KILIÇDAROĞLU SANKİ ÖSS’DE!..

Görülmüş, duyulmuş şey değil.. CHP liderine ÖSS öğrencisi muamelesi çekmeye çalışıyorlar..
Ne söylerse söylesin aynı ses yükseliyor..
Söyle bakalım nasıl yapacaksın, kaynağını açıkla, projeni ortaya koy, hadi çabuk çabuk..
...........
Gördünüz mü işte bilmiyor, dersini çalışmamış.. Valla batırır ülkeyi!..
2011’in senaryosu bu..
Provaları yapılıyor, yeni yılda sahnede..
*
Prova yapıyorlar dedim ya..
Bazen tufaya geliyorlar, ofsayda düşüyorlar.. Kılıçdaroğlu’na çakacağız diye bazen kendi iktidarlarına çakıyorlar..
Misal..
Kılıçdaroğlu; yoksulluk tarihe gömülecek dedi ya yoksulluğun tarihe gömülmeyeceğini kanıtlamak lazım..
Hemen hesap kitap yapıyorlar; nüfusun yüzde 15.4’ü yani 10.5 milyon kişi yoksulluk sınırının altında.. 2.6 milyon aile.. Yoksulluğa son vermek için her aileye 600 lira maaş bağlaması gerekir.. Bu da 18.9 milyar lira eder..
Eeee..
Bulamaz.. Yalan söylüyor, palavra atıyor..
İnanmayın!..
*
İyi de..
AKP sekiz yıldır iktidar; hâlâ 10 milyondan fazla insan aç, biilaç mı yaşıyor.. Bir tas çorbaya muhtaç.. Avuç açar vaziyette..
O zaman..
Ne oldu ekonomik mucize!
Ne oldu dünyanın gıptayla baktığı Türkiye!
Ne oldu kişi başına düşen 10 bin dolar gelire!
Dört kişilik, 2.6 milyon aile bu durumda.. Ellerine 600 lira geçse karınları doyacak.. Yüzleri gülecek..
CHP lideri vereceğim diyor..
Hayır veremezsin diyorlar.. Yoksullar yoksul kalacak..
Merak ettim..
Bu duruma AKP ne diyor?..
Nüfusun yüzde 15.4’ü aç yaşıyor, aç ölüyorsa..
İktidar ne diyor?

Sanırsın ki nisan geldi
Havalar birden ısındı, 8-9 derece arttı..
Hele dün.. İstanbul’da yazdan kalma gündü.. Bahar gelmiş gibiydi..
Televizyonu açtım, Ermeni tasarısı tartışılıyor.. Dışişleri Bakanı, ABD’li muhatabını aramış.. Clinton duruşumuz değişmedi demiş.. Başbakan, ABD Başkanı Obama’ya mektup yazmış.. ABD hükümeti güvence vermiş..
Bir toz dumandır gidiyor..
Bunlar ilk defa olmuyor.. Yine oluyor..
*
Dışarı çıktım hava sıcak.. Sanırsın ki nisan geldi..
Çünkü ne zaman Ermeni Soykırım Tasarısı gündeme gelse biliriz ki bahar gelmiştir.. Havalar ısınmaya başlamıştır, arkası yazdır..
Bu yıl ezber bozuldu diyeceğim ama..
Ah havalar ah!.. Nisan ayı gibi..

Başmüzakereci pek meşgul
Hadise geçen haftanın ama mühim..
Bizi Avrupa’ya sokacak Bakan, Başmüzakereci Brezilya’daydı..
Ne işi var derseniz..
Güney Ortak Pazarı (Mercosur) 40. Bakanlar toplantısına katılmış..
Siyasi diyalog muhtırası ile vergi anlaşması imzalamış..
Başka ne yapmış?
twitter’dan Türkiye’ye laf yetiştirmiş.. Belden aşağı vuruşlar yapmış..
Ortalığı twit’lemiş!
Mesela CHP’li Sevigen’e; ‘her yere saklanan mini kamera getireyim, o ve arkadaşları o kamerayı ne yapacaklarını bilirler’ diye laf çakmış...
Sonra pişman olmuş..
Bu kez; ‘hata ettim, limitlerimi zorlayarak onun seviyesine indim’ diye yazmış..
Anlayacağınız ‘twitter’la epey meşgul olmuş..
*
Haa bu arada Avrupa Birliği ne oluyor derseniz.. Müzakereler nasıl gidiyor diye sorarsanız..
Vakit kalmıyor..
Başmüzakereci pek meşgul.

Vurdum duymazlığın bu kadarı
Dün öğle saatleri.. Mecidiyeköy köprüsü üzerindeyim, ambulans sol şeritten yana yakıla geliyor..
Bangır bangır..
Herkes kaçışıyor.. 33. FF. 0373 plakalı gri Clio tınmıyor.. Ambulans bangır bangır bağırıyor, Clio yol vermiyor, tıngır mıngır gidiyor..
Acayip bir durum.. Baktım, sarı saçlı kadın sürücüsü telefona laf yetiştirmekle meşgul!..
Duyduğu yok..
Siren yetmedi ambulans şoförü anons etti, clio sonunda yol verdi.. Öteki araçlar da tepki gösterdi tabii..
Utanmıştır dedim, yooo..
Sarı saçlı kadın sürücü tınmadı bile.. Orta şeritte telefonla uzun süre konuşmaya devam etti..
Clio tıngır mıngır..
Vurdum duymazlığın bu kadarı fazla..