İftar ve Fenerbahçe...

İftar ve Fenerbahçe...

       DOĞRULARA karşı bir tepkimiz var, doğru söz söyleyene de, doğru iş yapana da tahammül edemiyoruz, ille de bir kulp takacağız...
       Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz "Beş yıldızlı otellerde iftar verenler, fakir fukarayı da düşünsünler" demiş...
       Yanlış mı söylemiş!
       Beş yıldızlı otellerde 100 kişiye varan iftar verenler, aynı parayla 500 yoksulun duasını alıp sevaba girseler daha iyi olmaz mı?
       Hiç olur mu?
       İşin fiyakası var!
       * * *
       YA çadırlarda kurulan iftar sofraları...
       Başta belediye başkanları, iftar veren hanım veya bey, televizyon kameralarının baş mankenleri..
       Elbette Ramazan boyunca çadırlarda verilen iftar yemeklerinin haber tarafı vardır, lakin o insanların teşhiri ya da hayırsevenlerin(!) arz- ı endamı bir haber için vazgeçilmez şart mıdır?
       * * *
       BAŞKA bir konu "Fenerbahçe!"
       Ligler başlar başlamaz, Fenerbahçeli futbol yazarlarından bazıları, eski futbolcular, bir ağızdan veryansın ettiler:
     "Bu takımdan ne köy olur, ne kasaba?"
       Üstelik bunu diyenlerin arasında, video kasetten Brezilyalı oyuncu seçip, transfer ettirenler de vardı.
       Derken, Fenerbahçe takımı toparlandı, üst üste maç kazandı, aradaki farkı kapatıp birinci devreyi lider bitirdi.
       * * *
       EEE, şimdi ne olacak?
       Bu doğruya, bu başarıya kim katlanır?!!
       Bir şeyler bulmak gerek!
       Buldular!
       * * *
       GENEL Sekreter Köksal Özbek'in kellesini istiyorlar...
       Suçu çok büyük, giyotinlik!
       1982 yılında kulübe sporcu olarak kaydedilmiş, iddiaya göre Fenerbahçe'de spor yapmamış...
       Köksal Özbek, yüksek mimar, işinde olduğu kadar, Fenerbahçe genel sekreterliğinde de başarılı...
       Şimdi adamı Haysiyet Divanı kararı ile kulüpten atmak istiyorlar.
       Halit Deringör geçen gün yazdı: (29. 12. 1998 Cumhuriyet)
     "Birkaç yıl önce bir heyet Fenerbahçe kütüğünü tetkik edip, bir rapor hazırladı. Bu raporda 635 kişinin hukuki durumu tartışmalıydı, içlerinde yüz kızartıcı suçlardan mahkum olanlar bile vardı. Kütüklerde tahrifat yapıldığı saptanmıştı. Bazı ölmüş üyelerin kayıtları üzerine bant yapıştırılıp, üye yapılanlar da vardı."
       Peki bunlara ne yapıldı?
       Hiiçç!
       * * *
       AMA şimdi Köksal Özbek, 16 yıl sonra, "sporcu üye değildir" diye Haysiyet Divanı'na veriliyor.
       Niye?
       Cevabı Halit Deringör'ün yazısının başlığında:
     "İlahlar kurban istiyor."
       Kim bu ilahlar?
       İlahlıkları, kendilerinden menkul birtakım karıştırcılar!
       * * *
       ÖNÜMÜZDE "Birleşik Grup"un çıkardığı Fenerbahçe Albümü duruyor.
       Bütün üyelerin vesikalık fotoğrafları, özel bilgiler var, doğum tarihi, mesleği, kulübe girişi, sicil numarası ve iş adresi gibi...
       Lakin bazılarının sadece fotoğrafı var, bazılarının ise bilgi haneleri bomboş, ne mesleği, ne kulübe girişi var... Bazılarının ise sadec (Y) harfinin yanında bir numara...
       Böyle albüm olur mu?
       Elbette bu kulübü bağlamaz ama, albümü hazırlayanlar, bu bilgileri ya da bilgisizliği nereden almışlar?
       Eğer kulüpten almışlarsa vay o kulübün üyelik durumunun haline...
       * * *
       DİYELİM, Köksal Özbek bu sudan nedenle kulüpten ihraç edildi, cüce ilahlar kelle götürdü.
       O zaman Yönetim Kurulu toptan istifa etmeli, tek maddelik seçim gündemiyle olağanüstü kongreye gidilmeli, herkes boyunun ölçüsünü almalıdır.




Yazara E-Posta: h.pulur@milliyet.com.tr