Dilek Gappi

Dilek Gappi

dilek.gappi@dogangazetecilik.com.tr

Tüm Yazıları

‘Turizm kenti’ dediğimiz İzmir’i turizmden koparmak için yıllar boyu her yolu denedik adeta.
Bugün kentin içinde turisti gezdirmek, labirentte gezdirmeye benziyor. Çok zor.
Kentin merkezinde sadece Kordonyolu’muz var. Onun da, turistler açısından ne kadar unutulmaz bir cazibesi vardır acaba?
Hani “Bir kent nasıl bu kadar turizmden uzaklaştırılır, işi zorlaştırılır” konulu yarışma düzenlense, İzmir birinciliği kimseye bırakmaz.
Elbette İzmir adına önemli birkaç sorudan biri “Kent merkezine turisti nasıl çekeceğiz” olmalı.
Turizm öyle bir alan ki, kazanabileceğini gören herkese yaptığı işin çehresini değiştirtiyor. İvme bir yerden başlayınca bir süre sonra bambaşka görüntüler ortaya çıkıyor. Alaçatı mesala, buna iyi bir örnek.
Evet, İzmir nihayet EXPO’dan kalma rüzgarın etkisiyle biraz kıpırdadı. Biraz... Kent adına birkaç proje düşünülüyor.
Tabii bizim bir konuyu düşünmemiz o kadar kolay olmuyor. Mesala en az iki yıldır kurulması planlanan Ege Medeniyetler Müzesi’nin yerini tartışıyoruz. Bir yetkili kesin derken, diğeri başka bir yer öneriyor. İkinci büyük proje İnciraltı ise bu projenin tarih açısından dedesi gibi kalıyor. En az 15 yıldır tartışıyoruz. Eğer bu iki proje gerçekleşirse, turist kentin merkezine gelebilecek ve hatta bir süre konaklayabilecek.
Umut var tamam ama, sonuç ne zaman ?
Her yetkili birşey söylüyor, en yetkili ne diyor ?
Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’la görüşürken, özellikle bu konuların üzerinde durduk.

Müzenin yeri belli değişmez
İzmirliler itirazı sever
Bakan Günay, samimi bir uslupla rahat konuşuyor. Turizm politikasını, hedeflerini anlatırken araya bodoslama dalarak soruyorum “Sayın Bakan, bu iki projenin gerçekleşeceğine ve sizin döneminizde başlayacağına inanıyor musunuz”
Tabii Bakan önce gülümsüyor, dönemi ne kadar sürecek acaba? ‘Haydi en az bir yıl diyelim’ diye gülüşüyoruz.
Bakan İzmir’in geleceğine dair iki önemli proje için net ifadeler kullandı: “Bu iki projeyle ilgili olarak çalışmalarımızda sona geldiğimize inanıyorum fakat biraz da siz İzmirliler’in tavrına bağlı. Bizlere destek olmaları gerekiyor. Çünkü projeleri herkesin fikrini, itirazını gözönüne alarak oluşturuyoruz. Gönül ister ki artık itiraz edilmesin”
Bakanın söylediği bu, ama söylemek istediği “Siz İzmirliler’in itirazları meşhurdur, artık itiraz edilmezse İnciraltı ve Agora’da hızlı yol alırız” gibiydi.
Bakan Ertuğrul Günay’a göre, İzmir’e fark yarattıracak Ege Medeniyetleri Müzesi’nin yeri net ve değişmeyecek.
Agora ile Kadifekale arasında olacak. Burada bir kültür aksı oluşturacaklarını söyleyen Bakan, “Birçok öneriyi değerlendirdim ve artık yer önerisi istemiyorum. Bölgeyi neredeyse ezberledim diyebilirim. Kadifekale’den Agora’ya tüneli değerlendirerek yeraltından ve yerüstünden yürüyüş aksları yapılacak. Ben planı hazırlatıyorum ama belediyenin müzenin tam yerine karar vermesi gerekiyor. Belediye arsayı versin, hemen önümüzdeki ay müzeyi yapmaya başlayalım. Aynı zamanda eski İzmir’in tüm özellikleri burada olacak. Bölgenin etrafında İzmir yemekleri veren restoranlar ve butik oteller yer alacak”

Kadifekale-Agora
Ve Bakan Günay şöyle devam ediyor: “Başbakanla Atina’ya gittiğimizde, Akropolis’in karşısındaki yeni müzeyi İzmir için detaylı inceledik. Yunan Kültür ve Turizm Bakanı ile gezerken, İzmir’de nasıl bir konsept oluşturmak istediğimizi anlattım. Kendisi de bana, benzer konsept düşündüklerini, Akropolis ile yeni müze arasında yeraltından da bağlantı kuracaklarını söyledi”
Anlaşılan Bakan Günay, Atina’da müzenin de yeraldığı Plaka bölgesinden oldukça etkilenmiş. Geceleri orası, yunan tavernaları ve yemekleriyle pek keyifli ama bizim Kadifekale -Agora arası çarpık yapılaşmayla dolu. Bu tezatı dile getirdiğimizde yanıtı “İlgimiz bu kadar İzmir’e dönmüşken bu bir sinerji, yaratmalı. Büyükşehir Belediyesi’ne elbette çok iş düşüyor. Daha yoğun kamulaştırma yapmaları lazım. Güzergahın tam bir kültür yoluna dönüşmesi için alanın genişletilmesi gerekiyor. Bir bölüm kamulaştırılıp bir bölüm de evler restoranlara, butik otellere dönüştürülebilir”oluyor.
Bakan Günay bu projeyi oldukça benimsemiş. Keyifli anlatıyor. Umarız bu projeye en azından başlamak, kendisinin Bakanlık, bizim de meslek günlerimize yetişir.

Haberin Devamı

“İnciraltı’nda rezidans olmamalı”
Bakan Günay, göreve geldiğinden bu yana en fazla mesaiiyi İnciraltı için harcadığını söylüyor.
Bakan’a göre zor aşamalar atlatıldı, bir ay sonra planlar, Koruma Kurulu’na gönderilecek. Gelinen noktayı “İnciraltı’ndaki sorunumuz yüksek rant beklentileri. Ancak Aziz Bey’le bakış açımız aynı. Betonlaşma istemiyoruz” diye özetliyor. Bakan’ın, İnciraltı’na dair açıklamaları basına yansıdı. Benim burada ekleyeceğim, Bakan’ın “Sizler, kamuoyu da etkili olsun ki, bu alana termal turizme yönelik sağlık tesisleri kazandırabilelim. Bu bölgede rezidans ya da konut görmeyelim” sözleri.
Demek ki, planlar sağlık tesislerini şart koşmak, açısından soru işareti de taşıyacak.
Bir de Bakan’a “Bölgede yatırım yapacaklara ayrı bir destek verilecek mi sorusunu” sordum ki açıkçası yanıtı pek cazip değil: “Turizmde zaten istihdam ve enerji destekleri var. Termal projesi olanlardan katkı payı da almıyoruz”
Turizmin deneyimli isimleri ise köklü değişimlerin teşviksiz yaratılamayacağında ısrarlı.

Haberin Devamı

Günay’dan kısa kısa
* Göreve geldiğimden bu yana hiçbir projeye İnciraltı kadar fazla mesai ayırmadım.
* Urla ve Çeşme için çok katlı tesisleri değil, butik otelciliği destekleyeceğiz.
* Çeşme planlaması yıl sonuna kadar tamamen bitmiş olur.
* Kruvaziyer limanı yapılmalı ancak kent merkezinde marinaya gerek yok.
* Homeros ve Sart’la ilgili özel proje önüme getirilirse değerlendiririm.
* Yarımadayı termal, kültür ve kongre turizmi ile sıçratacağız.