DOLAR HAYATIMIZ BİZE NE DİYEMEYİZ

Başbakan, gazetelerin ekonomi müdürleriyle yaptığı toplantıda, ‘Dolardan bize ne. Her şeyi getirip dolara bağlamanın anlamı yok. Dolar bu; iner, çıkar’ demiş..
Tamam da Sayın Başbakan..
Her şeyi dolara bağlayan sizsiniz..
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçiş kaç para?
3 dolar artı KDV..
Bağlantı yollarını kullanırsan..
Kilometre başı 8 sent..
Aralık ayında hizmete girecek Avrasya Tüneli..
4 dolar artı KDV..
Sanki Amerika’da yaşıyoruz..
Sanki gelirimiz dolar..
Sanki para birimimiz dolar..
Bakanlık geçiş ücretlerini dolar üzerinden ilan ediyor..
***
Osmangazi Köprüsü’nden geçiş ücreti 35 dolar artı KDV idi.. Hesap kitap yapıldı.. 127 lira tutuyordu..
Yok artık, bu ne sesleri yükselince 90 liraya indirildi..
Farkı devlet veriyor..
2 Ocak 2017 tarihine kadar fiyatlar böyle.. O gün, ortalama dolar kuru üzerinden yeniden hesap yapılacak..
***
Her şey dolara bağlanınca ister istemez ucu bize dokunuyor..
Basit bir hesap yapalım..
Avrasya Tüneli’nden geçiş 4 dolar artı KDV ya.. 15 lira ediyor.. 15 lira ödeyerek geçeceğiz..
Dolar iki lira olsaydı.. 10 liraya geçecektik..
Hal buysa..
Dolardan bize ne diyebilir miyiz?
Başbakan bize ne demiş..
Vallahi biz bize ne diyemiyoruz..
***
Bir de şu akaryakıt meselesi var..
Benzin!. Mazot!. (motorin)
Dolar yükseldikçe benzine, mazota küçük küçük zam yapılıyor; beş kuruş yedi kuruş, on kuruş gibi..
Bedelini ufak ufak biz ödüyoruz..
Benzinin litresi 4.91 lira olmuş..
Her şeye yansıyor; her mal, her hizmet ufak ufak zamlanıyor..
Domatesten pirince kadar..
Başbakan ‘Dolar bu; iner, çıkar’ demiş..
Valla inince iyi de, çıkınca acı oluyor!. İğneden ipliğe yandım Allah oluyor!.
***
İthalata dayanmış ülkeyiz.. Tohum bile ithal, hayvan yemi bile ithal.. Dolar çıkınca..
Otomatik gümbürt!.
Yurtdışına çıkanlar bilir.. İki yıl önce etiketleri, ödedikleri parayı ikiyle çarpıyorlardı..
Mesela, 100 dolarlık fatura 200 liraydı..
Oralarda fiyatlar aynı kaldı..
Ama 100 dolarlık fatura 300 lira oldu..
‘Dolardan bize ne’ nasıl diyelim..

Bakan yeni nesil yetiştirmek istiyor!.

Bakanlığın ‘proje okul’ adı altında Türkiye’nin en iyi okullarının içini boşaltma nedeni anlaşıldı..
Daha doğrusu, Bakan itiraf etti..
‘Yeni bir nesil yetiştirmek istiyoruz’ dedi..
Anlaşılan o ki; şu anki neslin bir bölümünden memnun değil..
Anlaşılan o ki; Türkiye’nin en iyi 150 okulunda okuyan gençlerden hoşnut değil..
Değil ki işe oradan başladı..
***
Nasıl bir nesil?
Bakan..
Vatan senden hizmet bekliyor dendiğinde, sağına, soluna bakmadan bayrakla sokağa çıkacak bir nesil istiyormuş..
Asıl mesele buymuş..
***
Pazar günü ‘Olay içinde olay var’ başlıklı yazımda meseleyi ayrıntılarıyla anlatmıştım..
Bakan yazdıklarımı onayladı..
Meselenin özeti şu; bakanlık Türkiye’nin en iyi okullarında okuyan gençleri ‘Gezi’ci olarak görüyor..
Okulların gençleri zapturapt altına almadığını düşünüyor..
Müdürler bu sebeple değişti..
Öğretmenler bu sebeple başka okullara gönderildi..
Görürsünüz; bu okullardaki sosyal faaliyetler yavaş yavaş bitirilecek..
***
Maalesef birey istenmiyor..
Maalesef özgür düşünceli genç istenmiyor..

Önce bugünkü nesli sokaktan kurtarsak

İktidar, Türkiye’nin en iyi okullarını sıradanlaştırmak için çaba harcayacağına..
İktidar, Türkiye’nin en iyi okullarını imam hatipleştireceğine..
İktidar, nesil profili çizerek tek tip beyin peşinde koşacağına..
İktidar, işsizlik meselesine kafa yorsa ya..
İktidar, gençleri sokaktan kurtarmak için proje yapsa ya..
***
TÜİK dün rakamları açıkladı..
15-24 yaş arasındaki işsizlik oranı yüzde 19.8 olmuş.. Geçen yıla göre bir puan artmış..
15-64 yaş grubundaki işsizlik de yüzde 11 imiş!..
Gerisini boş ver..
***
Türkiye’nin en büyük meselelerinden biri de bu..
İşsizlik demek, umutsuzluk demek..
İşsizlik demek, geleceği görememek demek..
İşsizlik demek, her şeye açık nesil demek..
***
Proje nesil yetiştirme sevdasına düşeceğimize, önce mevcut nesli sokaktan kurtaralım..
Kahveler gençlerle dolu..