Tansaş DNA’sına geri döndü


Üniversite bitmek üzere... Bir tesadüfle, ilk işime başlıyorum. İşin kendisi de yeni. Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Tanzim Satış Mağazaları şirketleşerek TANSAŞ olmuş, ben de birkaç yılın ardından basın departmanında işe başlamış toy bir gazeteciyim.
Ama görüyorum ki, farklı bir yerdeyim. Çalıştığım kuruluş, Türkiye’nin en büyük zincir mağazaları oluşturmak gibi büyük bir iddia ile İzmirliye en ucuz ürünü sunma misyonunu taşıyor. Başarılıyor da, özellikle dar ve orta gelirliler TANSAŞ’a akın ediyor.
O zamanlar belediye başkanı, Burhan Özfatura, kurduğu TANSAŞ’lara gözü gibi bakıyor. Haliyle bizlere de gece gündüz koşturmak düşüyor.
Sonrasında da halk konserleri, halka yönelik çalışmalar derken arkadaşlarla birlikte kendimizi TANSAŞ’ın sahibi gibi hissetmeye başlıyoruz. Rahmetli Başkan Ahmet Piriştina’nın genel müdürlüğü ile tempo daha da artıyor.
Bir gün rüyamda Tansaş’lar kapanıyor diye görüyorum hıçkırarak uyanıyorum. Abartmıyorum, o kadar...
Zaman geçiyor ve bu kuruluşu artık uzaktan izlemeye başlıyorum.
* * *
İzmir’e başka süpermarketler, hipermarketler geliyor. Tansaş’lar bir kaç kez el değiştiriyor. İzmirliler’in gözünde Tansaş’ın marka değeri o kadar yüksek ki, yapı korunuyor ama birşeyler eksik kalmaya başlıyor.
Ben fark etmezler sanıyordum, fark ettiler.
Yaklaşık bir yıl önce, üst yönetim Tansaş’ın İzmir’den yönetilmesine karar verdi.
Genel Müdür Yardımcısı Şevki Tuncer, İstanbul’dan İzmir’e taşındı.
Tuncer formülü kısa zamanda hayata geçirdi. Tansaş’ın başarısı halka dokunmaktaydı, o da aynen öyle yaptı. Yalnızca mal satmaya değil, İzmirliye dokunmaya, kendini İzmirlilerle birlikte hissettirmeye başladı.
Sınırlar yeniden çizildi ve TANSAŞ’ın Ege Bölgesi’nde büyümesine karar verildi.
Özetle Tansaş DNA’sına geri döndü...

Tansaş DNA’sına geri döndü
Tuncer, kitap reyonu olan mağazalara ilk kez oturma grupları koyduklarını da gösterdi.

Tansaş’taki değişimin başındaki isim Şevki Tuncer, beni dahi şaşırtan bir hızla yola koyuldu. Bu kabuk değişimini Tuncer’le konuşmayı uzun süredir arzu ediyordum. “Biraz daha geçsin hedeflerimizi ortaya koyalım” demişti. Geçtiğimiz günlerde aradım ve “Tamam” dedim, ne yapmak istediğiniz ortaya çıkıyor...

* Üst yönetim daha önce TANSAŞ’ın Türkiye’ye yayılması nı hedeflediğini açıklamıştı. Neden vazgeçildi ?
Evet başlarda Türkiye’nin her yerine yayılma düşüncemiz vardı. Sonradan sadece Ege ve Akdeniz’de olmaya karar verdik. Ege’deki altı ilin dışındaki mağazalar Migros oldu. Çünkü gördük ki Tansaş’lar Ege ve İzmir’le bütünleşmiş. Burada mağazacılığın dışında başka bir ruh ve DNA oluşmuş. Tansaşlar parekende sektöründe ‘İzmir Modeli’ yaratmış. Ondan uzaklaşmak yapıyı bozuyordu. Oysa bu ruhu kaybetmeden Ege’de ulaşmamız gereken çok yer var.

Bu yıl 32 mağaza açılacak

* Bu değişim gerekliliğini Gruba siz mi anlattınız ?

İzmir’i ve TANSAŞ’ı tanımak önemliydi. Bunun öyle uzaktan gerçekleşeceğine de inanmadığımız için bavulları toplayıp eşimle buraya döndük.

* Yaklaşık bir yılda neler değişti ?
Geldiğimizde TANSAŞ’ın 173 mağazası vardı. 15 mağazayı geçen yıl açtık, bu yıl 220 mağazaya ulaşmayı hedefliyoruz. 55 mağazamızı da yeniledik. Sadece mağaza açmakla, yenilemekle kalmadık. Farklı sosyal sorumluluk projelerimiz oldu.

Yeniden mahalle aralarında olacak

* Peki DNA dönüşümü nasıl yaşandı?

Tansaş ruhunda müşteriye dokunmak var. Biz o dokunma meselesini kavradık ve ‘hep birşeyler satmak değil, birşeyler anlatmamız da lazım’ diye düşündük. Yaptığımız çok proje var ama en çok etki verenler özellikle bu konseptteki çalışmalarımız oldu. Örneğin, “Alışverişte engelleri kaldırıyoruz’ dedik ve her engelliye mağazada alışverişi boyunca bir asistan tahsis ettik. İstediğinde paketleri evine kadar götürdük ve çok ilgi gördü. Tam bir duygusal dokunuş oldu. Yaklaşık 100 bin kişiye bu hizmet verildi.

* Ben özellikle 65 yaş çalışmanızı beğendim...
Evet, 65 yaş üstündeki kesime de “Alışverişinizi yapın, poşetlerinizi evinize biz getiririz” diyoruz. Bundan da çok güzel tepkiler aldık. O kadar sevinen müşterimiz var ki teşekkür için bize baklava börek getirdiler. Ayrıca mağaza müdürlerimiz, 160 bin aileye ev ziyaretleri yaptı.

* Neden ?
Böylece gelen kadar gelmeyen müşteriye de dokunuyorsunuz. Ev ziyaretlerinde çok iyi ağırlandık. Özel Moneyclup kartı hediye ettik, belli indirimler tanımladık. Hatta mağaza müdürlerimizi ‘bize gelmediniz’ diye arayan oldu. Çocuklara diş taraması yaptık, caddelere sokakalara çıkarak halka spor yaptırdık. Bunlar hep satmaya değil müşteriye dokunmaya yönelikti.

* Eskiden de İzmirlinin ruhuna dokunan bu yaklaşımlardı. Hedef sadece satış değildi.
Kesinlikle. Biz tüm İzmirlilere hizmet ediyoruz. Ekip olarak samimiyeti kaybetmiyoruz. Dünyadaki mağazacılık trendlerini, yenilikleri takip etmekle birlikte biz bu yolda yürümeye devam edeceğiz.

Mahallelerde çoğalacak

* Bunlar güzel ancak Tansaş tanzim satış mağazaları mantığıyla doğdu. Temel gıda maddelerinin en ucuza satıldığı mağazacılık anlayışıyla bu kadar büyüdü...

Şimdi de aynen öyle oluyor. Temel gıda ürünlerinde Tansaş’a karşı hiç kimse ‘daha ucuzum’ diye iddia edemez. Tüketici fiyata hala duyarlı. Biz buna Tansaş güvencesini de ekledik. Tansaş label ürünlerini de herkes gözü kapalı alıyor. 108 temel gıda ürününü Tansaş markası ve kalitesiyle satıyoruz. Efsane bir 40x 40 ucuzluğumız var. Her ayın 16’sında Tansaşlılar mağazalara akıyor.

* Şu anda istihdam sayınız kaç oldu?
2 bin 400 kişiyiz.

* Bundan sonra rota, büyük mağazalar mı olacak yoksa yine eskisi gibi mahalle aralarında mı yayılacak sınız ?

Küçük mağazalarla mahalle aralarına gireceğiz. Amaç müşterinin daha yakınına gitmek. Özetle Tansaş ruhunu yeniden ayaklandırmaya kararlıyız.

* Eski bir Tansaş’lı olarak bunlar ayrıca sevindirici gelişmeler... Ancak Tansaş’lar Migroslarla birlikte fon şirketi tarafından yönetiliyor. Tansaş’ların da satışından söz ediliyor, bunlar hedeflerinizi etkilemez mi ?
Şimdiye kadar Tansaş’ın ortak yapısına bakıldığı zaman en az beş kere el değiştirdi ama hiç yolunu kaybetmedi.
Sistem sağlam bir şekilde oturmuş durumda. Zaten artık Tansaşları yüzde yüz İzmirliler yönetiyor.

“Daha çok yolumuz var”


Türkiye’de 150 milyar dolarlık perakende sektörünün halen yüzde 15’lik kısmının organize perakendeye ait olduğunu vurgulayan Tuncer, o nedenle alınacak çok yol olduğuna ve mağaza sayısının gelecekte katlanabileceğine işaret ediyor.

‘Hiper‘ değil, ‘süpermarketler’ büyüyor

* Marketçilikte trend yeniden mi değişiyor?
Evet, aynen öyle. Çağ bilgi çağı ama insanlar birbirinden uzaklaşıyor. O yüzden duygusal bağı koparmayanlar başarılı olacak. İlk dönemde insanlar AVM’lere çok heveslendi. Uzun zaman geçiriliyor ve sosyal olgu olarak bakılıyordu. Ama zamanın, insana yaklaşımın değeri ortaya çıktı. Şimdi alışverişte daha az zaman harcanmak isteniyor. Hipermarketlerde reyonlar arası mesafe çok uzun deniliyor. Süpermarketçilik bu yüzden dünyada yeniden yükselişte.

ŞOK’ların yerini de Tansaş’lar alacak

Son zamanlarda bir başka gelişme daha yaşandı. Migros ve Tansaş’lar’daki payını yüzde yüzde 98’e çıkaran İngiliz Yatırım fonu BC Partners; Migros Şok’ları, Ülker Grubu’na bağlı Yıldız Holding’e sattı. Grup elindeki Şok’ları devretti ve şimdi Ege’de Şok konseptini özellikle TANSAŞ’larla güçlendirecek. Tuncer, bu satışın tarzlarında da değişim yaratacağını kabul ederek, açıklık getiriyor: “Mahalle aralarına rahat girebileceğiz. Süpermarket konseptini ‘Şok’ olarak açıyorduk.
Şimdi artık bunların yerini mahallelerde Tansaş’lar alacak. Evet, Tansaş’lar, Şok’ların da yerini alacak diyebiliriz. Tabi daha fazla çeşitle. Şu anda biz bu konseptteki mağazalarımıza 2 bin 400 çeşidi sığdırıyoruz.”