Hayatımıza giren modern bakımlar

13 Temmuz 2016

Cildimiz vücudumuzu dış etkenlerden koruyan canlı bir kalkan gibidir. Yaşam şeklimiz ve karşılaştığı travmalara bağlı olarak zaman içinde mutlaka yıpranır ve bize çeşitli belirtiler vererek bizim ihtiyaçlarını karşılamamız için uyarılar gösterir.

Bu belirtiler kimi zaman kuruma, kırışma, yağlanma, sarkma , lekelenme gibi belirtilerdir ki bunlar yaşlanma olarak adlandırabileceğimiz işaretlerdir. Kimi zaman da siyah noktalar, yağlanma , damarların görünür hale gelmesi ya da sivilcelenme gibi günlük hayatımızda bizi rahatsız eden işaretler ile bizi uyarmaya çalışır.

Cildi besleyen damarlar

Sağlıklı bir ciltte nem ve yağ düzeyi normal, gözenekler salgılanan yağı dışarı ve dışarıdan uygulanan nemlendirciyi alacak kadar açık ve parlak renkli olmalıdır. Zaman içinde biriken en üst keratin tabakasının da düzenli olarak temizlenmesi önemlidir. Ayrıca cildi besleyen damarların da bakımlarla desteklenmesi ve canlandırılması işlemi ihmal edilmemelidir.

Klasik cilt bakımları cildin üst yüzeyini nemlendirip yağ butonlarının manuel olarak temizlenmesi ve cildin ihtiyaçlarının krem ve maskeler ile uygulanmasını hedeflemekteydi. Ancak yapan kişinin becerisi ve tercihleri bakımı çok olumlu ya da tersine kötü sonuçlanması ile sonuçlandırabilmeteyken yeni hayatımıza giren modern bakımlar bu riskleri bertaraf etmeyi amaçlamaktadır.

Gençleşmeyi sağlayan meyve asitleri

Hydrafacial adı verilen teknoloji ile cildin üstünü kaplayan ölü vakum destekli su ile temizlerken cildin gözenek yapısını da hızlı ve etkin bir biçimde sağlıklı hale getirmektedir. Cildin mekanik olarak uyarılması ile dolaşım ve lenf dranajı da sağlanmaktadır. Ayrıca oluşmuş yağ butonları elle ya da zorlama ile değil basınç ve vakum ile yok edilebilmektedir.

Sistemin başka bir faydası da cildin gençleşmesini sağlayan meyve asitlerini belirli oranlarda kullanarak cildin yenilenmesini sağlamasıdır. Ayrıca bu ürünlerle kırışıklık , leke ve akne gibi sorunların da tedavisi hedeflenmektedir.

Yazının devamı...

Su olmadan canlı bir cilt olamaz

29 Haziran 2016

Kuru bir cilt diye konuşmaya başladığımızda hastalarım genellikle hemen itiraz ederler. Ama benim cildim karma ya da hassas bir cildim var diye. Kuru bir dal nasıl eğilip bükülmek yerine kırılırsa ya da kıraç bir toprakta hiçbir şey yetişmezse cildimiz için de su hayati önem taşır. O yüzünde her ne problemi olursa olsun kişinin suyu yani neminin tam olması her şeyin başıdır.

Yağlı cildin de neme ihtiyacı var

Cildinizin yağlı olması neme ihtiyacınız olmadığını göstermez!

Cildinizin yağı kuruyup çatlamaması ve dış etkenlerin sebep olduğu travmalara karşı koruyucu olması içindir. Çoğ yağlı bir cilt yapısal olabildiği gibi bazen da cildinizin sağlıklı olmaması nedeniyle koruma amacıyla yağın arttığını da gösterebilmektedir.

Gözeneklerin açık olması da çoğunlukla cildin yeterince nemlenmediğini gösteren bir işarettir. Gözeneklerin açık olduğundan şikayet eden çok hastada nemi yerine koyarak bu sorunun kendiliğinden tedavi olduğunu görmek mümkün olabilmektedir.

Daha hızlı yaşlanır

Kuru yani yağlı olup olmadığına bakılmaksızın nemi olmayan bir cilt daha hızlı yaşlanır, sarkar , kırışır ya da lekelenir. Tüm bu sorunların tedavilerine başlanmadan önce hastaların nem eksikliklerinin giderilmesi tedavinin başarısı için çok önemlidir.

Nemin yerine konmasında içeriği doğru seçilen nemlendiricilerden yaralanmak çok önemlidir. Hastanın yazın güneş koruması ile birlikte yaz-kış sürekli ve ihtiyacına göre bazen 4-5 kez doğru nemlendiriciler ile nemlendirilmesi gerekebilir.

Yazının devamı...

Eyvah yaşlanıyorum!

6 Haziran 2016

Hepimiz 20 ‘li yaşlarda çok genç ve sağlıklı bir yüz ile çok güzel veya yakışıklıyızdır. Ancak geçen yılların ardından yaşlılık belirtileri ortaya çıkarak daha yorgun, sinirli ve yaşlı bir yüze doğru kaçınılmaz bir dönüşün başlar. İşte bazı sorular ve altını çizmenizi önerdiğim yanıtlar.

Ne değişir, nasıl önlenir?

Öncelikle yaşlanma tek bir tabakanın sorunu veya tek bir yöntemle önlenebilecek bir problem değildir. O nedenle tek bir cihaz ya da uygulama ile yaşlanmayı önleyebilmek ancak 30 lu yaşlarda ve baskın bir sorun varsa cevap alınabilecek bir arayış olarak kabul edilmelidir.

Cildimizin yaşlanması:

Cildimiz zamanla üzerindeki keratin dediğimiz tabakanın kalınlaşması ile matlaşmaya ve dışarıdan uygulamalara yanıt daha az vermeye başlar. Bunu nemi tutan proteinlerin azalması nedeni ile kuruma ve sonrada bunu dengelemeye çalıştığı için yağlanmasında değişiklikler takip eder. Kalınlaşma ile gözenek yapısı bozulan ve dışarıdan verilen nemi de alamayan ciltte peelingler ve nem için yapılacak bakımlar, maskeler ve peeling işlemleri başlangıçta yaşlanmaya karşı en önemli tedavilerdir.Mikro ve kimyasal peelingler, oksijeneo veya hydrafacial gibi bakımlar, mezolift, PRP ve dermapen uygulamaları bu tabakadaki sorunları tedavi etmekte kullanılan yöntemlerdir.

Eğer cilt sağlıklı yapısını kaybetmiş ise ince kırışıklıklar , kılcal damarlar ve lekeler gibi daha derin sorunlar oluşmaya başlamış ise o zaman da lazerler ve altın frekans gibi daha derine inebilecek yöntemlerden faydalanılması gerekmedir.

Elastikiyet kaybı:

Cildin en önemli sorunlarından biri de cildin iskeleti olan kollajen ve elastin gibi maddelerin kaybı veya bozulması sonrası gelişen gevşeme ve sarkmalardır. Bu tedavilerde enerji estetiği dediğimiz cildin altına gönderilen ısı ile bu yapıların düzeltilmesini hedefleyen teknolojilerden faydalanılabilir.Bu aşamada altın frekans , ultherapy, termilift ve ya derine işleyen lazerlerinya da kök hücre tedavisi ya da poly L laktik asit tedavilerinin mutlaka tedaviye eklenmesi gerekmektedir.

Yazının devamı...

Düğün mevsimine cildi hazırlamak

23 Mayıs 2016

Şu an, bir çok genç kız evlilik hazırlıkları döneminde. Gelinlik seçimininden daha da önemli olan gerçek bir güzellikle müstakbel eşin kolunda olmak.. Bunun için cildin bütün kusurlarını, sorunlarını tek tek elden geçirmek gerekir. Nem ve diğer eksiklikleri giderilmeli, gerekli olan yenilenme, onarım işlemleri tamamlanmalı. Leke sorunu ise asla ihmal edilmemeli. Lekeyi yüzeyden ve derinden temizlemek için geliştirilen bir çok yeni teknoloji herhangi bir kaygıya meydan bırakmadan istenen o "duru" cildi oluşturuyor. Bu konuyu önceki yazımda anlattım. Bunlardan Plazma enerjsi, Gençlik ışığı, Mikro peeling ve kimyasal peelingler gibi lekelerin hem onarımında hem tedavisinde kullanılan yöntemlere ek olarak lazerlerden de faydalanılıyor.

Daha koyu renkli lekelerde

Lekeyi oluşturan “Melanin” boya maddesine özel olarak etkili lazerler etkilidirler. Melanin lazer ışığını emerek leke ısı ile parçalanır ve vücudun savunma hücreleri tarafından emilerek sindirilir. Lekenin koyu olduğu alanlarda emilim daha fazla, zayıf olduğu alanlarda ise az olacağından “duru cilt” dediğimiz tek renk bir cildin oluşmasını sağlar. İdeal bir lazer, hızlı ve melanin üstüne etkili olmalıdır. Bu sayede cilde hasar vermeden lekeyi en küçük parçalara bölüp en etkin sonuç alınır

Leke tedavisinde Picosil

Yeni jenerasyon lazerlerden olan bu sistem ile lazer ışıkları saniyenin trilyonda biri olan picosaniyede cilde verilir, 755 alexandrite dalga boyunda ışık veren cihaz sayesinde lekeyi oluşturan melanin hedeflenir.Microfocus lens teknolojisi ile ışıklar balpeteğine benzer özel bir yöntem ile verilerek lazerin gücü arttırılırken ciltte oluşturulan hasar mümkün olan en az seviyeye ulaştırır.

Picosil ve eski lazerlerin farkları

Picosil öncesindeki teknolojide lazerler nanosaniye hızında idi. Picosaniye nanosaniyenin binde biridir. Yani Picosildeki lazer ışığının hızı çok daha yüksektir. Bu sayede çok daha güçlü enerjiyi cilde vermek mümkün olmakta ve melanin çok daha küçük parçacıklara bölünerek vücut tarafından emilmesi daha hızlı ve daha kolay olmaktadır.Bu tedavinin daha az seansta sonuç almasını sağlar.

Yeniden leke olıuşmaması için

Yazının devamı...

'Lekesiz duru bir cilt istiyorum'

12 Mayıs 2016

Bunalımdayım demişti hastam ilk geldiğinde, sivilce izlerinden kurtulmak isterken yapılan yanlışlar yüzünden cildinde en koyudan en açığa her tonun bulunduğu yüzünü gösteriyordu.”Artık insan içine çıkmak istemiyorum, arkadaşlarımla görüşmüyorum, hatta işe bile gitmek istemiyorum.” diye anlattı yaşadıklarını. “Ne yapsam artık kapatamıyorum!” dedi ve yakında evleneceğini söyledi.

Evet bu ölümcül bir hastalık tablosu değil. Bir organ nakli ya da By-pass hikayesi de değil. Ama sağlıklı , güzel ve ya çok güzel hatlarını örten bu sorun genç kızı hayattan el çektirecek kadar büyük boyutlara ulaşabiliyor. Belki “Çok şükür alnımıza leke sürülmedi.” diyen atasözlerimizin mecaz anlamını kavranamamaması utandırıyor bu hastalarımızı. Evimizin ya da aracımızın boyasında bir sorun olduğunda nasıl hemen onarmak için yardım alıyorsak bu hastalar da “Yüzümüz ak” demek istiyor haklı olarak.

Bu cildimizde güneş ışıkları, solaryum, annelik hormonları, kuruma, zamana bağlı yıpranma, ilaçlar, hatta genlerimizin de kimi zaman sebep olduğu bir sorun.Tedavi planlanırken de elinizde güçlü seçeneklerin olması bu nedenle zorunlu.

"Her tür kremi kullandım ama"

Arkadaşım bir krem kullanmıştı iyi geldi diye anlatılıyor çoğunlukla çare arayışlarının başlangıcı, sonra alınan tavsiyeler ile başka ürünler ekleniyor. Soyucu ve aşındırıcı tedavi seçenekleri genellikle yetmiyor ve lekeler devam ediyor. Bazen da leke tedavi edilirken başka sorunlar ekleniyor .Sonra tedavi için güzellik salonları ve merkezlere gidilerek “iyi geldiğini!” duydukları bir çok işlem yaptırılıyor.

Ne yapmalıyım?

Öncelikle bir çok etkenin sebep olabileceği bu sorun için bir hekime başvurulmalı. Cilt ve sorunlu bölge değerlendirilmeli ve doğru bir tedavi planı ve zamanı oluşturulmalı.Doğru yöntem ve teknolojilerle hızlı ve etkili çözümlere ulaşmanın mümkün olduğu akılda tutulmalı.

Sadece soyucu ve aşındırıcı krem yada uygulamalarla tedavi genelde başarısız olmakta.Leke tedavileri genellikle cildi onarıcı, dengeleyici ve leke üzerine etkili uygulamaların da içerisinde olduğu tamamlayıcı tedavi planlarına ihtiyaç duyar.Sadece bir çekiç ile bir inşaatı tamamlayamayacağınızı unutmayın.

Yazının devamı...

Göbekli olmak tercih mi, kader mi?

15 Nisan 2016

Oğlumun en çok takıldığı bölge göbeğimdi. Nedense göbekli olduğum için hergün ısrarla göbeğimi gösterip onunla alay etmekten vazgeçmemişti. Çocuklar gerçekleri söylerken çok acımasız olabiliyor. Peki ya işimiz ya da sosyal çevremiz? İyi görünmek sağlıklı olduğumuzun en önemli göstergesi. Ayrıca hem kariyerimizde hem toplumda hem de kendimize duyduğumuz saygıda fit olmak artık eskisinden çok daha fazla anlam taşıyor.

Neden göbekleniyoruz?

Herşeyden önce yaş ilerledikçe karın ve bel bölgesinde yağların birikmeye başlaması kaçamayacağımız bir gerçek. Vücumuzu ideal kiloda tutup, spordan vazgeçmesek bile geçen aylar, yıllar göbeğimizi oluşturmak için yeterli. Beslenme ve yaşam tarzımızın değişmesi hem fast-food tarzı yiyecekler tüketmeye bizi zorlarken, yoğun tempomuz da yeme düzenimizi maalesef bozarak yağlanmaya zemin hazırlamakta. Ayrıca giderek kalorisi yükselen menüler, artan damak tadımız ve yiyeceğe eskisinden kolay ulaşabilmemiz de yağlanmamıza neden olan faktörler arasında.

Hamilelik sonrası bölgesel yağlanma

Hanımlar için en kutsal görev olan anne olmak da göbek oluşumunda önemli etkilerden biri. Hem yağ hem de bozulan elastikiyet, karın çevresinde istenmeyen görüntülere sebep olmakta. Doğurgan dönem bitip menapoz sinyalleri ile birlikte azalan östrojen de yine karın çevresinde yağlanmanın çoğalmasına neden oluyor. Erkekler için de tablo çok farklı değil. Bir çoğumuz sadece karın bölgemizden genişleyerek yaş alıyoruz. En ufak bir kilo artışı maalesef her erkek için göbek anlamına geliyor.

Elastikiyet büyük problem

Sadece yağlanma değil gevşeme de önemli bir problem. Karın bölgemiz her öğünde yediklerimizin hacmi kadar genişlemek zorunda. Bu gerçeğe bir de alınıp verilen kilolar ya da gebelik gibi başka faktörler de eklenirse, elastikiyet çok daha büyük bir problem haline geliyor. Çözüm ararken yağları eritmek çok daha büyük sorunlara bu yüzden neden oluyor. Daha önce yağları kırabilen benzer soğuk lipo yada kriyo lipoliz işlemleri sıkılaşma yapamadığı için deneyenleri yeterince mutlu edememekte.

Yazının devamı...

Estetik dünyasında muazzam buluşlar

9 Nisan 2016

Dünyanın her yerinden gelen estetik hekimleriyli Monaco'da buluştuk. 14. Estetik & Anti-Aging Dünya Kongresi(AMWC), dünyanın en iyi anti-aging hekimlerini, uzmanlarını, estetik cihaz üreticilerini bir araya getirdi. Gençlik sağlayan enerji yöntemleri, yaşlılığı önleyici tedaviler, yaşlanma sürecini geciktiren bıçaksız müdahaleler masaya yatırıldı. 120'yi aşkın ülkeden anti-aging ve estetik hekimleri oradaydık Cerrahi olmayan kilo verme programlarını, estetik tıp alanındaki son teknoloji yüz gençleştirme araçlarını, vücudu mükemmelleştiren son tedavileri, modern lazerleri konuşmamızda tek amacımız vardı: Sizlere daha doğal, daha genç ve daha sağlıklı bir görünüm kazandırmak

Yüzün anatomik bilgileri tekrar gözden geçirildi

Estetik tıbbın muazzam buluşlarına yer veren bu kongeye, dünyanın her ülkesinden tıp insanlarının yoğun ilgisi vardı. Yüze ve vücuda yapılan cerrahi olmayan tüm yenilikler ve yeni yöntemler kongrede katılımcılar tarafından paylaşıldı…Bütün dünyada ameliyatsız yöntemlere olan talebin çok hızlı büyümesi ile birlikte, bu alanda ürün ve cihaz üreticileri de ürettikleri yenilikleri hekimlere tanıtma fırsatını kaçırmadılar. Öte yandan, her yıl olduğu gibi, yüzün temel anatomik bilgilerini tekrar gözden geçirmek isteyenler için oturumlar yapıldı. Yeni uygulamalar, dolgular ve botoks ile ilgili dikkat edilmesi gereken noktalar tartışıldı. Tehlikeli alanlar ve yaşanan komplikasyonlar hakkında detaylı sunumlara katılma fırsatı yaratıldı.

Önemli gündemlerden biri; ameliyatsız yüz germe

Ayrıca farklı teknolojileri ve ürünleri kullanan hekimlerin yaptıkları karşılaştırmalı sunumlar da en çok ilgi gören oturumlar arasında idi. Ameliyatsız yüz germe, yine en önemli gündemlerden biri oldu. Ultherapy bu alanda yerini sağlamlaştırırken, Scarlet gibi "intradermal radyofrekans" uygulaması, kanülle yapılan ve Avrupa’ya 2016’nın başında giren "Termilift" de övgü ile sözedilen sistemler arasındaydı. Türkiye’de yaklaşık bir buçuk yıldır kullandığımız bu cihaz ile yüz germe ve vücut tedavilerinin sonuçlarını da görüp, paylaşma fırsatını bulduk.

Genital bölge estetik uygulamalarında son teknoloji

Dolgu ve botoks uygulamalarında da dünya çapında tanınmış ve işlerinde uzman arkadaşlarımızı dinleme ve karşılıklı görüşlerimizi paylaşma şansını yakaladık. Yüzde oluşan lekeler ve dövme silme alanında Pico saniye lazerlerin, eski teknoloji lazerler ile karşılaştırılmaları ve üstünlükleri ile ilgili bir çok çalışma ve sunuma katıldık. Ameliyatsız estetik uygulamalarında giderek artan bir talep sonrası gelişen bir alan olan "kadın genital bölge estetik uygulamaları" ve sunumları da dikkat çekti. Geni-fix yönteminin dış bölge ile birlikte vajina içinin de gençleştirilmesine yönelik yeni müdahaleler hakkında da paylaşımlar oldu.

25 dakikada göbekteki yağların erimesi!

Yazının devamı...