Doğu’ya daha çok yatırım istiyoruz

(İyi de... Eskileri neden sattık veya kapattık?)

Milliyet’in İzmir’de yapılan “Geleceğe Yatırım Türkiye’ye Yatırım” toplantısında bir konuşma yapan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, ”Kim derdi ki, Hakkari’de, Şırnak’ta, Bingöl’de havaalanı olacak. Ama artık var. Bunları yaptık hem de terör örgütü PKK’nın şantiyelere, iş makinelerine saldırdığı, tahrip ettiği, halkı tehdit ettiği koşullarda yaptık. İnanıyorum ki, Güneydoğu’ya yatırımlar arttıkça ve bunlar günlük yaşama yansıdıkça PKK eskisi kadar rahat olamayacak, alan bulamayacaktır” dedi.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, teşvik uygulamasında 6. bölge diye tanımlanan Doğu‘da yeni yatırımların önünün açılması bölgenin üretim ve ihracat üssü haline getirilmesi için büyük çaba gösteriyor.
İyi de, bir taraftan yapmaya çalışıyoruz, öbür tarafta yıkılmasına seyirci kalıyoruz.
Doğu’ya daha çok yatırım yapılsın istiyoruz... Bu yeni bir istek değil... 1960’lı yıllardan itibaren DPT‘de çalışan plancılar (Ben de onlardan biriyim, karım da...) Doğu’da yol, su, elektrik, okul gibi alt yatırımlarının tamamlanmasına kaynak ayırdılar. Doğu’nun hayvancılık, tarım potansiyelinin geliştirilmesine dönük kamu ağırlıklı yatırımların gerçekleştirilmesini sağladılar.

Yap, sat, kapat
Hayvancılığın geliştirilmesi için Et-Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu, Zirai Donatım Kurumu Doğu’da teşkilatlandırıldı. Şeker Şirketi, TEKEL, TMO gibi kuruluşların desteği ile tarımsal üretim yaygınlaştırıldı. Başta Sümerbank olmak üzere KİT’ler tarafından değişik üretim tesisleri kuruldu. Sonra ne oldu? Özelleştirme furyasında bütün bu çabaların üzerine bir çizik atıldı.
Mehmet Akkaya, planlı dönemde Doğu’da yapılan yatırımlar ile Doğu’da hayvancılık, hayvan ürünleri ve tarım konusunda sağlanan gelişmelerin özelleştirme rüzgarı ile nasıl yok edildiğini anlatan bir liste hazırlamış.
Mehmet Akkaya diyor ki,
* Pancar ve tütün kotalarıyla on binlerce köylü, gelir getiren ürünleri üretemez oldu. Pancar üreticisi sayısı 1997’de 450 bin iken 2010’da 196 bine düşürüldü.
* 2003’te 334 bin tütün üreticisi vardı. Tütün kotaları sonucu 80 bine düştü. Güneydoğu’da 66 bin, Doğu’da ise, 2 bine yakın aile tütün ekemez oldu.
* TEKEL’in Bitlis ve Malatya sigara fabrikaları satıldı, kapatıldı. Adıyaman, Besni, Kahta, Malatya, Batman, Bekirhan, Besiri, Kozluk, Kurtalan, Sason, Bitlis, Buldan, Kale, Diyarbakır, Silvan, Bismil, Muş Yaprak Tütün İşletmeleri ve... Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Gaziantep, Kars, Malatya, Sivas, Van Tütün Pazarlama ve Dağıtım Başmüdürlükleri kapatıldı.

Giden geri gelmiyor
* Sivas, Kars, Adıyaman, Elazığ, Göksun, Kızıltepe, Erzurum, Siirt, Diyarbakır, Tunceli, Tatvan, Van, Hilvan ve Muş yem fabrikaları satıldı, kapatıldı.
* Erzincan, Erzurum, Siverek, Yüksekova, Muş, Adilcevaz, Sivas, Elazığ, Diyarbakır, Adıyaman, Malatya Süt Endüstrisi İşletmeleri satıldı, kapatıldı...
* Malatya, Kars, Elazığ, Şanlıurfa, Gaziantep, Tatvan ve Ağrı et kombinaları satıldı, kapatıldı.
* Köyteks’in Erzincan, Siirt ve Diyarbakır hazır giyim fabrikaları satıldı, kapatıldı.
* Sümerbank’ın Erzincan, Şanlıurfa, Diyarbakır, Sarıkamış, Adıyaman, Erhaz, Sihaz ve Sarıkamış İşletmeleri ve Hakkari mağazaları satıldı, kapatıldı.
* Elazığ, Van, Kars, Kurtalan, Gaziantep, Şanlıurfa, Aşkale, Adıyaman, Ergani Çimento Fabrikaları satıldı.
* Etibank’ın Elazığ Sodyum Bikromat İşletmesi satıldı.
* Zirai Donatım Kurumu’nun Diyarbakır, Muş, Erzurum, K. Maraş İşletmeleri ve Şanlıurfa Sosyal Tesisi satıldı.
Mehmet Akkaya’nın tespit edebildikleri bunlar. Sayın okuyucularım, yatırım hele hele Doğu’da yatırım bir günde yapılmıyor. Hayvancılık ve tarım yapan köylünün, işini yapamaz, malını satamaz hale gelmesinden sonra sil baştan hayvancılığa ve tarımsal üretime başlaması kolay değil. Olan oldu. Geriye dönmek imkansız ama... Durum tespitinde, yanlışlarımızı bilmekte yarar var.