• Sık kullanılanlara ekle
  • Açılış sayfam yap
  • Sitene ekle
  • RSS
  • Kampanya Sözleşmesi
  • Künye
  • milliyetemlak.com
  • Ara
  • Getir
  • İMKB -0,11
  • EURO2,9560-0,03
  • USD2,1420-0,05
  • ALTIN88,43000,56
Siyaset / Yazar Yazısı
Taha Akyol Objektift.akyol@milliyet.com.tr

Türkiye’ye yakışmıyor

01:06 | 18 Ağustos 2010

“Referanduma giden maddelerden ziyade sanki genel seçim konuşmaları yapılıyor... Doğru değil bu. Maddeleri konuşmak lazım” diyen Gül içeriğin bırakılıp çok sert dille kavga yapılmasını “Türkiye’ye yakışmıyor” diye niteledi

 

CUMHURBAŞKANI ile sohbet edilir de Türkiye’nin siyaset meydanını toz dumana boğan referandum kavgaları sorulmaz mı, sorduk tabii... Gül iki konu üzerinde duruyor; biri içerik, öbürü üslup...
- Referanduma giden maddelerden ziyade sanki genel seçim konuşmaları yapılıyor... Doğru değil bu. Evet dersiniz, hayır dersiniz, hakkınız. Ama maddeleri konuşmak lazım. Referandum bu maddeler üzerinde yapılıyor...
Gül, referandumun içeriğini bırakıp çok sert dille kavga yapılmasını “Türkiye’nin geldiği seviyeye yakışmıyor” diye niteledi. 

Tehlikeli üslup!
Gül, “üslup” konusunda daha kaygılı, hatta bunu “tehlikeli” olarak niteliyor:
- Bu rencide edici sözlerden sonra bir araya gelemiyorlar. Liderler arasındaki mesafe açılıyor. Liderlerin hepsiyle teker teker görüşüyorum; hepsi çok iyi niyetli ama bu üslup yüzünden uçurum oluşuyor...
Bu yüzden liderlerle topluca görüşmenin yararlı olmayacağını düşünüyor.
Gül’ün “tehlikeli” dediği de bu; liderler arasındaki mesafenin gittikçe açılması:
- Bu işten sonra yarın önemli bir mesele ortaya çıktığında nasıl bir araya gelecekler? Yarın nasıl kafa kafaya verip istişare edecekler? Nasıl ortak çözümler arayacaklar? Halbuki Türkiye’nin böyle mutabakatlar gerektiren sorunları var...
Gül’ün bu sözlerine yürekten katıldığımı burada belirtmeliyim.

Ermenistan ve Azerbaycan
Azerbaycan’la Türkiye, savunma işbirliği anlaşması imzaladı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gül onuruna verdiği yemekteki konuşmasında “stratejik taraftarlık ve karşılıklı yardım senedi imzaladık” dedi. Petrol ve gaz hatları konusundaki “emektaşlığı“ anlattı. Aliyev Türkiye hakkında, benim izlediğim en sıcak konuşmasını yaptı.
Gül de konuşmasında “büyük bir milletin parçalarıyız, bir millet iki devlet” vurgusu yaptı. Enerjinin yanında Kars-Nahcıvan demiryolunun iki kıtayı bağlayacağına dikkat çekti...
Koronun söylediği şarkılardan Azeri lehçesiyle şu türküyü not aldım:
Çanakkala içinde aynalı çarşı
Ana men gidirem düşmene garşı
Garabağ’ın içinde aynalı çarşı
Ana men gidirem düşmene garşı...

Rusya yapıcı
Gelecek hafta Ruslar da Ermenistan’la benzer bir anlaşma imzalayacak; bir ilişki var mı?
Gül bu soruya tepki gösteriyor:
- Asla... O soğuk harp usulleri geride kaldı. Anlaşmamız kimseye karşı değil. Normal süreç...
1994’te Azerbaycan’la imzalanmış anlaşma yenilenmiş.
Sonra Gül, Rusya’nın Karabağ meselesinin çözümü için samimi gayret sarf ettiğini anlattı; “eski dün yok, yeni bir dünyadayız” diye de ekledi.

İsrail’e mesajlar
İsrail konusunda Gül çok net:
- Türkiye Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk defa askeri bir saldırıya uğradı ve 9 can verdi! Biz böyle görüyoruz. İsrail bunu kavramalı, Türkiye’nin dostluğunu kaybetmenin ne demek olacağını idrak etmelidir!
Gül, İsrail’le Türkiye’nin benzer bir yönü olduğunu söylüyor; partilerin kavgalı olması:
- İsrail beka mücadelesi veren bir devlet! Bu halini unutup, iç parti kavgalarının siyasi hesapları yüzünden Türkiye gibi asırlardan beri kucak açmış, dostça davranmış bir ülkeye bu saldırıyı yapmanın ağır bir stratejik hata olduğunu İsrailli politikacılar da lobiler de idrak etmelidir. İlişkilerimizin bundan sonra nasıl olacağı İsrail’e bağlıdır.

İsrail yumuşuyor mu?
Cumhurbaşkanı’na soruyoruz: Peki ama İsrail, Marmara gemisini iade etti, tutsak aldığı Türkleri bıraktı, BM komisyonunu kabul etti...
Gül’ün cevabı:
- Bunları İsrail hatasını kabul edip yumuşamak için yapmadı! Bunların olmasını Türkiye sağladı! İsrail’le ilişkilerimiz çok iyi idi; bu saldırıyla ‘işin büyüsü’ gitti. Türkiye’yi tekrar kazanmak istiyorsa, bunu tamir etmesi, telafi etmesi lazım...

Şehitlik ve bayrak
Cumhurbaşkanı Gül salı günü Teze Pir mescidini, Han Sarayı’nı, Şeki’deki Türk şehitliğini ve Şeki İslam medresesini ziyaret etti. Bunları yarın yazacağım.
Şehitliklerde Türk ve Azerbaycan bayrakları şanla şerefle dalgalanıyordu. Çok duygulu anlar yaşadık. Ancak resmi tören yerlerinin dışındaki yollarda Cumhurbaşkanı’nı karşılamak için Türk bayrakları yoktu! Bu durumu bizim diplomatlar şöyle izah ediyor: Azerbaycan’da devlet başkanlarını karşılamak için bayraklar yollara değil yol kavşaklarına konuluyor, yol kavşaklarında Türk bayrakları vardı...
Bilmiyorum, yoksa bir mesaj mı?


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Azerbaycan gezisinin ikinci gününde Oğuz Kabristanı ile Türk Şehitliği’ni ziyaret etti, tarihi Han Sarayı’nı gezdi. Gül’e görevliler bilgi verdi. (Fotoğraflar: AA)

YAZARLARDA ARA

©Copyright 2010 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.