Kör talih...

İzmir Körfezi’nde çalışan bu gemileri Büyükşehir Belediyesi’ne almak için, rahmetli Ahmet Piriştina ile Ankara’ya birlikte gitmiştik.
O dönem, Özelleştirmeden Sorumlu Devlet Bakanı Yüksel Yalova ile “al tekke-ver küllah” pazarlıkla, Denizcilik İşletmeleri’nden yolcu vapurlarını “Çok ucuz” bir fiyata Büyükşehir’e satın aldık.
Zaten önemli olan, Büyükşehir’e, “işletme yetkisinin” devriydi.
9 Mart 2000’de, yanlış anımsamıyorsam, 2 arabalı, 5 de Körfez vapuru ile Pasaport, Konak, Alsancak, Karşıyaka iskelelerine 5 milyon dolar verilip el sıkışıldı.
* * *
O gün, Bakan Yalova’nın odasında imzalar atılırken, Yüksel Bey şöyle demişti:
“Ahmet Başkan, belki hemen zor ama şu gemileri bir an önce yenilemen lazım. İzmir’e yakışır vapurlar al, bu eskilerden bir kaçını da orasını burası yenileyerek ‘nostaljik’ olarak koru. Bayram ve özel günlerde kısa mesafeli çalıştırıp halkın özlem gidermesini sağlarsın...”
Bu konuşmanın üzerinden tam 11 yıl geçti.
İskele sayısı 4’ten 8’e çıktı.
Yolcu sayısı 8-10 kat arttı.
Ama çoğu jilet bile olamayacak kadar eski Körfez vapurlarından hiçbir tanesi emekliye ayırılıp, yerine yenisi alınamadı.
Büyükşehir, son üç senedir Körfez’de hızlı ve güvenli “katamaran” cinsi gemi alımını sadece konuşuyor, o kadar.
Ne kredi bulunabildi, ne de ihaleye çıkılabildi...
* * *
Uğura ya da uğursuzluğa inanır mısınız?
Ne kadar doğrudur, ne kadarı batıl inançtır bilemem ama, ben inanırım.
Bu kentte doğup büyüyen, Karataş, Asansör, Karantina, Göztepe, Güzelyalı’dan 16 yaşıma kadar denize girmiş bir İzmirli olarak, bugüne kadar Körfez’de yolcu taşıyan vapurlardan bir tekinin bile battığını anımsamıyorum.
Makineleri arızalanıp deniz ortasında kalan çok oldu ama hiçbiri batmadı.
Eski de olsalar, gürültülü ve titreye titreye de çalışsalar, benim bildiğim 50 yıldır, iskeleden yolcusunu alan ve kalkan her gemi, karşı iskeleye kazasız belasız ulaştı.
Taaaaaaaaaa ki düne kadar...
* * *
Körfez’deki vapurları Büyükşehir’in İZDENİZ A.Ş. adlı şirketi çalıştırıyor.
Bu şirkette daha geçen hafta bir yönetim değişikliği oldu.
ESHOT’ta bu kentte yaşayan herkese, ilçe belediye başkanlarına bile “yaka silktiren” bir yönetici hanımefendi, emekliliğe sevk edilip, İZDENİZ’in başına getirildi.
Söz konusu yönetici hanımın görev süresinde de İzmir’deki otobüs kazaları “tavan” yapmıştı.
Anımsayın, otobüsün direksiyonunda “ehliyetsiz” şoför bile yakalandı.
Ölümlü-yaralamalı kaza sayısını tam olarak hatırlamıyorum ama ESHOT’un bu konudaki karnesi; olay olarak “kabarık”, not olarak “zayıftı.”
Aynı hanımefendi İZDENİZ’in başına oturur oturmaz, Körfez’de ilk kez durduk yerde bir “vapur” battı(!)
Yorumu sizlere bırakıyorum.