Polemikler

Genellikle ne polemiklere gireriz, ne de polemik severiz; polemik karşılıklı, çeşitli konularda yazışmadır.
Evet, polemiklerden hoşlanmayız, ama biz de yaptık, lakin kayıkçı kavgası kime yarar ki!
Üzülerek hatırladıklarımız da vardır, asla pişman olmadıklarımız da... Hele karşımızdakinin seviyesini gördükçe, “Değer miydi!” desek de pişman olmayız, hatta “Ağzının payını az vermişiz” diye de hayıflanırız.
* * *
Son günlerde “yandaş” denilenler ile onlara “yandaş” adını takanlar arasındaki polemiği uzaktan seyrediyoruz, çok da önemsemiyorduk ama, işin içine Oktay Ekşi girince...
Oktay Ekşi, bizim bildiğimiz kadar polemiklere fazla itibar etmez, aldırmaz, hatta “Bak senin için ne yazmışlar!” deyince farkına varır, “Yaaaa!” çeker.
Lakin geçen gün yazısının altına bir “not” koyunca ne kadar kızdığını anladık...
Tartışma bir televizyon programında çıkmış, gazetelerdeki “provokatörler”den söz edilince biri de Oktay Ekşi için “kod adlı provokatör” demiş...
Bu tartışmayı özetleyen Oktay Ekşi “not”un sonunda diyor ki:
“Bana kod adlı bir provokatör diyen o bacaksızı, hukukun verdiği bütün imkânları kullanarak doğduğu yere kadar kovalayacağım.”
Oktay Ekşi’nin tepkisine, üslubuna bakar mısınız?
Belli ki tepesi atmış...
Haklı!
Oktay Ekşi’ye provokatör demek kimin haddine...
Lakin haddini aşan o kadar insan var ki!
* * *
Provokatör denilenlerin “ajan” olanları da vardır, “ajan provokatör” derler, kışkırtıcı...
Bunlardan biri “12 Mart” döneminde kurulan cuntalardan birine girmiş.
Evet, o tarihlerde de darbe yapmak için cuntalar kurulurdu.
Cunta toplanmış, gündemindeki konuları görüşecek, genç ayağa kalkmış:
“Paşam, müsaade ederseniz herkesin üzerini arayacağım!”
Emekli Paşa sinirlenmiş:
“Ne yani, beni de mi arayacaksın?”
“Evet paşam, sızıntı var, konuşmalar dışarıya sızıyor!”
“Peki ara!”
Genç cuntacı herkesin üstünü başını aramaya başlamış; ses alma cihazı arıyor, tabii kimsede bir şey çıkmamış. İşini bitirmiş, oturmuş, toplantı başlamış...
Oysa cihaz onun üzerindeymiş, tıkır tıkır çalışıyormuş, ses alıyormuş...
Oktay Ekşi’ye “provokatör” diyenler, keşke etraflarına bir baksalar...
* * *
Polemiklerin uzun olanı da vardır, kısa olanı da...
Mesela üstat Bedii Faik’in, kendisine kızıp, “Senin yazılarının çıktığı gazetelerle kıçımızı siliyoruz” diye telgraf çekenlere verdiği bir cevap vardır ki!
“İyi yapıyorsunuz” demiş.
“Belki kıçınız akıllanır!”
* * *
Polemik sırası söylediklerinden ileride pişman olanlar da vardır, Mehmet Akif gibi... Tevfik Fikret için şöyle demiş:
“Şimdi Allah’a söver, sonra biraz bol para ver
Hiç utanmaz Protestanlara zangoçluk eder.”
Mehmet Akif böyle demiş ama yakın dostlarının anlattığına göre pişman olmuş ve şiirlerini topladığı “Sefahat”a bunu almamış...
* * *
Tokadızade Şekip diyor ki:
“Gafiller boğuşsun sen kal uzakta
Yalnız ibret al, dikkatle bak da
Gün gelir hepsi barışır toprakta
Bugün devam eden kavgayı hoş gör.”
Bazen olmuyor, hoş göremiyorsun...
————————-
DİPNOT: “Ayşe Hanım Teyze’nin nasıl kurtulacağını” merak edenler bugün saat 15’te Güngör Uras’tan bizzat öğrenebilirler. Adres: “Tarihçi Kitabevi, Ziraat Bankası Yanı, Moda Caddesi, 104/A Kadıköy