“80 ilde İzmir modeli oluşturacağım”

Bazen siyasi alanda, beklenmedik olaylarla, ciddi kırılmalar gerçekleşebiliyor.
CHP’de Mayıs ayından bu yana yaşananlar inanması güç gelişmelerdi ve uzunca zamandır beklenen ‘değişim’ hareketini tetikledi.
En azından son gelişmelerle CHP kendini yalnızca laiklik eksenli düzenin sahibi olma bakışını terk ederek; toplumsal talepler, sıkıntılar, darboğazlara karşı, bir rehavet uykusundan uyanmış görünüyor.
Şimdi CHP’nin de dışına taşan bir heyecan ve bu heyecanı yönlendirecek ana kadronun içerisinde bir İzmirli de var.
Geçen hafta AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in İzmir’i üstü başı pis bir çocuğa benzetmesi de tepkilerin boyutunu gösterdi ki, İzmir bugün kolay demokratlık yapmanın karşısında “ezberleri bozan bir kale görünümünde“
Şimdi CHP Genel Başkan Yardımcısı Alaattin Yüksel, arkasına böyle bir İzmir modelini de yükleyerek kendisine görev olarak verilen “halka ilişkiler” alanında, genel seçim sürecini yönetmeye çalışacak.
Biz yeni gelişmelerden yani “halkla ilişkiler” görevinden başlayarak İzmir’e uzandık. Yüksel son görevini, hedeflerini, seçime hazırlanma sürecini ilk kez Milliyet Ege’ye anlattı.

* Yerel yönetimlerden sorumluydunuz, yeni MYK’da göreviniz halkla ilişkiler olarak belirlendi. Sizin için sürpriz mi oldu, burukluk mu yarattı ?
Yerel yönetimlerden sorumluyken kısa zamanda epey yol almıştık. CHP halkla iç içe olmak üzerine siyaset yapacağı için bu alan ben de burukluk yaratmadı.

* Halkla İlişkilerle rotanız ne olacak?
MYK’nın yeni oluşumu aktif bir sistem üzerine kuruldu. Her genel başkan yardımcısı her hafta genel başkana sunum yapıyor. Burada görev tanımlarımızı belirledik şimdi bunlara göre kendimize hedefler koyuyoruz

Örgütler sahada anket yapacak
* Çalışmaya nasıl başlayacak sınız?
Partinin değişimi ne olursa olsun halkın gözündeki algınız önemli.Yurttaşlar sizi nasıl algılıyor? Önce halk ne talep ediyor, ne istiyor net belirlemeye çalışacağız. Arada bir profesyonel şirketler olacak ama anket çalışmalarını artık örgüt sahada kendisi yapacak. Bu bilgileri toplayarak konsantre hale getireceğiz. Öncelikle halkın beklentileri bunlardır diyerek seçim bildirgesini hazırlayacağız.

* Hangi mekanizmaları kullanacaksınız?
CHP’ye bağlı 550 civarınrda belediye var. Yerel yönetimler bu süreçlerde çok etkili oluyor. Seçim çalışmalarını yerel yönetim örgütlenmesi şeklinde gerçekleştireceğiz. Ayrıca üye kampanyaları yapmayı düşünüyoruz. Üye sayımız az. Genç ve kadın üyeler kazanmak istiyoruz. Bir mobil aracımız var. Yakında İzmire de gelecek vatandaş hemen üye olup kartını alabilecek. İnternetten de üye yapabilir hale geleceğiz. Verdiği bilgilerden üyenin partiye nasıl katkı sağlayacağını da öğrenmiş olacağız. Kan gruplarını yazıp üyelerimizle kan kardeşi olacağız. Daha birçok çalışma planlıyoruz.

Giriş katlarına taşınacağız
* Aklınızda nasıl bir değişim var?
İlçe binaları artık yüksek katlarda olmayacak. Giriş katlarını alacağız, görünür ve fark edilir olacaklar. 81 ilde halkla ilişkiler birimi kuracağım. Bu birimler giriş katlarında olacak ve partiye yeni gelen insanları burada güler yüzle karşılayacağız. Ayrıca kendimize Ecevit zamanında olduğu gibi, benzer bir slogan belirleyeceğiz. “6. ayın 12’sinde saat 6 da zafer bizim olacak” şeklinde...

* Tüm ülkeyi dolaşmaya mı hazırlanıyorsunuz?
Elbette her yeri. Beldelerde dahi örgütleneceğiz. İzmir’de bize başarıyı getiren sandık örgütlenmesi modeli var. Her sandıkta en az üç üye olacak. O sandıkta oy kullanacak ailelere bu şekilde ulaşmaya çalışacağız. İşin bu yönü halkla ilişkilere girecek. Seçim öncesi her sandıktan ne kadar oy alabileceğimizi bile görmeye çalışacağız.

* Halkla ilişkiler görevini aldınız ama halkın bir kısmını, mesala doğu bölgesini yeterince tanıyor musunuz ?
İlçe örgütlerimizden destek alacağız. Ben genel başkanın duruşunun doğuda çok etkili olacağını düşünüyorum. Halkla ilişkiler faaliyetlerimizi özellikle doğuda yoğunlaştıracağız.

* İktidar şansı size göre ne olacak?
Yürekten inanıyorum, gümbür gümbür geliyoruz. Koşullarımız iktidar olmak için çok uygun.

* Peki halkla ilişkiler açısından mesala halka somut vaat olarak özellikle neyi anlatacaksınız ?
Aile Sigortası’nı anlatacağız. Anayasanın değiştirilemez 2. maddesi sosyal devlet ilkesidir. Yurttaşınızın barınma ve iş sorunlarını çözmek zorundasınız. Evin kadını her ay 600 TL’lik maaşını alacak ve her şeyi marketten kendisi alacak. Ancak bizim modelimizde kamuda iş alanı varsa öncelik de yapılacak hizmetin niteliğine göre bu insanlarda olacak. Verilen aylığı bir süre sonra çalışma karşılığı maaşa döndürmek gibi bir hedefimiz var. Bunu halka doğru anlatmak, halkla ilişkilerin katkısı olacak.

* Kemal Kılıçdaroğlu ile ne zaman tanıştınız?
Yaklaşık altı yıl önce iktidara yürüyüş hareketi başlattığımızda, Sayın Yakup Kepenek Hoca, İzmir İktisat Kongresi’nde “Bizim hareketin genel başkan adayı” diyerek Kılıçdaroğlu ile beni öğlen yemeğinde buluşturdu. O günden beri birbirimizi tanır ve güveniriz.

* CHP’de son yedi ayda yaşananlar deprem gibi, tüm bu değişimler hiç aklınıza gelir miydi ?
Bir gün mutlaka bir gün mutlaka diyordum. Birgün tüm bunların olması gerekiyordu, hep inancımı korudum.

* İzmir seçimlerde bugüne kadar iktidar partisi için hep “zor” bir kent oldu. Siz CHP üst yönetiminde bir İzmirli olmanın farkını hissediyor musunuz ?
Kesinlikle hissediyorum ve AKP İzmir’den korkmakta haklı, çünkü bu kentin özgür duruşunu, gerçek demokrasorgulayıcılığını tüm Türkiye’ye yaymaya çalışacağım ve bu da AKP’nin önündeki en önemli engel olacaktır.

Partiye hiç fatura kestirmedim’
* Biraz kaba bir tarif olacak ama sanki öncelikle yoksullukla mücadele hedefiyle gelen CHP’nin yeni dönem politikalarına yön verecek herkes zengin görünüyor?
Niye öyle diyorsun? Bir kere zenginliğin ölçüsü ayrı bir şeydir. Mesala ben hayata tarlada başladım. Salihli’de köy ilkokulunda beş sınıfı bir arada okudum. Bağda bahçede çalışarak büyüdüm. Ben köyün ilk üniversite mezunuyum. Zaten ‘Aydın isyanı‘ denilen isyan da böyle başlıyor. 68 kuşağıyız bizler ve bizi asıl mutlu eden şey, dönüp içinden çıktığın halkın zenginleşmesi olacaktı. Ne kadar lüks imkanların olursa olsun bu duygu insanın peşini bırakmıyor. Ayrıca Türkiye’deki mevcut siyasi düzen, imkanlarınızın olmasını da kısmen zorunlu hale getiriyor. İl başkanlığı dönemim dahil partiye fatura kestirdiğimi hiç hatırlamıyorum.

YARIN:
* Hüseyin Çelik’e hangi sözlerle meydan okudu?
* Kocaoğlu için ne dedi?
* Ersu Hızır olayı hakkında neler söyledi?
* İzmir il örgütünde değişikliğe gidilir mi?
* Ticarette hedefi ne?
* Hangi yatırıma yönelecek?
* Kaybettiği hangi seçime çok sevindi?

BLOG
Yeşim Ulukan: O kadar güzel bir noktaya temas etmişsiniz ki? Gerçekten nasıl bir değişim yaşandı ve toplantılarda kadınlarla erkekleri ayrı oturtan bir yaklaşım AKP’de İzmir gibi bir kentin başına getirilebiliyor?
Cihat Hasman: Ömer Cihat Akay beyefendiyi hiç tanımadan yazmışsınız. Yazmadan önce tanısanız daha iyi olurdu.
Sadun Öztürk: AKP’yi birçok yönden başarılı buluyorum ve gerçek bir demokrasi mücadelesinin de kolay olmadığına inanıyorum. Ancak İzmir il başkanlığı seçimi bana göre hata oldu. İktidar partisi bu hatayı yapmasa genel seçimlerde İzmir’de şansı kesinlikle yükselecekti.