süreç. 2020 yılı daha sakin geçen bir yıl olacak; küresel büyüme tahminleri üzerinde beklentilerin daha olumlu olduğu bir yıl. Bu olumlu bir gelişme. Tabi ki küresel istikrardan yana olduk" dedi.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber