Gündem
07.05.2014 - 02:30 | Son Güncelleme: 07.05.2014-10:25

Türkiye Tanzanya’da albino köyü kuruyor

Albinolar Afrika’da lanetleniyor! Cesetleri pahalıya satıldığı için ya öldürülüyorlar ya da elleri veya ayakları kesilerek büyücülere satılıyor. Bütün bunlar olmazsa diğer en büyük düşmanları güneş... Türkiye büyükelçiliği yeni bir girişimle Tanzanya’nın en büyük kentlerinden biri olan Dar es Salaam’a Albino köyü kuracak.

Sitene Ekle

Bünyamin Aygün / TANZANYA

Kara kıta Afrika’nın ‘Beyaz çocukları’ olarak adlandırılan albinolar yaşam mücadelesi veriyor. Afrika’da lanetlenen albinoların cesetleri büyük rakamlara büyücülere satılıyor ya da gün ışığının kurbanı oluyor. Yaş ortalaması 35 olan albinoların hayata tutunabilmeleri için Türk Büyükelçiliği devreye girdi.



Tanzanya’da ilk olarak altı yıl önce başlamış albino cinayetleri. Altın ve diğer değerli taş madenciliği ile geçimini sağlayan Shinyanga Bölgesi’nde çoğunluğu çocuk; bir ayda 70 albino, elleri ve ayakları kesilmiş, kafa derileri yüzülmüş halde bulunmuş. Siyah anne babalardan doğan beyaz çocuklar ya aileye lanet getirdikleri ya da toplumca utanç kaynağı sayıldıkları için önce komşuları ardından aileleri tarafından dışlanıyor. Geçtiğimiz yıllarda Tanzanya’daki albinoların protesto yürüyüşleri yapmasının ardından hükümet, albino çocukları olan ailelere çocuklarını dokuz ayrı kampa bırakmaları çağrısı yapmış. “Lanetli” olarak görüldükleri için binlerce albino bu kapmalara aileleri tarafından terk edilmiş. Genetik olarak bu hastalıkla dünyaya gelen albinoların maruz kaldığı bir diğer şiddet ise tecavüz! Zira Afrika’da büyülerin yanı sıra bir albino ile cinsel ilişkiye girmenin AIDS’i iyileştirdiğine dair de bir inanış hakim. Yetkililer, öldürülen albinoların üçte birinin kız erkek fark etmeden tecavüze uğramış olduklarını tespit ettiklerini belirtiyor.


Kafa derisinden büyücü iksiri
Zengin olmak isteyen, maden bulmak isteyen madenciler, çocuğu olmayanlar, mutlu olmak ya da kısmet arayanlar Afrika’da hala geçerliliğini koruyan Vudu büyücüsüne gidiyor. Büyücüler ise bir albino uzvunu istiyor. Büyü yaptırmak isteyenin isteğine göre uzuv değişiyor. Örneğin zengin olmak isteyen biri albinonun sağ kolunu, altın bulmak isteyen madencinin sol ya da sağ bacağını ya da kafa derisini getiriyor. Büyüsünün tutmaması uzuv sayısını artırıyor. Tüm uzuvları haraç mezat satılarak büyücü iksiri olarak kullanılan bir albinonun 250-300 bin dolara satıldığı belirtiliyor. İnsanların en yakın su kuyusuna gitmek için kilometrelerce yürüdüğü iç kesimlerdeki yerleşim yerlerinde albino çocuklar kolay av olarak görülüyor.

100 bin dolara mal oluyor
‘Bir vücut setinin’ bedeli yüz bin dolarları buluyor Dünya’nın bu tarafında. Bu hastalıkla dünya ya gelen bebekler alıştığımız bebeklerden çok farklı. İnsan sevgisi ve şefkate ihtiyaç duyan çocukların bakışları da yaşamları ve bedenleri gibi beyaz ve saydam. Bu çocuklar kendilerine verilen yiyecekleri mutlaka en yakınındakiyle paylaşıyor.
Evde, sokakta, arabada huzur içinde olmadığını söyleyen 32 yaşındaki Adeline Ikombe beş yaşındaki kızı Helen doğduğunda yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamıyor. Ikombe, “Doğum anında bacaklarımın arasından beyaz bir şey çıkmış gibiydi. Önce bunun bir kabus olduğunu düşündüm, çok korkmuştum. Kızım beyaz olduğu için toplum beni dışladı, komşular benimle konuşmuyor. Otobüse biniyorum bana ve kızıma sokakta bir hayvana bakar gibi bakıyorlar. Bu benim canımı çok yakıyor. Oysa kızımı çok seviyorum. Şimdi ise tanrı tarafından kutsandığımı düşünüyorum. O çok akıllı bir çocuk, üç aydır şehirde okula gidiyor ve ders notları akranlarının çok üstünde. Bense otelcilik eğitimi alıyorum. Kızıma polis olan annem bakıyor. Kocam alkol bağımlısı oldu ve bizi terk etti. Kızını hiç sevmedi, beyaz olması onu korkuttu” diye konuşuyor.



Albino köyü kurulacak
Tanzanya’da albinoların yaşadığı drama seyirci kalmayan Tükiye’nin Dar es Salaam Büyükelçisi Ali Davutoğlu, girişimlerde bulunarak ilk önce bir vakıf kuruyor. Büyükelçi’nin eşi Yeşim Meço Davutoğlu’nun başkanlığını yaptığı ve kısa adı TTAF olan Türkiye Tanzanya Yardım Vakfı kıyafet ve krem yardımıyla 2013 yılında işe koyuluyor. Elçilik, merkezi yönetimle de irtibata geçerek ilki geçtiğimiz gün düzenlenen ‘Ulusal Albenizm  günleri’ adı altında bir organizasyon gerçekleştirdi. Türkiye’den İHH ve Yeryüzü Doktorları’nı da getiren Büyükelçi Davutoğlu, burada bir araya gelen albinoları sağlık taramasından geçirdiklerini söyledi. Ülkenin en büyük kentlerinden biri olan Dar es Salaam’a kurulacak albino köyü hakkında da bilgi veren büyükelçi Davutoğlu, “Türkiye’de proje çiziliyor, Dar es Salaam’da 5 yüz albino çocuk için köy kurulacak. İçinde bir ilkokul, yatakhane, mutfak, spor salonu ve oyun alanları ile atölyeler olacak. Toplumdan dışlanan bu çocuklar ileride sosyal hayatın içinde olsunlar diye el becerilerini geliştirebilecekleri atölyeler olacak. Bu köy, balık vermek yerine tutmayı öğretecek insanlara. Çünkü satış noktaları olacak ve ürettiklerini anında satabilecekler. Güneş ışınlarının çocuklara zarar vermesini engellemek için özel bir mimariye sahip olacak köyde ayrıca sağlık merkezi, ibadethane, hayvan barınakları da olacak. Tanzanya’daki Albinizm hastaları için ilk kez bu tür bir yaşam alanı yapacak olan ilk ülkenin Türkiye olması da ülkemizin büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyuyor” diye konuştu. Türk ve Tanzanyalı işadamları ve bürokratları da bünyesinde bulunduran vakfın genel sekreterliğini yürüten gazeteci Elif Ural’da Vakfın kurulma amacının Dar Es selaam’da bir Albinizm Köyü kurmak olduğunu belirterek unları söyledi, “Köyün maliyeti çok büyük. Projenin en önemli nedeni elbette çocuklara yardım etmek, ama şu da bir gerçek ki Afrika’nın bu dramına hiçbir ülke resmen el atmamış. Eğer Türkiye Albino Köyü yapılırsa Türkiye Cumhuriyeti Devleti, başta Tanzanya olmak üzere, Afrika‘da ki albinoların hayatını sonsuza kadar değiştirmiş olacak. Zira bu köyün diğer devletlere de örnek olması ve Afrika’nın her yerine bu tür merkezlerin açılması dileği var.”

 ‘Türkiye öncü oldu’
Afrika albinolarının sıkıntılarını anlatan ve çekimleri beş yıl süren, “In the Shadow of the Sun” (Güneşin Gölgesinde) adlı filmde başrol oynayan ve Albenizm derneği yönetim kurulu üyeliği de yapan Josephat Torner, ülkedeki vahşete ve bu hastalık konusundaki eksikliklere dikkat çekmek için yıllardır verdiği mücadele ile adı, ‘Albinoların Mandelası’na çıkan Josephat Torner, dünyanın bu konuda duyarsız kaldığını ancak kıtalar ötesinden Türklerin çığlıklarını duyduğunu belirtiyor. Türk büyük Elçisi Ali Davutoğlu’nun desteğini çok anlamlı bulduğunu anlatan Torner şöyle devam ediyor: “Türkler albinoların sıkıntıları ko     nusunda empati kurabiliyor. Örneğin bizim en büyük sıkıntımız cilt kanseri. Gelişen Türkiye’de kendi Albinoları sorunsuzca yaşamasına rağmen bizi anlayabilen bir elçilik var burada. Tıp alanında çok ileride olan Türklerin sağlık alanında verdiği destekler çok önemli. Yapılan bu iyilikleri bizler unutmayacağız. Uzun vadede Türkler buraya yine değişik projelerle gelecekler bunu da biliyoruz ve güveniyoruz. Türkiye Albinolara uluslararası destekte öncü oldu. Şimdi bizim merak ettiğimiz konu şu, Türkiye’nin bu alanda attığı adımlar batılı ülkeler tarafından örnek alınacak mı?”

‘Türk elçiliğinin yardımları çok büyük'

Tanzanya’nın en büyük hastanelerden birinin Başhekimi olan Prof. Dr. John Masenga, albinolar için 1992’den bu yana çalıştığını ve köylerde bu insanların takibini yaptıklarını belirtiyor. Prof. Dr. Masenga, “Yaklaşık 8 yüz albino benim takibim altında. Bu hastalar güneş ışığından çok etkileniyor, adeta güneş onların düşmanı. Tahmini olarak Tanzanya’da Yüz bin albino var. Özellikle albinoların çeşitli gerekçelerle öldürülmelerinin ardından birçok sivil toplum kuruluşu harekete geçti. Türk Büyükelçiliğinin katkıları ise azımsanamayacak kadar çok büyük. Özellikle yardımların gelmesi ve dağıtılması konusunda çok yardımcılar, bu konuda Türklere minnettarız” şeklinde konuşuyor. 

Ali Davutoğlu kimdir?

 İlk diplomasi deneyimini 1985-89 yılları arasında Doha Büyükelçiliği’nde üçüncü katip olarak yaşadı. Santiago Büyükelçiliği’nde müsteşarlık yapan Davutoğlu, 2010-11  yılları arasında Bingazi Başkonsolosluğu görevini yürütürken Libya’ da yaşanan iç savaştan kaçan  Türklerin ve  yabancıların deniz yoluyla tahliyesine öncülük etmişti. Üç yıl önce Tanzanya’nın Dar es salaam Büyükelçiliği görevine atanan Ali Davutoğlu, bu kente kurulacak Albino köyüne de öncülük edecek.

En büyük düşman güneş

Albinolar büyücülerin iksirine malzeme olmaktan kurtulurlarsa bu sefer de ‘sessiz katil’ güneşin kurbanı oluyorlar. Tamamı siyah olan Afrika’da güneş koruyucu krem yok. Raflarda tek tük bulunan güneş kremlerinin en ucuzu 30 dolar civarında. Bir albinonun senede yaklaşık 18 adet 200 ml güneş kremine ihtiyacı var. Yeteri kadar koruna madıkları için kısa sürece  cilt kanserine maruz kalıyorlar. Tanzanya’da albinoların yaş ortalaması 35 civarında.

Albinizim: Genetik olan albinizm vücutta doğuştan melanin pigmentlerinin yokluğuna deniyor. Beyaz saçlı, çok açık renk gözlü bebekler adeta saydam renkte bir vücutla doğuyor. Bunun yanı sıra melanin eksikliği gözlerin uzun mesafeyi görmesini ve odaklanmayı imkansız kılıyor. Albinolar da renksizliğin yanı sıra uzağı görememe ve göz bebeklerinin odaklanamayıp sürekli titremesi de klasik bir durum. Tanzanya hükümeti albinolar konusunda yetersiz. Ülkede bu konuda hiçbir istatistiki çalışma yok. Yani ne sayıları biliniyor, ne nerede yaşadıkları, ne de kaçının cinayete kurban gittiği. Ama bu kamplara bırakılmak da çözüm değil. Kapısında silahlı korumaların beklediği bu kamplarda albino çocukları büyücülere kurban gitmekten korunuyor ama  albinoların ‘sessiz katil’ dedikleri güneşten korunmaları daha zor.

Video için tıklayın


Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
En Çok Konuşulan Haberler
    ©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.