Yavuz Kocaömer

Yavuz Kocaömer

ykoca@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

16 Mayıs tarihinde Genel Müdür Mehmet Baykan imzalı, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’ne ve Bedensel Engelliler Spor Federasyonu’na bir yazı geliyor. “2016’da yapılacak olan Rio Paralimpik Oyunları ile ilgili izleme ve değerlendirme süreçlerinin ele alınacağı eylem planı istişare toplantısına, 22 Mayıs 2014 Perşembe günü katılmanızı rica ederim.”
Biz Genel Müdür Yardımcısını arıyoruz. Diyoruz ki “Herhalde bu şaka. Çünkü 21 Mayıs’ta basın toplantısı yapılarak, 22 Mayıs’ta Dünya Kupası niteliğinde bir Uluslararası Tekerlekli Sandalye Basketbol Turnuvası’nın İstanbul’da yapılacağını, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi’nin Başkanı, Genel Sekreteri, Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Başkanı’nın orada olma mecburiyetini herhalde unuttunuz. Ayrıca hepinize davetiye gönderildi.”
Bunun üzerine bir yazı gönderiliyor; “Görülen lüzum üzerine 22 Mayıs 2014 Perşembe günü düzenlenecek olan eylem planı istişare toplantısı 27 Mayıs 2014 Salı günü saat 10.00’a ertelenmiştir.”
Şimdi sıkı durun...
27 Mayıs Salı günü, Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Genel Sekreteri tekerlekli sandalyeli İbrahim Gümüşdal, sabah 05.00’te kalkarak, 07.00 uçağı ile Ankara’ya gidip, saat 10.00’daki toplantıya katılmak üzere Spor Genel Müdürlüğü’ne ulaşıyor. Toplantıya geldiğini söylediğinde “Ne toplantısı, o toplantı iptal edildi” diyorlar. Kimseye haber verilmiyor. Kendi kafalarına göre toplantıyı iptal etmişler. Ve İstanbul’dan gelen Türkiye Milli Paralimpik Komitesi Genel Sekreteri ortada kalıyor.
Daha sonra, “Hadi bari gelmişken toplantı yapalım” diyerek, saat 14.30’da toplantıyı yapıyorlar.
Hadi buyurun bakalım! Sonra biz bunları yazdığımız zaman bu kardeşlerimiz kızıyorlar, küsüyorlar. Bize küsmelerine gerek yok, kendilerine kızacaklar. Devletin sporu ile ilgili önemli görevlerde bulunan insanlar, her şeyi izlemek zorundalar ve engelli-engelsiz ayrımı yapmamak durumundalar. Yaptıkları sürece biz de yazmaya devam edeceğiz. Hiç biriyle kişisel bir sorunumuz yok. Tam tersine aralarında çok sevdiğimiz insanlar da var. Ama, sevgide serbestlik, saygıda mecburiyet kuralını hiçbirimizin unutmaması gerekir.