Hamamcının günahı ne?

Hamamcının günahı ne?

Hasan PULUR

BUGÜNLERDE sinemayla ilgisi olan kime rastladıksa, kimi kızarak, kimi gülerek Hamamcılar Derneği Başkanı'ndan söz ediyor...
Çünkü "Hamam" filminde eşcinselliği hatırlatan bir sahne var, Hamamcılar Derneği Başkanı da ona takmış, "Bizim hamamlarda böyle şeyler olmaz!" diyormuş.
Herhalde eski hamamlarda öyle şeyler yapılırmış ki, Murat Bardakçı geçen pazar "öyle şeyler"in tarifesini bile açıkladı...
* * *
NEYSE konumuz sadece Hamamcılar Derneği Başkanı'nın tepkisi değil, toplumumuzun ortak bir özelliği...
Bu toplumda, hangi meslek erbabına dokunsanız, topu birden ayağa kalkar...
Diyelim o sahnede bir avukat olsaydı, kimbilir ne kıyametler kopardı?
"Avukatlar böyle şey yapmaz!" diye.
Hele bir doktoru gösterin, adam sahtekarın biri olsun:
"Vay efendim, doktor sahtekar olur mu?"
* * *
MERAK etmeyin, aynı şey bizim meslek için de geçerli, hemen ayağa kalkarlar...
Attila İlhan'ın, televizyonda bir dizisi oynuyordu, kahramanlardan biri uçarı bir kadın gazeteci... O tarihte biz de Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyesiyiz, birkaç kadın meslektaş Cemiyet'e başvurdu:
"Bu film bizi rencide ediyor!"
Yönetim Kurulu bizi görevlendirdi, kadın meslektaşlarımızı ikna edeceğiz.
Oturduk, konuştuk, niçin rencide olduklarını anlattılar, kadın gazetecinin hafifmeşrep gösterilmesinden şikayetçiler...
"Size ne bundan?" dedik...
"Nasıl bize ne? Biz de gazeteciyiz!"
"İyi de, dizide canlandırılan bir kadın gazeteci, bütün kadın gazeteciler değil ki!"
"Ama seyreden hepimizi öyle sanır!"
"Hayır sanmaz, sizi de tanırlar, öyle olmadığınızı görürler... Hem, yani öyle bir kadın gazeteci olamaz mı, ya da üç aşağı, beş yukarı olanı yok mu?"
Belki ikna olmadılar ama, başvurularını takip etmediler...
* * *
YILLAR önceydi, İtalya'ya karışık zeytinyağı ihraç edip, rezil olmuştuk, birisi geldi, çattı, "Bu haberi yazarak memleketi rezil ediyorsunuz!" dedi...
Kafa bu kafa!
Adam zeytinyağına, motor yağı karıştırıyor, memleketi rezil etmiyor, biz yazıyoruz, memleket rezil oluyor.
* * *
TABİİ o günlerden bugünlere çok şey değişti, artık her meslek erbabı eskisi gibi tepki göstermiyor, bunun da bizce iki nedeni var...
Birincisi onları rahatsız eden tiplerin kendi meslektaşları olabileceğini de kabul etmeleri, ikincisi de filmde kızdıkları meslektaşlarının hayal ürünü olmayıp, gerçek kişiler olduğunu, birebir tanımaları...
Ama her şeye rağmen, bu konuda en hoşgörülü ve tahammüllü meslek erbabının politikacılar olduğunu itiraf etmeliyiz...
Hiç aldırmazlar, geniş yüreklidirler...
* * *
YAZIYA, hamamcılarla girdik, yine öyle bitirelim, adamcağız, belki de tam günün adamı "entel takılan" bir fikir adamı...
Uğur Mumcu'nun ruhu şadolsun, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlardan...
Filme kızıyor, "Bizde öyle şeyler olmaz!" diyor, ama daha gidip filmi görmemiş.
Bunlardan, ne kadar çok var değil mi?
Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olanlar...
Üstelik böyle olmak için de hamamcı olmaya gerek yok!
Kürsüler, köşeler, ekranlar ne güne duruyor?




Yazara EmailH.Pulur@milliyet.com.tr