Demirden korkan konuta yöneldi

DÜNYA piyasalarında demir fiyatları adeta patladı. Bir yıllık artış oranı yüzde 39’a ulaştı.
Hammaddelere gelen zamların çarpan etkisi çoktur. Birçok sektörün ana girdisi olan demir -çelik fiyatlarındaki artış ise diğer sektörleri çarpmakla kalmaz, nakavt bile edebilir.
Dünya piyasalarında Çin gibi bir ülkenin hurda demir toplaması ve Rusya’nın hurda ihracatını yasaklamasıyla demirçelik rakamları tırmanmaya başlamıştı.
800 TL ortalamasında olan fiyatlar bir anda 1300 TL seviyelerine yükseldi. Ardından Brezilya gibi bazı ülkelerin Çin’den yapacağı alımlarda, yıllık yerine üç aylık zamanda alım yapacağını açıklaması fiyatların yüzde 90 artışlara tırmanacağı beklentisini yarattı.
* * *

Sonuçta beyaz eşyayla daha uzun süre idare edebilir, otomobil kullanmayabilirsiniz.
Ama kimse evsiz kalamaz, ya satın alacaksınız ya da kiralayacaksınız.
Demir fiyatlarının yükselmesini satışları dip noktaya düşen konut sektörü bugüne kadar stoklarla idare etti. Ancak artık sektörün takadinin kalmadığı, özellikle yeni konut fiyatlarında Haziran ayından itibaren yüzde 5 ile 15 arasında artışların yaşanacağı iddia ediliyor.
Normal şartlarda, küresel kökenli bu artışlar olağan görülebilirdi. Ancak bu kez demir çelik artışları, ev satışlarında krizin yaşandığı günlere denk geldi.
Şimdi bunun birkaç etkisi olması mümkün...
-Demir fiyatlarının yükselmesi konut fiyatlarının artışını gündeme getireceği için, fiyat yükseleceği beklentisiyle ev almak isteyenler harekete geçecek ki, İzmirli emlak komisyoncuları bu etkinin başladığını iddia ediyor.
-Kooperatif üyeleri de kendilerinden istenen ani fiyatlarla artışlara maruz kalacaklar ki, bu konuda çok zor durumda kalanların şikayetleri artmaya başladı.
-Bu fiyat artışlarını, ürettikleri konutlara yansıtamayanlar, özellikle orta gelir grubuna yönelik ev üreten müteaahhitler artık işlerini bırakmak noktasına gelecekler deniliyor. Eğer demir çelikteki bu artışlar hızını sürdürürse, sektör yetkililerine göre acı ama iflaslar birbirini izleyecek.
Konu bu kadar ciddi. Hükümet’in el atmasını gerektirecek boyutlara geldi.


İzmir’de konut satışı kımıldadı
PEKİ İzmir’de durum ne olacak ?
Neredeyse şehirde her üç konuttan biri satılır haldeydi. Üç yıldır sıkıntı yaşanırken, özellikle Aralık-Ocak- Şubat dönemi satışlar bıçak sırtı gibi kesildi.
İzmir Ticaret Odası Gayrimenkul Sektörü Kurul Üyesi Aygün Cevizci nihayet Mart 15- Nisan 15 döneminde konut satışlarında yüzde 10-15’lik artış yaşadıklarını belirtti. Bu artışta mevsimsel etkinin de payı olduğuna dikkat çeken Cevizci, ancak alım gücünün değişmediğini demirdeki artışın konut fiyatlarını yükselteceği beklentisinin etkili olduğuna inandığını vuguluyor. Cevizci, konut almaya niyetli olanları, demir fiyatlarındaki yükselmenin alıma doğru ittiğini belirtiyor.
Kentteki emlak ofislerinden taleplerin yükseldiği bilgisini aldıklarını söyleyen Cevizci, piyasanın asıl nabzını ise mevsimsel hareketliliğin bittiği Temmuz ayında alabileceklerini söylüyor.
İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu da piyasalardaki kıpırdanmayı yaklaşık üç yıldır bekleyen taleplerin, demir fiyatlarındaki artışla karar verme sürecini hızlandırdırmasına bağlıyor. Güleroğlu, Mayıs ayında kıpırdanmanın daha artmasını ancak hemen akabinde maliyetlerin de yükselmesini beklediklerini söylüyor.

İflaslar yaşanır
İzmir’de inşaat sektörünü yakından takip eden isimlerden İzmir Ticaret Odası Başkan Yardımcısı, Akın Kazançoğlu ise etkiyi, “Önlem alınmazsa orta ölçekli konut üreten müteahhitler iflas edecek” şeklinde yorumluyor. Beton ve demir fiyatlarındaki artışın şimdiye kadar müteahhitler tarafından stoklara güvenilerek fiyatlara yansıtılmadığını söyleyen Kazançoğlu ancak fiyatlara yansıttıkları takdirde de satılmayan konutların müteahhiti iflasa sürükleyeceğini öne sürüyor.
Kazançoğlu’na göre bu gidişattan yalnızca lüks konut üreten firmalar kendilerini kurtarabilecek. Maliyetlerini diğer kalemlerin arasında eritebilecekler.
Şimdi tüm gözler demir fiyatlarında. Bu haftanın başından itibaren demir-çelik fiyatlarının yatay seyire geçmesi biraz ürküntüyü hafifletse de küresel piyasalardan bu artışların yüzde 90’lara varacağı duyumları geliyor.
Küresel dünya etkisi artık bu; Çin karar aldı, Rusya yasakladı şeklinde doğan demir-çelik sarsıntısı ta İzmir’den böyle hissediliyor.



Ankara, otonoma sıcak bakmıyor
Yıllardır işin içinde olunca Liman kehanetçisi gibi oldum. “Hong Konglu dev Hutchison’ın dahil olduğu konsorsiyum, İzmir Limanı’nı almayacak”, “TOBB liman işine girmez”, “Çelebi Grubu da hayır diyecek” gibi başlıklar daha olaylar gerçekleşmeden bu köşede yazıldı. Elbette, kentteki en büyük ticari umudunuz bu olunca ve konu yılan hikayesine dönüşünce tahminde bulunmak zor olmuyor. İzmirli yöneticiler, Liman ortada kalınca otonom yönetim oluşturulmasına yönelik önceden belirttikleri önerilerini yüksek sesle dile getirmeye başladılar. Yetkililer, “Liman gelirlerine bir süre için dokunulmasın, bu gelirle yatırımlar yapılsın liman işlerliğini artırınca yeniden özelleştirilmeye çıkılsın” çağrısında bulundular. Ancak Ankara ve liman çevresinden gelen haberler, Başkent’in bu öneriye sıcak bakmadığı liman geliriyle yatırımları zaten kendimiz karşılarız, yönünde.
Devlet yatırımı yapıp, yaklaşık üç yıl sonra limanı yeniden özelleştirmeyi deneyecek. Yıllık geliri ortalama 100 milyon dolar olan limanın üç yıllık geliri de zaten yaklaşık gerçekleştirilecek yatırım kadar ediyor. Ankara hesabını çoktan yapmış görünüyor.