Liderin takım çantası...

“USTA” günlük hayatımızın içindedir: “Musluk akıyor, ustayı çağır!”
“Elektrikte bir arıza var, ustayı çağır!”
“Gaz ocağı bozulmuş, ustaya haber sal!”
“Usta” kurtarıcıdır, “usta” her şeyi bilir, “Şunu usta bir görse!” lafı, “usta”nın önemini gösterir, tıpkı bizim “Muharrem Usta”mız gibi...
“Usta” genellikle çırağıyla gelir, çırağının elinde bir kutu vardır: “Takım çantası”. Usta ister, çırak takım çantasını açar, alet verir.
* * *
CEM Kozlu, Türkiye’nin başarılı yöneticilerinden biridir, THY Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı’yken, başarısını hâlâ hatırlarlar. Uluslararası görevler de yapmış, Coca Cola’nın Orta Avrupa, Avrasya, Ortadoğu grubunun başında bulunmuştur.
Her “usta”nın “takım çantası” olduğu gibi, liderin de “takım çantası” vardır, içinde de, pens, tornavida, çekiç, kerpeten misali “yönetim aletleri” vardır.
* * *
CEM Kozlu’nun anılarını, çalışma düzenini, ilkelerini anlatan kitabın adı “Liderin Takım Çantası”dır. (Remzi Kitabevi)
İş hayatında “yönetici” olanlar, yönetici olmaya yönelenler, lider olmayı kafalarına koyanlar bu kitabı mutlaka okumalı.
Liderin takım çantasında kolay kullanılabilen, pratik fayda ile verim artışı sağlayan “aletler” vardır!
Ayrıca bu çantada Mevlana’dan Peter Drucker’e kadar birçok önemli düşünürün kitapları...
* * *
“TAKIM çantası”ndan birkaç anı...
1988 yılında Başbakan Turgut Özal, Cem Kozlu’yu THY’nin başına getirmek ister, Evren önce karşı çıkar, sonra onaylar. Kozlu’nun deyimiyle, “Türkiye’nin en nüfuzlu gazetesinin başyazarı da karşıdır: Yağcıdan havacı olur mu?”
Acaba bu başyazar kim?
O gün Cem Kozlu ilk kez THY merkezine gidecektir, yani genel müdür ve yeni yönetim kurulu başkanı olarak... Onu bekleyenler asık suratlı bir sürücü ile en külüstür arabalarından birini gönderirler. Devlet Başkanı’ndan makam sürücüsüne kadar “istenmeyen adamdır.”
Sonra ne mi olur?
“İddia, inanç ve tutku, liderin içinde bir volkan gibi fokurdayan, ona enerji veren kaynaklarıdır.”
Bu cümle Cem Kozlu’nundur.
Bu heyecanı yaşayan lider elbette başarılı olur.
* * *
BİR anı daha...
THY uçaklarının bakım süreleri uzun sürmektedir. Cem Kozlu bir kere söyler, iki defa söyler, sonra kesin emir verir...
“Kesin talimat veriyorum, büyük bakım dönemi gelen ilk iki uçağımız yurtdışına gidecektir.”
Toplantıda karşısında oturan Teknik Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Bolayır, gayet sakin, ajandasını kapatır, kalemini iç cebine koyar, sesini hiç yükseltmeden yerinden kalkar:
“Talimatınızı yerine getiremeyeceğim, affımı rica ederim!”
Ve çeker gider.
* * *
YUSUF Bolayır bunu neden yapar, ona hiç uymayan bir davranış...
Yöneticilerden Çetin Güvenir anlatır...
Daha önceki genel müdür de aynı talimatı vermiş, lakin tam uygulamaya geçilirken gazetelerde “Türk işçisinin emeği peşkeş çekiliyor, birilerine çıkar için, uçaklar dışarıya bakıma yollanıyor, şirket zarara sokuluyor” diye haberler çıkar.
Talimatı veren genel müdür, “Haberim yok, inceleyip gerekeni yapacağım” diye bir güzel çark eder.
Sonra ne olur?
Cem Kozlu da bunu sorar, Çetin Güvenir anlatır:
“Beni ve Yusuf Bolayır’ı görevden aldı!”
* * *
CEM Kozlu der ki:
“Güven ortamını yaratmak ve yaşatmak liderin birinci görevidir.”
Evet, ama...
Söylenecek çok laf var da...
Yerimiz kalmadı.