11.11.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 11.11.2018-1:30 A-A+

TİP 2 DİYABET



Kişinin kan şekeri düzeyinin çok yüksek olmasına yol açan ve ömür boyu süren kronik bir hastalık olan tip 2 diyabetin (şeker hastalığı) gelişmesi, uzun bir sürece yayılır ve başlangıçta bazı belirtiler çok net olmayabilir. Kimi durumlarda hastalığın başlangıç dönemiyle ileri evresi arasında 10 yıla yakın bir süre bulunur. Bu durum, hastalığın belirtilerini bilen kişiler için erken teşhis şansı vermektedir.

Tip 2 diyabet, genellikle daha ileri yaşlarda vücut yeterli insülin üretmediğinde veya hücreler insüline tepki vermediğinde meydana gelir. Bu, ‘insülin direnci’ olarak bilinir.
Tip 1’den çok daha yaygındır. Tip 1’deyse vücut hiç insülin üretmez. Genellikle 40 yaşından önce, sıklıkla ergenlik çağında gelişir.

Birçok kişinin kan glukoz (şeker) düzeyleri normal aralığın üzerindedir ancak diyabet hastalığı düzeyinin altındadır. Bu duruma ‘pre-diyabet’ denir ve kişinin diyabete yakalanma riski olduğunu gösterir; bu evrede kişi temel koruyucu önlemleri alarak, kurtulabilir. Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme, diyabetten korunmak için hayati öneme sahiptir.

Semptomları nelerdir?

-  Sık idrara çıkma, özellikle geceleri

- Aşırı susuzluk hissi

- Aşırı yorgun hissetme veya geçmeyen yorgunluk

- Kilo kaybı ve kasların erimesi

- Cinsel organlarda kaşınma veya sık sık pamukçuk çıkması

- Kesik ve yaraların yavaş iyileşmesi

- Net görememe

Sebepleri nelerdir?

- Obezite seviyesinin artması

- Yetersiz egzersiz

- Sağlıksız beslenmedeki artış

- Yaşlanan nüfus

Sağlıklı hissetseniz bile, kan glukozunuz normal düzeyin üzerinde olabilir (prediyabet) ve hastalığa yakalanma riski taşıyabilirsiniz. Bu yüzden, sağlıklı beslenmek, kilo vermek (fazla kiloluysanız) ve fiziksel olarak daha aktif olmak gibi gerekli yaşam tarzı değişiklikleriyle önlem almak, diyabetten korunmak için çok önemlidir. Diyabet uzun süreli ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Çalışma çağındaki insanlardaki göz bozuklukları ve körlüğün en yaygın nedenidir. Ayrıca çoğu böbrek yetmezliği ve alt uzuv ampütasyonu olgusunun sorumlusudur. Diyabetli kişiler,diğerlerine göre beş kat daha fazla kalp-damar hastalığı ve inme riski taşır.

Hangi durumlarda risk artar?

- 40 yaşın üzerindeyseniz

- Yakın bir aile üyenizde diyabet varsa (anne-baba, kardeş)

- Fazla kilolu ya da obezseniz (bel çevresi kadınlarda 80, erkeklerde 94 cm.’nin üzerindeyse)

- Kalp krizi veya inme gibi kalp-damar hastalığı geçirdiyseniz

- Polikistik over sendromu (PCOS) olan ve kilolu bir kadınsanız

- Gebelik döneminde diyabet geçirdiyseniz ya da 4.5 kg.’ın üzerinde bebek dünyaya getirdiyseniz

- Depresyon, şizofreni veya bipolar bozukluk gibi şiddetli zihinsel hastalığınız varsa ve bunun için ilaç kullanıyorsanız

- Bozulmuş glukoz toleransınız veya açlık gliseminiz olduğu söylendiyse

Nasıl tedavi edilir?

Birinci basamak, tedavi planında medikal beslenme tedavisi yani beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, yaşam tarzının değiştirilmesi, egzersiz programlarının uygulamaya koyulmasıdır. Kan şekeri normal sınırlar içinde tutulamazsa, hap olarak alınan ilaçlar tedaviye eklenir.

İnsülin tedavisi

- Beslenme planına uyum sağlamasına, egzersiz ve aldığı ilaçlara rağmen kan şekeri yüksek seyreden diyabetlilere

- Ameliyat olacak hastalara

- Ameliyat döneminde

- Gebeliği esnasında diyabet tanısı konan ve hamilelikte kan şekeri kontrolü sağlanmayan kadınlara

- Ağır bir enfeksiyon geçirirken iyileşmeyen kişilere,

- Ayak yarası olan diyabetlilere

- Diyabete bağlı komplikasyonların gelişmeye başladığı diyabetlilere mutlaka insülin tedavisi uygulanmalıdır.

Öneriler:

- Bireysel özelliklerine uygun, yeterli ve uygun zamanda yemek yemesi

- Uygun miktarda karbonhidrat içeren besin tüketmesi

- Besin tüketiminde çeşitliliğinin sağlanması

- Alınan posa miktarının artırması

- Basit şekerleri (toz ve kesme şeker, bal, tatlı, meyve suyu vs.) diyetisyen kontrolünde tüketmesi önerilir.

Egzersizde dikkat edilecek hususlar

Diyabet tedavisinde kişiye uygun olan egzersiz tipi ve programı uygulanmalıdır.

- Egzersize başlarken süre kısa tutulmalı (günde 5-10 dakikayla başlanmalı) ve giderek artırılmalıdır.

- Egzersiz her gün düzenli olarak yapılmalı, egzersiz sırasında pamuklu çoraplar tercih edilmelidir. -Egzersiz esnasında aktif olarak çalışacak kasların olduğu bölgelere insülin yapılmamalı, aç karnına egzersize başlanmamalıdır.

- Egzersiz sırasında meydana gelebilecek kan şekeri düşmelerine karşı dikkatli olunmalı ve kan şekeri ölçülmelidir. Egzersiz sırasında oluşabilecek hipoglisemi riskine karşın mutlaka basit şeker içeren besinler; (kesmeşeker, şeker tableti veya meyve suyu vs.) bulundurmaya dikkat edilmelidir.

Stresle ilişkisi

Tip 2 diyabetiniz varsa, kan şekerinizi kontrol altında tutmanız için stres yönetimi son derece önemlidir. Tip 2 diyabeti olan kişilerde, stresin kan şekerini sıçratabilecek olmasının iki nedeni vardır. Bu nedenlerden ilki, kişinin kendini ve diyetini ihmal etmesi diğeriyse stresin vücudun enerji talebini artırmasıdır.

Vücudunuz enerjiyi almak için kan şekerinizi yükselten hormonları salgılar. Diyabeti olmayan kişiler, bu şekere yetişmek için yeterli insülin üretebilir ve bunların kullanılabileceği hücrelere iletir. Ancak tip 2 diyabeti olan kişilerin insülini yüksek kan şekeri seviyelerine ulaşamaz.

Etiketlersağlık,gebelik
Bilgi YarışmasıHangisi yüzme stilleri arasında yer almaz?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.