Koç töreninde bir arkeoloğu alkışladık, bir sanatçıyı tanıdık

Eklenme Tarihi06.06.2008 - 23:20-Güncellenme Tarihi06.06.2008 - 23:21

Bu yıl Vehbi Koç Ödülü arkeoloji profesörü Mehmet Özdoğan’a verildi. Arkeoloji eski medeniyetleri maddi kalıntıları yoluyla inceleyen bir bilim dalıdır. Eski çağlardan zamanımıza kalmış eserler incelenirken, bu incelemeye dayalı olarak geçmişteki yaşama ilişkin bilgilere ulaşmak bu bilim dalının ilgi alanını teşkil eder.
Kazı, eski medeniyetlerin maddi kalıntılarına/izlerine ulaşabilmek için yapılır. Önemli olan, kazı sonucu elde edilen değerleri yorumlayarak bilgilere ulaşabilmek ve de daha önemlisi kazılar sonucu ortaya çıkan maddi kalıntıları koruyacak tedbirleri alabilmektir.
Prof. Dr. Mehmet Özdoğan (1943), İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prehistorya bölümünde okudu ve 1994 yılında okuduğu anabilim dalının profesörü oldu. Öğrenciliğinden başlayarak İstanbul-Chicago üniversitelerince yürütülen Güneydoğu Anadolu Karma Projesi’nin Çayönü kazılarının önce alan yöneticiliğini, daha sonra projenin başkanlığını üstlendi. 

Bu ödül 7’nci ödül
Aşağı Fırat Projesi Arkeolojik Yüzey Araştırmaları’nda, Keban ve Aşağı Fırat projeleri Tepecik, Tülintepe, Değirmentepe kazılarında alan yöneticiliği yaptı. Birecik-Suruç (Şanlıurfa) arkeolojik envanter çalışmalarını yürüttü. İlk üretim topluluklarının Anadolu’dan Güneydoğu Avrupa’ya yayılımlarını araştırdı. Şimdilerde Trakya bölgesinde arkeolojik çalışmalar yapıyor. Çok sayıda basılı eseri var.
Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, arkeolojinin öneminden söz etti, Vehbi koç Vakfı Başkanı Semahat Arsel, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan’ın ödülünü verdi. Rahmi Koç Müzesi’nde yapılan töreni izleyen 200’ü aşkın davetli, ödül sahibini alkışladı.

Yeni bir yıldız doğuyor
Bu tür törenlerde, davetlerde programa bir müzik dinletisinin eklenmesi de olağandır. Genelde bir sanatçı kısa bir konser verir.
Bu yıl Vehbi Koç Ödülü töreni programı Ayça Varlıer’in konseriyle başladı. Varlıer’e piyanoda Aycan Teztel eşlik etti.
Ayça Varlıer (1977) iktisatçı bir babanın (Oktay Varlıer) ve sanatçı bir annenin (Duygu Varlıer) kızı. Annesi Duygu Varlıer Ankara Devlet Konservatuvarı mezunu bir bale sanatçısı.
Ayça Varlıer, “Öğrenci Değişim Programı” ile lisenin ikinci sınıfında iken Amerika’ya gitti. Misafir olduğu aile onu sevdi. Bırakmadı. Liseden sonra New Jersey’de Hardford Üniversitesi’nin müzik bölümünde Hart School of Music’de müzikal tiyatro eğitimi yapmasını sağladı.
Ayça daha sonra Harvard’da ve Moskova’da oyunculuk eğitimi aldı. İngiltere ve İtalya’da sahneye çıktı.
Caz yapıyor. Şarkı söylüyor. Dans ediyor. Beste yapıyor. İpince, uzun boylu, zarif mi zarif bir genç kız.
Bugüne kadar Erol Erdinç şefliğinde İzmir ve İstanbul senfoni orkestraları eşliğinde konserler vermiş. TRT Orkestrası eşliğinde caz söylemiş.
Eniştesi Eylem Pelit onun için müzik düzenliyor. Ablası Aslı Varlıer Pelit sahip olduğu WAP organizasyon grubuyla kardeşinin menajerliğini yapıyor.
Ayça Varlıer, boyu posu, zarafeti, inceliği, seslendirdiği parçaları duyarak, hissederek söylemesi, sesi ve sahne duruşuyla törene katılanları büyüledi. Törene katılanlar geleceği olan, iyi yetişmiş ve yetenekli bir genç sanatçıyı tanımış oldu. Bana sorarsanız, “Yeni bir yıldız doğuyor.”

 

Etiketler