29.10.2017 02:30 | Son Güncelleme:

Turizm sektöründe seçim heyecanı

Turizm sektörünün en geniş katılımlı meslek örgütü TÜRSAB’da, 2-3 Aralık tarihlerinde başkanlık seçimi yapılacak. Öne çıkan adaylardan biri de Detur Turizm Şirketi CEO’su Firuz Bağlıkaya...
Turizmde çatı örgüt sorunu olduğunu belirten Bağlıkaya’nın seçim vaatlerinin başında seyahat acentalarının kurulmasını zorlaştırmak, mesleğin itibarını artırmak, sahte acentalarla mücadele etmek geliyor

Turizm sektöründe, 9 bin 682 seyahat acentasının üye olduğu Türkiye Seyahat Acentaları Birliği’nin (TÜRSAB) 2-3 Aralık’ta yapılacak Başkanlık seçimi nedeniyle büyük bir heyecan yaşanıyor. Acentaların Genel Kurul’da oy kullanabilmeleri için 3 Kasım’a kadar müracaat etmeleri gerekiyor.
TÜRSAB, turizm sektörünün gelişimine katkıda bulunan en geniş katılımlı meslek birliği. 2 yılda bir yapılan başkanlık seçiminde, 20 yıla yakın süredir başkanlık görevini yürüten Başaran Ulusoy, tekrar aday. Karşısındaki adaylardan Detur Turizm Şirketi CEO’su Firuz Bağlıkaya ile Selam Tur ve Ramses Turizm’in sahibi Hasan Erdem, “Seyahat acentalarının sorunları ve çözümleri konusunda aynı fikirleri paylaştıkları, seçime farklı ekiplerle katılmalarının 20 yıllık düzene hizmet etmekten başka bir işe yaramayacağı” düşüncesiyle birleşme kararı aldıklarını açıkladılar. Bedir Turizm Yönetim Kurulu Üyesi, Mar Turizm Taşımacılık ve Comfort Turizm’in sahibi Hüseyin Kırk da bu seçimde aday. TÜRSAB seçimiyle ilgili tüm gelişmelere yer vereceğimiz sayfalarımızı adaylara açtık. İlk isim, Firuz Bağlıkaya. Kendisine seçim vaatlerini sorduk. İşte cevaplar:  

Acenta açmak zorlaşacak
Başkanlık için adaysınız. Seçim vaatleriniz nedir?
Öncelikle seyahat acentası kurulmasını zorlaştırmayı vadediyoruz. Çünkü pastamız daralıyor, iş hacmimiz küçülüyor ancak seyahat acentası sayısı her geçen gün artıyor. Seyahat acentacılığını herkesin yapabildiği bir iş olmaktan çıkaracağız. Meslek birliğimiz seyahat acentası kurulmasını teşvik eden kolaylıklar sağlar vaziyette. Biz buna karşı çıkıyoruz. Seyahat acentası belgesinin herhangi bir değeri yok. Halbuki para verilip alınan bir belge olmalı. Bu belgeyi en kısa sürede çok değerli bir belge haline getireceğiz.
Kaçak ve sahte seyahat acentalarıyla mücadele edeceğiz. Ev hanımları, belediyeler, okullar tur düzenliyor. Bir tek biz yapamıyoruz. Kaçak turları, bir düzenleme yaparak denetleyeceğiz. Bu sorunların yanı sıra bilet acentalarının ciddi sıkıntısı var. Havayolu şirketleri, seyahat acentalarına satılanın çok altında fiyata bilet satıyor. Ayrıca Hac acentaları, her işlem için TÜRSAB’a para ödüyor. Onlardan haksız kazanç elde ediliyor, faaliyetlerini başka para ödemeden yapabilmeliler.  
Turizmin temel sorunu nedir, siz nasıl çözüm bulacaksınız? 
Turizm sektörünün çatı örgüt sorunu var. Turizm paydaşlarının hepsinin kendi bölümleriyle ilgili dernekleri, birlikleri var. Turizm, Türkiye için çok önemli. 34-35 milyar dolarlık rutin gelirimiz var. Herkes elinden geleni yapmaya çalışıyor fakat tek yürek olmak gerekiyor. Hedef pazarlarda algıyla ilgili profesyonel çalışma yapılmalı. Rekabet edilmesi mümkün olmayan bir tarihe, doğal güzelliğe sahibiz. Ancak gelirlerimiz beklenenin çok altında. Daha iyi yönetimlerle bu sorunu aşacağız. 
Türkiye’nin başka ülkelerle yaşadığı sorunlar, en fazla turizmi etkiledi. Bunu aşmak için ne gibi adımlar atacaksınız?

Devleti yönetenler ülke menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapıyordur. Bize düşen sivil toplum kuruluşları arasındaki doğru ilişkilerle, sertleşen ortamı yumuşatmaya çalışmak. Bu ülkenin seyahat edilebilir, güvenli gelinebilir bir yer olduğunu anlatmak gerekiyor. Sektörün keyfi yerinde gibi bir görüntü var, bu doğru değil. Bunun nedeni, sivil toplum kuruluşlarımız, sektörde sıkıntı olduğunu kamuoyuna, hükümete doğru anlatamayanlar. Sektörün sorunları var, biz bunları doğru insanlara, doğru zamanda, doğru şekilde anlatacağız. Gerçekten doğru çözüm önerileri üreteceğiz. Sektörün büyümesine önemli katkılarda bulunacağız. Bu bilgi birikimi ve kadroya sahibiz. 

Firuz Bağlıkaya kimdir



1957’de İstanbul’da doğan Firuz Bağlıkaya, Ankara Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, ardından da Yabancı Diller Yüksek Okulu İngilizce bölümünden mezun oldu. 1975’ten sonra eğitimini Almanya’da Goethe Enstitüsü’nde sürdürdü. Ankara’da çeşitli seyahat acentelerinde çalışan Bağlıkaya, 1994’te Dedeman Grubu bünyesindeki Detur International’da yönetici olarak görev aldı. Bağlıkaya, Rusya, Finlandiya, Norveç, İsveç ve Danimarka’da tur operatörlüğü faaliyetleri yürüttü. Türkiye Basketbol Federasyonu’nda dış ilişkilerden sorumlu yönetim kurulu üyeliği de yapan Bağlıkaya, Türkiye ve Avrupa’da Dünya Basketbol, Dünya Golf, Final Four Avrupa Basketbol şampiyonaları gibi organizasyonlara imza attı. 2011-2014’te TÜRSAB’da 2. Başkan olarak görev yapan Bağlıkaya, evli ve 3 çocuk babası.

Değişim Hareketi’nin lideri Firuz Bağlıkaya ile Güçlü TÜRSAB Platformu’nun lideri Hasan Erdem, seçimlere girerken birleşme kararı aldı.

Prontotour’dan dört dörtlük kampanya

Prontotour, 4.14 TL’lik sabit kur kampanyasıyla euro kurunun hareketli olduğu bugünlerde avantajlı fiyata seyahat imkanı sunuyor. Sadece euro cinsinden satılan tur paketlerini içeren kampanya kapsamında, ödemenin tek seferde yapılması gerekiyor.
Kampanya kapsamında seyahatseverler, Rönesans’ın izlerini taşıyan İtalya; sanat ve tarihiyle bir Orta Çağ masalı Orta Avrupa (Viyana-Budapeşte-Prag); kendine has kültürüyle İspanya; eğlenceli şehirleriyle Benelüks ülkeleri; gurme lezzetleri ve tüm romantizmiyle Fransa’yı uygun fiyatla keşfetme imkanı buluyor. Vizesi olmayan gezginler için ise Osmanlı İmparatorluğu’ndan kalma kültürüyle Balkan ülkeleri, kültür mozaiği Beyrut, dillere destan şehirleriyle mistik Fas ve kuzeyin renkli ülkesi Ukrayna, alternatif seyahat noktalarını oluşturuyor. Ayrıca Ege’nin diğer yakası Yunanistan ve kayak tutkunları için Bulgaristan’ın ünlü kayak merkezi Bansko, yakın rotaları tercih edenlere unutulmaz seyahat deneyimleri sunuyor. 
Prontotour merkez ofisi, tüm acenteler ve ayrıca web sitesi alımlarında geçerli olan sabit kur kampanyası, farklı coğrafyalar ve kültürlerle tanışmak isteyenlere dünyanın kapılarını açıyor. 

Ne olacak şu turizmin ve turizmcilerin hali?
Abbas Güçlü - YAKAMOZ


Ne olacak Türkiye’nin hali diye, kime soracak olsanız, saatlerce konferans dinlersiniz. Turizmin hali, daha bir içler acısı. Sektörde olup da, canı yanmayan yok gibi. Peki, ileriyi görebiliyor ya da geleceğe güvenle bakabiliyorlar mı? İşte bu konuda çok farklı söylemler söz konusu. Her şey çok daha güzel olacak diyenler de var, tam aksini savunanlar da. Bu çerçeveden bakıldığında, önümüzdeki ay gerçekleşecek olan TÜRSAB seçimi, çok heyecanlı geçeceğe benziyor.
Gelenekçiler mi yoksa yenilikçiler mi seçimi kazanacak, hep birlikte göreceğiz.
Sektör ve ülkemiz için hayırlısı ne ise o olsun, tatilcilere ve seyyahlara da bol avantajlar sunulsun...



Ruslar ilk sırada
Avrupalı turistler zınk diye kesilmese de ciddi anlamda azalma var.
Rus turist sayısı ise giderek artıyor.
Rusya, bu yıl, 3 milyon 333 bin turistle Türkiye’ye en fazla turist gönderen ülkeler arasında birinci sıraya oturdu. Daha da önemlisi, Rusya’yla ilgili iyimser beklentiler tavan yaptı.
Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Genel Sekreteri Hediye Güral Gür’e göre, 2018’de Türkiye’nin ana turizm pazarının Rusya olması, hiç kimseyi şaşırtmamalı. 
2019’un Rusya ve Türkiye arasında karşılıklı olarak Kültür ve Turizm Yılı olması, turizmin ve ikili ilişkilerin gelişmesi açısından çok önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Siyasilerin, uluslararası ilişkiler konusunda, her zamankinden daha titiz olmaları gereken bir dönemden geçiyoruz. Yoksa yeni maceralara, yelken açarız!..
Paralı turist
Sektör temsilcilerine göre turist sayısı elbette önemli. Ama çok daha önemli olan, turistin paralı olanı.
Yerli yabancı turist ayrımı yapmadan, kişi başına düşen harcamalara bakıldığında, rakip ülkelerin çok gerisindeyiz. Bu bir anlamda, paralı turistlerin çok nazlı olduğunu ortaya koyuyor.
Hem canları çok tatlı hem de farkındalık arıyorlar. Bu noktada yapılacak olan ise onlara niye gelmiyorlar diye kızmak yerine, güven ortamı yaratıp yeni açılımlar getirmektir. Yoksa bugünleri arar noktaya geliriz…

THY Fotoğraf Yarışması başlıyor



Türk Hava Yolları, dünyanın çocuklarını 2. Uluslararası Skylife Fotoğraf Yarışması’na konu edecek. İkincisi düzenlenen yarışmanın bu yılki teması, “Şehir ve Çocuk” olarak belirlendi. Tüm dünyadan katılımcılara açık olan yarışmaya başvurular, 1 Kasım 2017’de sona erecek. Yarışmayı kazananlar ise 9 Aralık’taki ödül töreninde açıklanacak. İstanbul’da düzenlenecek ilk serginin dereceye giren ve sergileme ödülü kazanan fotoğrafları, dünyanın birçok şehrinde sanatseverlerle buluşacak. 
Yarışmaya, sanatseverler, dünyanın tüm şehirlerinden “çocukları” ve çocukların “şehirle olan ilişkisini” anlatan karelerle katılabilecekler. Ulusal ve uluslararası saygın bir yazar ve fotoğrafçı ağı ile çalışan Skylife’ın seyahat ve yerel kültürlerin tanıtımına sağladığı katkının önemli bir yansıması olacak yarışmada dereceye giren eserler ve bu eserlerin hikâyesi, Türk Hava Yolları’nın uçak içi dergisi Skylife’ta yayınlanacak. 

GEZ.. ÇEK.. YAZ...

‘Ölüdeniz’e aşık olun’



 Berna Göker: Birkaç adım atın ve geriye yaslanıp Fethiye Ölüdeniz’e bir kez daha aşık olun… Paraşütü ayarlıyoruz, bağlantılar yapılıyor ve ardından 2 bin metreden yokuş aşağı koşuyoruz. Ayaklarımız yerden kesiliyor. Duruma alışır alışmaz ilk cümlem: “Bu harikaaaaaa!”

‘En görkemlisi’



Aslı Oğuz Pembeci: Portekiz’in dini merkezi olarak kabul edilen Braga’da birçok kilise ve katedral bulunuyor. Ama kuşkusuz bunların en görkemlisi kenti her açıdan görebilen bir tepe üzerine kurulmuş Bom Jesus Do Monte’ydi. İlginç bir mimariye sahip katedralin hemen önünde labirent şeklinde merdivenler yer 
almakta. Biraz yorucu olsa da aşağıya indiğinizde muhteşem bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Katedral Hıristiyanlar için yol gösterici görevini üstlenmiş, neoklasik tarzda.
 
Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0