Yavuz Kocaömer

Yavuz Kocaömer

ykoca@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Yaklaşık 6 yıl önce de bu sütunlarda bir benzeri yazımız vardı. Dünya futbolunun önde gelen teknik adamlarından, Türk futboluna büyük katkıları olan Jupp Derwall ile 1986 yılından, ebediyete gidene kadar bir baba-oğul ilişkisi içinde olduk.
Onun yalnız futboldaki teknik adamlığı değil, insanlığı da çok üst düzeydeydi. Kendisinden çok şey öğrendim.
1987 ile 1990 arası Frankfurt’ta Türk-Alman Genç Sporcularını Kaynaştırma Derneği Yönetim Kurulu’nda birlikte çalıştık. Bazı Alman üyelerin derneğe politika bulaştırmaları üzerine önce ben, sonra da Derwall istifa ederek ayrıldık.
1992 senesinin Aralık ayında, Derwall’den bir mektup aldım. O tarihten bir süre önce, Solingen’de, Doğu Alman Naziler altı Türk vatandaşını yakarak öldürmüşlerdi. Bu mektubun birkaç cümlesini çevirerek aşağıda aynen yazıyorum:
“Yavuz, son aylarda seni ve müşterek çalışmamızı çok sık düşündüm. Hem sen, hem ben, ama hem de Alman devleti bence vicdan azabı çekmelidir.
Bu dünyadaki bütün maddi değerler ülkemizdeki yabancı insanlarımızın korunması için harcanmaya değer olmalıydı. Alman vatandaşlarım adına utanıyorum. Hele böyle feci bir olayın bugün özgürlük içinde yaşayan Doğu Almanya tarafından kaynaklanmasını içime sindiremiyorum. Biz bu çabaları gösterdiğimizde, Federal Alman Hükümeti şu olacakları hissedebilseydi, herhalde iki ülke için de yararlı olacak bir eser ortaya çıkarmış olabilirdik. Aynı sitemlerim ve eleştirilerim Özal Hükümeti için de geçerli. Yurt dışında yaşayan insanlarını korumak ve kollamak adına çok fazla bir şey yaptıklarına inanmıyorum. Seninle uygun göreceğin her türlü projenin içinde sonuna kadar çalışmaya hazırım.”
2004 yılında kendisine bir konuşmamızda, “1988’de bir futbol topunu imzalayarak bana verdin. 16 sene, bunu koleksiyonumda sakladım. Artık Türkiye’de maddi imkanları olan iyi bir Galatasaraylı’ya bu topu satarak gelirini engelli sporcular için kullanmak istiyorum” dediğimde, bana, “O topu sana yalnız ben değil, tüm Galatasaray takımı imzalayarak vermiştik. Çok tarihi bir top. Eğer o topu Türkiye’de senin istediğin fiyata alacak bir Galatasaraylı çıkmazsa bana telefon et, ben istediğin parayı verip onu müzeme koymaya hazırım. Hele parasının engelli sporculara kullanacağını bildikten sonra.”
İşte Jupp Derwall’in insanlığı ile ilgili bir-iki örnek. Nur içinde yatsın.
Not: O imzalı tarihi top, şimdi Trabzonspor ve Golf Federasyonu Başkanı Ahmet Ağaoğlu’nun koleksiyonundadır.