Ege

23.02.2019 - 08:15

'TV’de değilseniz koca bir hiçsiniz!'

Sitene Ekle
Pazar Sohbeti  |  Gözde Yener Birman gozdeyener1@hotmail.com Tüm Yazıları »

Babası Ünal Gürel’in izinden giderek İzmir’de Han Tiyatrosu’nu kuran Rüçhan Gürel, “Tiyatrocular değil, dizi oyuncuları rağbette. Televizyon denen kutunun içinde değilseniz koskoca bir hiçsiniz” diyor.

Yıllar önce kendisi gibi tiyatroya sevdalı olan herkese özgürce hareket edebilecekleri bir kale inşa etti. Rahmetli babası, ünlü oyuncu Ünal Gürel’in adını taşıyan sahnede yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Han Tiyatrosu’nun kurucusu Rüçhan Gürel’le Sevinç Pastanesi Sohbetleri’nde tiyatroyu ve sanatı konuştuk. Böylesine cesur, idealist insanlara hem ülke hem de birey olarak sahip çıkalım...  

- Babanız Ünal Gürel’i rahmetle anıyoruz. Baba mesleğini yapmak, o dönemin zorluklarına şahit olmaya rağmen yine de istemek... Bize biraz bilmediğimiz o dünyadan söz edebilir misiniz?

Babamın döneminde daha ziyade alaylı diye tabir edilen oyuncular ağırlıktaydı. Fakat Darülbedayi’nin devamı olan İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatrosu tam bir okuldu, bünyesindeki oyuncular da o okulun öğretmenleri. Tümü, tiyatro oyunculuğunu para kazandıkları bir meslek değil, bir yaşam biçimi olarak görüyorlardı. Her biri Türk dilini layıkıyla kullanıyordu. Son derece çalışkan, disiplinli, bir o kadar da mütevazı, idealist ve gerçektiler... İşte bütün bunlar tiyatro yoluyla insanlara ne çok şey söylenebildiğini ve söylenebileceğini keşfetmeme neden oldu küçük yaştan itibaren.

- İzmirlilerin severek takip ettiği Han Tiyatrosu’nu kurdunuz. Tiyatrolar kapatılırken sizin böyle bir işe kalkışmanız müthiş bir cesaret ve sanat adına umut verici...

Murphy der ki, “Tünelin ucunda gördüğünüz ışık, üzerinize doğru gelmekte olan trenin farları olabilir.” İşte bu düşünceden yola çıkarak her yaş grubundan tiyatro âşığı insanların kendilerini hiç korkmadan, özgürce ifade edebilecekleri bir kale inşa etme fikrinden doğdu Han Tiyatrosu. Açılış gününe gelene kadar olanlarsa tam bir hikâye konusu... Tavsiyeler, “Sakın yapma” diyenler, “Şunun bunun onayını aldınız mı?” diyenler... Arkamızda ne devlet ne belediye ne bir sivil toplum kuruluşu... Kendimize inandık, İzmir’e güvendik! Mermertay, Gazbeton, Ege-Pen, Ikon Yapı, Balkım Elektrik hepsi destek verdi biribiri ardına. Çekilen krediler ve her şey hazır derken salonun koltukları yok! Çalan bir telefon ve altı gün boyunca yüz öğretmene eğitim vermemin istenmesi. Eğitimin üçüncü günü... Ateşim 39 derece ama salonun koltukları yok! Dayan Rüçhan... Eğitim tamamlandı ve koltukların peşinatı ödendi. Artık açılış için her şey hazırdı. Rahmetli Bbbam Ünal Gürel’in adını verdiğimiz sahnemiz, 2010 yılında, yine onun vefat tarihi olan 8 Nisan’da seyircileriyle buluştu...

- Bugüne kadar kaç oyun sergilediniz? Salonunuz kaç kişilik?

16 yetişkin, 6 çocuk, 4 gençlik oyunu olmak üzere toplam 26 oyun sergiledi Han Tiyatrosu profesyonel anlamda. Bir o kadar da öğrenci oyunu. Ünal Gürel Sahnemiz 109 koltuk kapasiteli.

‘Bilgili dost önemli’

- Oyuncuların çok rağbet gördüğü bu dönemde size göre kimler, nasıl kendilerine daha iyi yer edinebilir? Ve bu soruyla bağlantılı olarak, popüler kültürün mesleğinizin içindeki yeri nedir?

Tiyatro oyuncularının değil, dizi oyuncularının rağbet gördüğü bir dönemden geçiyoruz. Televizyondan tanınan tiyatro oyuncuları rağbet görüyor, hayatını tiyatroya adayanlar değil! Popüler kültüre gelince... Televizyon denen kutunun içine girip tanınırsanız muhteşem bir oyuncusunuz, kutunun içinde değilseniz koskoca bir hiçsiniz...

- Resimle uğraşan biri olarak klasik resmin sanattaki yerini ve önemini anlatabilirim... Bana, bize, çoğu zaman çok ağır gelen klasik tiyatronun hem oyuncu hem de izleyici olarak önemi var mı? Yoksa performansın, farklı anlatım dillerine sahip tiyatronun reforma gitmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?

Shakespeare, ‘Oyunculara Öğüt’ tiradında şöyle diyor: “Doğduğu gün de, bugün de tiyatronun asıl amacı nedir? İyilerin iyiliklerini, kötülerin kötülüklerini göstermek; çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymak. Gerçeği büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz ama bu bilenleri üzer; oysa bir tek bilgili dost, bilgisiz bütün bir kalabalıktan daha önemli olmalı sizin için.” 

Bu en klasik düşünce ise bundan daha moderni bulunabilir mi? Bu düşünceleri aktarmayı başarmak reformların en büyüğüdür ancak...

‘Destek gerekiyor’

- Okuyucularımıza oyunlarınızla ilgili bilgi verebilir misiniz?   

Bu sezon ‘Memleket İsterim’ ve ‘Uçurtmanın Kuyruğu’ adlı yetişkin oyunlarımız, ‘Çoban ve Lulu’ ve ‘Mrs. Zet’ adlı pandomim oyunumuz olan çocuk oyunlarımız gösterimde. Oyunlarımızı Han Tiyatrosu internet sitesinden ve sosyal medya hesaplarımızdan takip etmek mümkün. Biletlerimiz, gişemizden ve Biletva’dan temin edilebilir. Han Tiyatrosu’nun düzenlediği 5-6, 7-9, 10-12, 13-17 yaş yetişkin, profesyonel oyunculuk, diksiyon ve yazarlık atölyeleriyle de ‘tiyatro eğitimi’ alanındaki çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

- Yerel yönetimlerin tiyatroya katkısı nasıl olmalıdır?

Sahnesi olan özel tiyatroların kamu hizmeti yaptığı ve onların bir ticarethane olmadığı gerçeği kabullenilmelidir. Hibe, yardım da dahil olmak üzere projeler kapsamında desteklenmeli, şehrin yönetiminde ve geleceğinde ön plana çıkarılmalıdır. İzmir’e ve yüklendiği misyona yakışan da budur...

©Copyright 2019 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.