Halkın tepkisi var ama...

Halkın tepkisi var ama...

Hasan PULUR

BAZI tutum ve davranışlar, tepkiler kendi kendine gelişiyor, ne devletin ne de herhangi bir örgütün yönlendirmesi yok..
Mesela spor karşılaşmalarında, maçlarda toplu halde İstiklal Marşı'nın okunması...
İstiklal Marşı okumanın kime, kimlere tepki olduğu belli... Türk insanı ülkesinin bölünmezliğini İstiklal Marşı'yla haykırıyor, "Devletin radyosu, televizyonu niçin İstiklal Marşı'yla açılıp kapanıyor!" diyenlere de yanıt veriyor...
* * *
PEKİ, maçlardan önce, İstiklal Marşı okumak ne zaman başladı, hangi maçta başladı?
Biz bilmiyoruz...
İleride bugünlerin tarihini yazacak tarihçilere, bugünlerin sosyal yapısını inceleyecek sosyologlara yardım etmek için bu soruların cevabını araştırmalıyız.
* * *
BİR misal daha, her ay bazı günler, otobüs terminallerinin önü "En büyük asker, bizim asker!" diye inliyor. Türkiye'de askere gidenleri uğurlamak bir gelenektir, davullar, zurnalar çalınır, mahallenin, köyün delikanlıları vatan görevine uğurlanır, elbette annelerin, ablaların, kardeşlerin, sevgililerin gözleri yaşlıdır...
* * *
AMA son yıllarda bu gelenek değişti, özellikle büyük şehirlerde davul, zurna olsa bile, delikanlılar, gençler, arkadaşlarını, kardeşlerini "En büyük asker, bizim asker!" sloganıyla uğurlayıp, gönderiyorlar, biz de kaç kere Taksim'den Gümüşsuyu'na inerken, bu töreni gördük, durduk ve seyrettik, dua ettik...
Peki, bu gelenek nasıl başladı, kim başlattı, bilen var mı?
Neyin tepkisi olduğu, belli olsa bile...
* * *
BİR üçüncüsü ise, eğlence yerlerinde programın "Onuncu Yıl Marşı"yla bitişi... Bunu Kenan Doğulu başlatmış, "Çıktık açık alınla.." diye başlayan marşı yeni bir yorumla okumuş, o gün, bugün müzikli olan hemen her eğlence yerinde final bu marşla yapılıyormuş.
* * *
ALİ Kocatepe ise bu finale "Memleketim" şarkısını da eklemiş, "Onuncu Yıl Marşı"ndan önce "Memleketim" hep birlikte söyleniyor, ondan sonra herkes ayakta "Dağ başını duman almış" başlıyor.
Cuma ve cumartesi geceleri Darüşşafaka'nın Maslak'taki sosyal tesislerinde eşi Aysun Kocatepe ile program yapan Ali Kocatepe, üç saat hiç durmadan ara vermeden adeta sesli bir müzik antolojisi canlandırıyorlar. 1700'lü, 1800'lü yıllardan başlayıp, Dede Efendi'den, Mozart'tan, Johann Strauss'tan, Beethoven'den başlayıp, günümüz müziğine geliyorlar, Latin, Amerikan, İtalyan, Fransız, Rus müziğinden örnekler verip, Türk müziğine geçiyorlar, Nihavent, Rast, Hicaz makamını Ege, Orta Anadolu, Rumeli, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu türküleri izliyor. Program "Carmina Burana" ile sona gelirken, "Memleketim" şarkısı ve "Onuncu Yıl Marşı"yla noktalanıyor.
* * *
BUNDAN on beş yıl önce ne maçlar "İstiklal Marşı" ile başlardı, ne delikanlılar "En büyük asker, bizim asker!" diye uğurlanırdı, ne de eğlence yerleri "Dağbaşını duman almış" marşıyla inlerdi.
Halk tepki koymasını biliyor.
Ah, bir de hırsızlara, soysuzlara, saçı bitmedik yetim hakkı yiyenlere tepkisini sandık başında koysa...
Koysa da ne yapsa?
Kime oy verse?!


Yazara EmailH.Pulur@milliyet.com.tr